1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. KUDÜS, RACHEL’İN İMANI VE BİZİM İMANIMIZ!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

KUDÜS, RACHEL’İN İMANI VE BİZİM İMANIMIZ!

A+A-

Genelde Kudüs; özelde Mescid-i Aksa, Allah’ın muhafazası/koruması altında olduğu ve Mescid-i Aksanın kutsiyeti bizzat ayetle sabittir. Nitekim Mevla’mız Miracı anlatan İsra suresinin ilk ayetinde de: “Kendisine ayetlerimizi gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid’i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Şüphesiz O, gerçekten işiten ve görendir” buyurarak bu iki mekânın önemine işaret buyurmuştur. Kaldı ki, Mescid-i Aksa için etrafını mübarek kıldığımız/bereketlendirdiğimiz şeklinde bir ifade ile sadece kendisini değil; etrafını da koruma altına aldığının bir işaretidir. Dolayısıyla, Kudüs meselesi, Mescid-i Aksa Meselesi, Müslümanların itikadi ve imani meselesidir! Trump holiganının anladığı manada siyasi bir mesele kesinlikle değildir ve siyasi güç gösterisine meze yapılabilecek bir mesele hiç değildir.

        İnanç konuları siyasi güç gösterilerine malzeme yapılamaz. Hangi inanca ait olursa olsun, tüm dini ritüeller masumdur, koruma altındadır ve dokunulmazdır. Bu aynı zamanda uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınmıştır. Hele hele 2 milyardan fazla müntesibinin olduğu semavi bir dinin (İslamiyet’in) olmazsa olmazlarından olan Mescid-i Aksa’yı müşriklerin çiğnetilmesine Müslümanların seyirci kalması beklenemeyeceğini biri ya da birileri bu deliye anlatmalı… Bu, işin olması gerekeni…

        Gelelim Müslümanların hal-i pürmelaline:

        Müslümanların kendi haklı davalarına Rachelvari bir yaklaşım sergileme ameliyesi gerçekleştirmedikleri müddetçe hamaset yaparak, cılız gösterilerde bulunarak, retorik konuşmalarla işi geçiştirerek Ebabil kuşlarını göreve davet etmeleri beyhude bir bekleyiş olmakla beraber Allah’ın rahmet ve mağfiretini beklemeleri de beyhude bir bekleyiştir.

        15 Temmuz 2016 tarihini hatırlayın. İşte o geceyi zalimlerin zulmünden kurtaran şey tam da Rachelvari hareketle kendilerini tankların altına atan imanlı insanların o samimi kıyamlarıydı. O gece evet, bir bedel ödendi, 250 şehidimiz oldu ama vatan toprakları müşriklere çiğnettirilmedi. İşte aynı hassasiyet Kudüs hadisesinde de gösterilmezse, aynı akıbet Kabe’yi de bekler, Mescid-i Nebi’yi de bekler ve hatta bizim haremlerimize kadar iner de iner!  

        Bedenen mefluç Şeyh Ahmet Yasin’den neden korkup şehit ettiklerini, Mervan Bargutileri neden hapislerde çürüttüklerini ve kör İmam diye bilinen Ömer Abdurrahmanları can verinceye kadar neden zindanlarda tutsak ettiklerini şimdi daha iyi anlamamız gerekmez mi?  İşte bunlar, Rachelvari karşı koyuşlarıyla bilinen imanlı insanlardı ve oyunlarını bozuyorlardı da ondan!

        Peki, ne diyordu Şeyh Ahmet Yasin?

AHMED YASİN'İN "ÜMMETi ALLAH’A ŞİKÂYET EDEN O MEŞHUR MEKTUBU"

Ahmet Yasin, ölmeden bir yıl önce dünya Müslümanlarının Gazze'de ve Filistin'de yaşananlara karşı sessiz kalmasından sitemkâr olmuştu. Yasin, yazdığı bir mektupla "ümmeti Allah'a şikâyet" ediyordu. Bilvesile bu köşeden bir kez paylaşmıştım, yine paylaşayım.

İşte bizi Allah’a şikâyet eden o mektup:

"Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!

Allah'ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!

Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!

Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!

Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim!

Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!

Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?

Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?

Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış! Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;

"Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü'min kullarına yardım et!" diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor?

Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:

"Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!"

 Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!

Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz.

Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!

Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!

Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah'ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız!

Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!

Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

Allah'ım!

Sana şikâyette bulunuyorum, Sana şikâyette bulunuyorum...

Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum.

Sen mustazafların Rabbisin... Sen bizim Rabbimizsin... Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?

Allah'ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına Sana şikâyette bulunuyorum.

Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı... Birliğimiz bozuldu... Yollarımız ayrıldı...

Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz..."  Sözün bittiği yer.

Eeee, Rachel cehenneme; biz cennete öyle mi?  Sevsinler bizim din anlayışımızı?

Bu yazı toplam 1455 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.