1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Köylerimiz ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
Köylerimiz ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

Köylerimiz ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

1 Ağustos tarihli Özgür Kocaeli’nin birinci sayfasında; “Tavşantepe’yi gören yok mu?” başlıklı bir haber vardı. Tavşantepe’deki Tavşantepe Caddesi’nin bir fotoğrafı çekilmişti ve İSU’nun yaptığı çalışm

A+A-

1 Ağustos tarihli Özgür Kocaeli’nin birinci sayfasında;

“Tavşantepe’yi gören yok mu?” başlıklı bir haber vardı. Tavşantepe’deki Tavşantepe Caddesi’nin bir fotoğrafı çekilmişti ve İSU’nun yaptığı çalışma sonrası üstü kapatılan ama asfaltı atılmayan caddeden söz ediliyordu.

“Yeni yapılmıştır, tamamlanacaktır” gibi düşünmek istiyor insan. Ne ki, haberde bu çalışmanın 2 ay önce tamamlandığı da belirtiliyordu.

Günümüz koşullarında, bugünkü teknik ve ekonomik olanaklarla, toplam 1 kilometrelik bir cadde, üstünden 2 ay geçmesine karşın asfaltlanamaz mı?

İzmit- Yalova yolu farklı mıydı?

İzmit – Sapanca yolu çok mu farklı?

AKP’nin Kocaeli’de başlattığı ve bitim tarihini verdiği çok sayıda proje aynı değil mi?

Vatandaş yorum yapıyor;

“En iyi yaptıkları iş çevre düzenlemesi, yeşillendirme!”

O tür işlerin neden en iyi yapıldığının yorumunu yapın isterseniz. Bakın bakalım neler bulacaksınız. Bir zamanlar bilgi olarak bizlere verilen lale soğanı olayını yeniden aklınıza getirin…

Yaklaşık 2 ay önceydi. Aydın, demokrat insanlarıyla tanıdığım Teksen’e gitmiştim bir etkinliği izlemek için. Geçtiğim köylerin hepsinin girişinde “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi” tabelası vardı. Her gördüğüm tabelayı gülümseyerek geçmiştim ve düşünmüştüm; nedir “büyükşehir”!..

Normal belediyelerden bile farklı bir yapı demektir değil mi? Daha çok olanaklara sahip, daha modern bir altyapı, daha modern bir üstyapı değil mi?

Ama bu geçtiğim yerlerde ahırlar vardı! Tavuklar, inekler, koyunlar vardı bağda bahçede! Gübre artıkları yığılmıştı tarla kenarlarına! Köylerin kanalizasyonları, arıtma tesisleri yoktu! Bu nasıl “büyükşehir”di!..

Geçtiğimiz günlerde, dostumuz Enver Kılıç kendi köyüne, Döşeme’ye götürdü bizi. Şelale’de   balık yedik, fırında mantar ve peynir eşliğinde rakı içtik. Giderken Hisareyn tarafından gittik, gelirken Bahçecik tarafından geldik.

Orada da “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi” levhaları vardı da, belediyenin çalışmalarını göremedim. Yollar köstebek yuvası gibiydi sanki. Bırakın “Büyükşehir” olmayı, köy olmayı bile başaramamıştı hizmet anlayışı olarak…

Geçtiğimiz pazar günü de bu kez Kefken’in biraz daha ilerisindeki Dikili’ye gittim. Reşit Gül’ün orta kulağına su kaçmış, birazcık dengesi bozulmuş, bir geçmiş olsun demek istedim.

Cebeci’ye kadar fena değil de, Cebeci ile Dikili arasındaki bölgede, geçen yıldan kalan bir yol çalışması var ki, şaşarsınız! Toz, toprak, göz gözü görmüyor.

Mevsim turizm mevsimi ve o bölgeye hatırı sayılır insan gidiyor, yerli ya da yabancı turist olarak. Nasıl olur da geçen yıldan bu yana o kadar yol bitirilemez?

“Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi” demek kolay, tabela koymak kolay da, insanların yuttuğu toza ne demeli?

Çok mu zor?..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.