• BIST 75.433
  • Altın 129,500
  • Dolar 3,4396
  • Euro 3,6861
  • Kocaeli -2 °C

KÜÇÜK AMA ÖNEMLİ ÖNERİLER…

Sevcan TAMER

   Nihayet  iyiden  iyiye  kış  geldi  sayılır.. Soğuk, yağmur, fırtına, kar.. Ne  yapalım, fark  etmez..Gelen,  anılı  şanlı  “kış”  mevsimi.. Geçtiğimiz  yaz  aylarında  az  buçukta  olsa  bedenimizi, beynimizi  ve ruhumuzu dinlendirmiş  sayılırız..Şimdi, yaşadığımız  yoğun  temponun ve  etkili  sosyal yaşamın getirdiği  ağırlığı  tekrar  sırtlanmanın  zamanı.. Soğuk  havanın  olumsuz  etkileri  karşısında,  sağlığımıza  dikkat  etmek  koşuluyla,  sosyal yaşamın  özel ve önemli gündeminden  kopmamak, insanlar  adına  hizmete  devam  zamanı..
   Bakınız  şimdi soğuğun  kendine  has  dinçleştirici  ve  kamçılayıcı etkisi  altında  koşuşurken,  sıcacık  evimize  geldikten  sonra  ne  yaptığımızın da  çok  büyük  önemi  var.. Yani  kışın  evimizde  otururken  kendimize  ayıracağımız  zamanın da  bilincinde  olmak  zorundayız..   Yani  kışın  önlem  almamız  gereken  sadece  soğuktan  korunmak  değil.. Düzgün  yaşamak  için yapmamız  ve  uymamız  gereken  başka  kurallarda  var.. Bakıyorum da  şu günlerde  uzmanlar  bu  konular  üzerine  bizlere  küçük ama önemli uyarıları  sıralayıp  duruyorlar.. Örneğin, en  baş  uyarı  hayatımızın  ayrılmaz  bir parçası  olan  televizyon üzerine.. Bağımlı hale dönüştüğümüz bu  renkli  kutu,  hepimizin  beyin ve ruh sağlığının en  büyük  düşmanıymış..  Ana haberin  ve çok özel eğitici  ve  bilgilendirici  programların  dışında (arada seyretmeye değer film veya  yarışmada olabilir)  beklide  önüne  oturmamak en iyisi.. Mademki  bu  konuda  devamlı  uyarılıyoruz  biraz  araştırayım  dedim..Uzmanların  söylediklerine  ve  yaptığım  minik  bir  araştırmaya  göre  “televizyon izleme hastalığı” ile ilgili önerileri sizlere de  aktarmamın  faydalı  olacağına  inanarak,  yazmak  istiyorum.. Belki  işinize  yarar..
    *Dört saat  televizyon seyretmenin,  sekiz saat  çalışmak kadar  beyni  yorduğunu biliyor muydunuz.? Evet, iki  türlü  hayat  vardır. 1- Yaşanan  hayat. 2- Seyredilen  hayat.. Akşamlarınız  televizyona  kilitliyse  bilin ki, hayatı  sadece  seyrediyorsunuz. Akşamları evde ne yapıyorsunuz, nasıl geçiriyorsunuz.? Pek  çoğu  gibi  “çekirdek  çitletip  saatlerce  televizyon  izliyoruz”  diyorsanız,  durup  bir  düşününüz  lütfen..Dünyaya  birkaç  kez  geleceğinize mi  inanıyorsunuz  yoksa.? Ne  yazık ki  sadece  bir  hayatımız  var..Bu da,  maalesef ki  çok  kısa..Ortalama  altmış  yılın  yirmi  yılı  uykuda  geçiyor..Kalan  kırk  yılın  yirmi  yılı  çocukluk,  eğitim, vesaire.. Son  yirmi  yılı da  ziyan  edersek,  bize  yaşanacak  hiç  bir  şey  kalmaz.. Akşamlarınızı  sadece  televizyona  veriyorsanız,  sayılı  nefeslerinizden  bir  bölümünü  çöpe  atıyorsunuz  demektir.. Çünkü  televizyon  izleyen  kişi, hayatta  değildir.. Zira hiç  bir  şey  yapamamakta,  hiç  bir  değer  üretememektedir.. Bu da bir anlamda  “yaşamamak”  sayılır..Haaa  ne  mi  yapmak  lazım  o  zaman.. Mesela..
    1- Ailece  kitap  okuyun  veya  sohbet  edin..Çocuklarınıza  eskileri  anlatın.. Sonra da  onları  dinleyin..
    2-Gezin..Gezmek  için  ille de  bir  maksat  olması  gerekmez.. Hem de  yaz  kış  diye de  ayırmadan.. En  büyük  maksat  hayatı  paylaşmaktır.. Yakınsanız  deniz  kenarına  inin.. Atkınızı  sarın  boynunuza  ve  yürüyün.. Sonra  güneşin  batışını  seyredin.. İnanın  televizyon  seyretmekten  çok  daha  keyifli  ve  dinlendiricidir..Yeşil  veya  çiçekli  bir  alan  varsa  oraya  gidin,  orada da  yürüyün..Yol  boyunca  açan  çiçekleri  sevin  ve  çocuklarınıza da  bunları  sevmeyi  öğretin..    
   3-Akraba  ve  komşularla  sıkı  bağlar  kurun..Onlara  gidin  veya  onları  size  davet  edin..Sohbetiniz  televizyonsuz  olsun ki  sohbetin  tadına  varın..Biliniz ki  “komşu  komşunun  külüne  muhtaçtır”  sözünün  önemini  unutmayın ve televizyona  değişmeyin..
  4-İmkanınız  varsa  sanatsal  veya  kültürel  etkinliklere  katılın..Hatta  kendinizi  buna  zorlayın..Zorlayın ki  bu  gün  yaşadığınız  hayatı,  yanına da  bir  şeyler  katarak  Torunlarınıza  falan  anlatabilesiniz..
    Ayrıca  unutmayın ki ; Hayatı  biriktiremezsiniz..
    Ya  her  anı  yaşayacaksınız,  ya da  ziyan  edeceksiniz..
Eh  ne  dersiniz.?  Artık  cevap  gelsin,  değil mi.? Yaşıyor  musunuz,  yoksa  seyrediyor musunuz.?
Evet  efendim, bu  kış  benim de  uygulamak  istediğim  bu  işte.. Kolay mı.? Tabi ki değil.. Keşke bu önerilere tıpa  tıp  uyabilsem.. Biliyorum,  tartışmaya  oldukça açık bir konu..  Ve, mutlaka  yararlı yanları da  sıralanabilir..Ancak  günümüz  medyası  bütün  bu endişelerle  dolu  eleştirileri  hak  ediyor  doğrusu.. Bizlere  sundukları  saçmalıkları  yan yana    sıralayacak  olsak, ruh  ve  beden  sağlığımıza  verdiği  zararları  görüp, başka  hiç  bir  şeyi    tartışmaya  gerek  olmadığını  çıkartırız  ortaya.. Ben fikrimi  söyledim.. Dilerim  bu  renkli  rüya  aleminden  az da  olsa  kopabilirim.. Gerisiyse  sizlerin  bileceği  iş. Ama dilerim ki,  bu  küçük ve  önemli  öneriler  hepimizi  düşündürür ve  rehber  olur  hayatımıza..     

Bu yazı toplam 939 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Cemal Turgay’ın kitabı İzmit sevdalılarını ağlatacaktır 
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37