1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kul mu olacağız yoksa egemen yurttaş mı?
Kul mu olacağız yoksa egemen yurttaş mı?

Kul mu olacağız yoksa egemen yurttaş mı?

Gazeteci ve televizyoncu Soner Yalçın ve üç arkadaşı önce gözetim altına alındılar sonra da tutuklandılar. Bu olayı artık duymayan bilmeyen kalmadı. Gerçi tutuklamayı duymayan kalmadı ama

A+A-

Gazeteci ve televizyoncu Soner Yalçın ve üç arkadaşı önce gözetim altına alındılar sonra da tutuklandılar.

Bu olayı artık duymayan bilmeyen kalmadı. Gerçi tutuklamayı duymayan kalmadı ama tutuklamanın gerekçesi ne? Bunu kimse bilmiyor. Ceza Mahkemeleri Yasası’nın koyduğu kurala göre, bilmemesi gerek. Bu bilmeyecek olanlara Başbakan da, yardımcısı da dahil. Çünkü, olay henüz “soruşturma” aşamasında. Soruşturma aşaması ise gizlidir. Ne zamana kadar? Kovuşturma aşamasına geçinceye  değin, yani Cumhuriyet Savcısı’nın iddianamesini düzenleyip mahkemeye sunmasına ve mahkemenin bu iddianameyi kabul etmesine kadar.

Tutuklama, bilindiği gibi gecenin ilerlemiş saatinde yapıldı. Oysa Sayın Başbakan daha o gecenin gündüzünde seslendiği büyük kalabalıklara, tutuklama nedeninin “yazılan yazı ve konuşmaların” olmadığını söylüyordu.

Şimdi soruyorum!

Sayın Başbakan bu bilgiyi nereden, kimden ve hangi yasal yetkiye dayanarak almıştı?

Bu soruyu, her yurttaşın ama “egemen” olmanın bilincinde olan her yurttaşın, zihin ve vicdanında tartışıp cevaplaması gerekmiyor mu?

Sorulup cevaplanması gereken başka sorular da var.

Tutuklama nedeni, konuşmalar ve yazılanlar değilse, tutuklama nedeni yapılan (her ne ise) kayıtların Soner Yalçın’ın bilgisayarında varolduğunu kim biliyordu?

Baskın, ön bilgiye dayanmadan düzenlenip, bilgiler bunun sonucunda tesadüfen mi ortaya çıktı?

Başkalarının bilgisayar sistemine dışardan girmek ve oraya bilgi yüklemek teknolojik olarak mümkün mü değil mi? Ve devletin elinde böyle bir olanak var mı, yok mu?

“Özel yaşamın gizliliği” diye vazgeçilmez insan hakkı olarak nitelenen bir kavram var. Var olmasına varda, acaba kullanabiliyor muyuz?

Şaka gibi gelecek ama bir gerçek. Giderek yorgan altının bile gizliliğinin kalmadığı bir ortamda yaşar hale geldik.

Tutuklama gerekçesini yaratmak ve istenilen yere yamamak, bu olanağı elinde bulunduranlar için bir bardak su içmek kadar kolay.

Ve böylesi bir düzenin kurulup yaşaması için de kendisine özgü bir hukuk düzeni (!) olması gerek kuşkusuz.

Yarım asrı aşkın süre içersinde, sabırla ve titizlikle yapılan çalışmalar sonucu bu hukuk düzenine de kavuştuk çok şükür. Düzen kuruldu ya, gerisi kolay.

Önümüzdeki seçim ulusal bilincin mihenk taşı olacak... Kul mu olacağız, yoksa egemen yurttaş mı? O zaman anlayacağız...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.