1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. Kudüs’te İslam’ın tüm izlerini görebilirsiniz
Kudüs’te İslam’ın tüm izlerini görebilirsiniz

Kudüs’te İslam’ın tüm izlerini görebilirsiniz

İslam’ın 3. harem şehri olarak kabul edilen Kudüs’teki ikinci günümüzde Beytüllahim, Zeytin Dağı ve Kıyam Kilisesi gibi kutsal mekanlarda tarihi yolculuklara çıkıyoruz.

A+A-

AÇIK HAPİSHANE

Mescidi Aksa’dan sonraki durağımız, otelimizin bulunduğu Beytüllahim. Burası Kudüs’e 10 kilometre uzaklıkta ama Filistinlilerin bölgesidir. Otelimizin balkonundan iki kilise ve bir caminin görülmesi, Hristiyan Arapların yoğun olduğu bir mahallede olduğumuzu gösteriyor. Bu bölgenin giriş ve çıkışları İsrail askerlerince kontrol ediliyor. Üç metre yüksekliğindeki duvarlarla açık hapishaneye dönüştürülmüş gibi.

 

+kudus-muftusu.jpg

KUDÜS MÜFTÜSÜ: Kudüs Müftüsü ile karşılaşmamız güzel bir tesadüf oluyor. Bu ziyaretlerimizin önemli, büyük mutluluk verici olduğunu paylaşıyor ve bir hatıra fotoğrafı çekiyoruz.

 

EĞİTİM MEDRESELERİ

Yılın en uzun gününde biz, Kudüs’ü daha yakından bilmek için 03.00’te otobüsümüzdeyiz. Mescidi Aksa’ya sabah namazına gidiyoruz. Yollar tenha olduğu için 10-12 dakikada doğu Kudüs’te, kale giriş kapısı önündeyiz. Mukaddes bölgeye kuzeydeki Hıtta kapısından giriyoruz. Bu kapı bağış kapısı olarak biliniyor ve yapılan duaların kabul edildiğine inanılan bir giriş. Kapı ve çevresindeki yapıların çoğu Memlüklüler döneminde yapılmış. Birçoğu eğitim amaçlı medreselerdir.

 

+kadim-mescid.jpg

KADİM MESCİD: Önemli mekanlardan Kadim Mescid. Taş duvarları ve taş tavanları ile insanı geçmişe götüren bir mekan.

 

ARTUK BEY’E SELAM

Girdiğimiz kapının biraz ilerisinde Artuk Bey’in mezarını görüp bu Selçuklu beyini rahmetle anıyoruz. Bu yapılar, şehir 1917’de İngilizlerin hakimiyeti dönemine geçtiği zaman, yerli halkın ileri gelenlerinin yerleştiği, çoğunluğu ev olarak kullanılan mekanlar haline gelmiş. Bir kısmı ise idari olarak, bir kısmı da eğitim amaçlı kullanılıyor. Sonra bahçede zeytin ağaçlarının arasından yürüyerek, Kubbetüs Sahra’nın yanından geçip camiye geliyoruz. Bir saatlik dinlenme sonrası Zeytin Dağı’na gidiyoruz.

 

+cuma-namazi.jpg

CUMA NAMAZI: Namaz için Mescidi Aksa’ya gelenler. Özellikle cuma günleri, Mescidi Aksa’da namaz kılacak yer bulmak imkansız.

 

MİLYONLUK MEZARLAR

Zeytin Dağı, Doğu Kudüs’ü en güzel gören tepe. Binlerce mezarı ile Yahudi mezarlığının bulunduğu zeytin dağı. Bu mezarlık Yahudi inancına göre cennete gidilecek en kısa yola sahip olduğundan dünyadaki en pahalı mezar yeri olduğu söylenir. Denildiğine göre burada bir mezar yeri milyon dolarlara satılıyor. Daha aşağıda ise iki kilise var. Daha ileride, şehrin içinde dikkati çeken bir başka kubbe daha var. Orası da Kıyam Kilisesi. Hz. İsa’nın çarmıhtan indirilip defnedildiği yer olduğuna inanılıyor. Bu yapı Kudüs’ün önemli bir dini yapısı olup Kubbetüs sahra yapılmadan önce bu şehrin en görkemli yapısı. Burası ayrıca Hristiyan tarihinde önemli bir isim olan Aziz Pavlus’un son vaazını verdiği yer olarak biliniyor.

 

+kiyam-kilisesi.jpg

KIYAM KİLİSESİ: Kıyam Kilisesi’nin anahtarı Hristiyan mezheplerin de kabulü ile Osmanlı döneminde yapılan bir anlaşma ile iki Müslüman aile tarafından muhafaza ediliyor.

 

AKIN AKIN NAMAZA

Daha sonra otobüsümüzle kutsal tepeye gidiyoruz. Bu sefer harem alanına aslanlı kapıdan giriyoruz. Cuma namazı için Mescidi Aksa Camii’ne geliyoruz. Bölge halkının akın akın camiye geldiğini görüyoruz. Çok kalabalık bir cemaat var. Bahçedeki avlu bile insanlarla dolu. Kadim mescid denilen alt katta bir yer bulup bu tarihi mekanda namazımızı kılıyoruz. Grubumuz camii ana girişinin önündeki şadırvanın bulunduğu yerde toplanıyor. Bu şadırvan Kanuni Sultan Süleyman zamanında, Mimar Sinan’a yapılmış ve hala kullanılıyor.

 

+sinir-duvarlari.jpg

SINIR DUVARLARI: Beytülahim’deki ayırıcı duvarlar bu tür resimler ile dolu. Burada Filistinli aktivist Leyla Khalid görülüyor.

 

İLK OSMANLI ESERİ

Namazdan sonra tarihi yerleri göreceğiz. İlk durak Mervan Mescidi. Şehir 1099’da haçlıların kontrolüne geçtiği dönemde bu alanı şövalyeler at ahırı olarak kullanmış. Selahattin Eyyubi’nin 1187’de şehri geri alması ile yeniden Müslümanların ibadet ve eğitim alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sonra Kadim Mescide giriyoruz. Taş duvarları ve taş tavanları ile insanı geçmişe götüren bir mekan. Kadim mescidden çıkıp avludan geçerek Kubbetüs Sahra’ya çıkan merdivenleri kullanıp yaz mihrabı denilen yerden geçerek buradaki ilk Osmanlı eseri Kasımpaşa şadırvanına gidiyoruz. Burada merdivenlerinlerin başında 1972 yılına kadar bir Osmanlı askerinin, sanki nöbet tutar gibi durduğu bilgisini paylaşıyoruz.

 

+siki-kontrol.jpg

SIKI KONTROL: Tel Aviv’in aksine, Beytüllahim’de sıkı kontroller var. Otobüsümüz giriş ve çıkışlarda İsrail askerlerince kontrol edildi.

 

ÜÇ ÖNEMLİ MEZAR

Kayıtbay sebilinin bulunduğu yerden dışarı çıkılan kapının yanındaki pencerelerin birinin üzerinde kral arması ve Ürdün bayrağı mevcut. Bu pencerenin iç tarafında Şerif Hüseyin ve oğlu kral Abdullah’ın mezarlarının olduğunu öğreniyoruz. Şerif Hüseyin, Osmanlı’nın son meclislerinde bölgesinin milletvekili olarak bulunmuş bir isim. Ancak İngilizlerle işbirliği içinde olduğunu ekleyelim. Hemen bitişiğindeki pencerenin iç tarafında ise Kudüs’ün bağımsızlığı için çalışmış Hz. Hüseyin soyundan gelen Hüseyni ailesinden bir zatın mezarı mevcut.

DEVAM EDECEK

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.