1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Köylü Mustafa, bir efsaneydi
Köylü Mustafa, bir efsaneydi

Köylü Mustafa, bir efsaneydi

Bir süredir amansız hastalıkla mücadele ediyordu Mustafa Altıntaş (Köylü Mustafa) ağabey. Evinde tedavi ediliyordu. Pazartesi günü Kocaeli TV’deki program öncesinde sevgili Rıfat Kahraman

A+A-

Bir süredir amansız hastalıkla mücadele ediyordu Mustafa Altıntaş (Köylü Mustafa) ağabey. Evinde tedavi ediliyordu. Pazartesi günü Kocaeli TV’deki program öncesinde sevgili Rıfat Kahraman aradı Mustafa Altıntaş ağabeyin durumunun ağırlaştığı, hastaneye kaldırıldığı bilginini verdi. Biz de yayında kendisine acil şifalar diledik. Acı haberi ise dün öğlen saatlerinde aldım. Ufuk Turan aradı, “Köylü Mustafa’yı kaybettik” dedi.

Türk futbolunu köylü efsanesiyle tanıştıran adam

Köylü Mustafa’nın profesyonel futbolculuğuna yetişemedim. Bursaspor tarihinde adının altın harflerle yazılı olduğunu öğrendim.  Amatörde oynarken ise çok maçını izledim. 65 yaşına kadar sahalarda olduğunu, hatta frikik gollerine imza attığına şahidim. Allah vergisi yetenekleri, özellikleri vardı.  Profesyonel, amatör birçok takımda da teknik adamlık yaptı. Kocaelispor’a hizmet etti.  Teknik adam olarak da birçok başarıya imzasını attı. İki büyük oğlu Türk futbolunda bir döneme adını yazdırdı. Yusuf Altıntaş, milli takımın kaptanlığına kadar yükseldi, yıllarca G. Saray forması giydi. Yaşar Altıntaş, Kocaelispor’da çok başarılı işler yaptı. Sadece çocukları değil, torunları da futbolcu oldu. En son Yusuf Altıntaş’ın oğlu Bursaspor alt yapısına gitti. Altıntaş ailesi toptan futbolcuydu, futbol için yaratılmıştı. Türk futbolunda uzun yıllar Köylü Mustafa, Köylü Yusuf ve Köylü Yaşar konuşuldu. Köylü lakaplı Altıntaş’lar Türk futbolunun bir dönemine damgasını vurdu. Kuşkusuz torunlar yetiştiğinde onlar da Türk futbolunda önemli yerlere gelecektir. Türk futbolunda Köylü lakabı daha nice yıllar konuşulacaktır.

Türk futbolunu Köylü efsanesiyle tanıştıran, Türk futboluna uzun yıllar büyük hizmetler veren Mustafa Altıntaş’ı kaybettik. Türk futbolu çok önemli bir değerini yitirmiştir. Hepimizin başı sağ olsun. Merhuma Allah’tan rahmet diliyorum. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere, yakınlarına ve tüm futbol camiasına sabır diliyorum. Köylü Mustafa Türk futbolunda bir efsaneydi. Efsaneler ölmez.  O, asla unutulmayacaktır.

Önceki gün köşemde, “Hakemlerle ilgili iki çarpıcı iddia” başlıklı yazımdaki iddialardan biri şuydu: “Geçtiğimiz günlerde ilimizde oynanan bir müsabakada hakem maçın son dakikalarında bir oyuncunun fiili saldırısına maruz kalmış. Darbe alan hakem Serkan Çiftçi müsabakayı tatil etmeyip, kurallara aykırı hareket ederek 90 dakikayı tamamlıyor. Daha sonra hakem, sahada yaşadığı saldırıyı raporunda ayrıntıları ile belirtiyor. Hakemin raporunu okuyan yöneticiler, belirttiği ortamda müsabakanın devamının doğru olmayacağını ve kendi kendini ele vermiş olacağını dolayısı ile raporu değiştirmesi gerektiğini söylüyorlar. Hakem de raporunu değiştiriyor, kendisine yapılan saldırıdan raporda bahsetmiyor”

Raporu değiştirdiğim doğru ama…

Bu iddiayı noksandakika.com sitesinde Gölge hakem köşesinde yayınlandı. Ben önemli bir olay olduğu için oradan alıp köşemde değerlendirdim. Yazının çıktığı gün hakem Serkan Çiftçi ziyaretime geldi. Olayla ilgili açıklama yapmak istediğini söyledi. Can kulağıyla dinledim kendisini. Sevgili Serkan Çiftçi şunları söyledi: “Demirspor ile Çayırova Serhatspor’u Derince’de karşı karşıya getiren 1. Amatör Küme maçıydı. Gergin bir maç oldu. 6 kırmızı kart çıkardım. Kırmızı kart çıkardığım futbolculardan biri Serhatsporlu 13 numaralı oyuncu önce sözlü saldırıda bulundu, bana ve komiteye küfürler etti. Sonra üzerime yürüdü, bana yumruk atmak istedi. Kendimi geri çektim, yumruk boşa gitti. Serhatspor yedek kulübesinin yakınlarındaydı olay. Kulübedeki yönetici ve futbolcular araya girdi, polis müdahale etti, futbolcu sakinleştirildi. Sonrasında maçı bitirdim. Maçtan sonra sıcağı sıcağına raporumu yazdım. 13 numaralı futbolcuya çok kızmıştım. En ağır şekilde cezalandırılması gerekir diye düşündüm. Raporda futbolcunun bana yumruk attığını yazdım. Raporu göndermeye hazırlanıyordum. Deneyimli arkadaşlarla karşılaştım. Futbolcunun bana vurmak istediğini, kenara çekilip yumruktan kurtulduğumu, raporumda yumruk attı diye yazdığımı söyledim. Yanlış yaptığımı söylediler. Yumruk attı diye yazmam halinde maçı o dakikada tatil etmediğim için ceza alacağımı, başımı derde sokacağımı söylediler. Yapılan eylem neyse onu yaz dediler. Düşündüğümde hak verdim onlara. Sıcağı sıcağına, kızgınlıkla duygusal hareket etmiştim. Ancak bu yaptığım yanlıştı. Deneyimli ağabeylerimin uyarısı üzerine raporumu değiştirdim, futbolcunun bana yumruk atmaya teşebbüs ettiğini yazdım. Olay köşenizde yazdığınız gibi değil, bu şekildedir”

İddia edildiği gibi bir maksat yokmuş

Serkan Çiftçi’nin samimi olduğuna, doğruları söylediğine inanıyorum. Olayla ilgili gerçekleri öğrenmiş olduk. Demek ki, iddia edildiği gibi gizlemek, saklamak maksatlı bir rapor değiştirme olayı yokmuş. Bu yöndeki suçlamalar doğru değilmiş. Noksandakika.com’un Gölge Hakem’ini birileri yanlış-eksik bilgilendirmiş. Bilerek veya bilmeyerek yanıltmış.  Ben kendi adıma başta hakem kardeşim olmak üzere iddianın muhataplarından özür diliyorum. Demek ki bu tür iddiaları köşeme taşımadan önce doğrulukları konusunda iyi araştırma soruşturma yapmam gerekiyor.  Gölge Hakem’e de aynısını yapmasını tavsiye ediyorum.

Suçlar çok farklı, cezalar aynı

Bu arada bu olayla ilgili düşündürücü bir noktadan bahsetmek istiyorum. Sevgili Serkan Çiftçi söz konusu maçta Demirsporlu 5 numaralı oyuncuyu rakibine küfür ettiği, Çayırova Serhatsporlu 13 numaralı oyuncuyu da yukarıda yazdığım gibi hakem ve komiteye küfür etmek, hakeme yumruk atmaya teşebbüsten oyundan atıyor. Her iki kırmızı kartın gerekçelerini de raporuna ayrıntılı bir şekilde yazıyor. Sanıyor, bekliyor ki, Serhatsporlu futbolcuya önemli bir ceza verilecek. Hiç öyle olmuyor. Hatta disiplin kurulundan son derece şaşırtıcı bir karar çıkıyor: Hakeme yumruk atmaya teşebbüs edip hakem ve komiteye galiz derecesinde küfür eden Serhatsporlu 13 numaralı futbolcu ile rakibine küfür eden Demirsporlu 5 numaralı futbolcuya 5’er maç ceza veriliyor. İki suç arasında önemli bir fark olsa gerek. Ancak gelin görün ki iki suç aynı kefeye konuyor, eşit ceza görüyor. Peki bu nasıl oluyor? Onu Disiplin Kurulu’na sormak gerekiyor.

Bu haber toplam 2742 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.