• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 11 °C

Kuralcılığın sınırı olmalı

Kuralcılığın sınırı olmalı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İSU Genel Müdürlüğü’nü çok takdir ederim. Gerçekten işini iyi yapan, çok disiplinli yönetilen, emsalleri içinde örnek gösterilen bir kurumdur.

İSU, ülkemizin ve bölgemizin su kaynakları açısından yetersiz olduğunu bilerek hesabını yapmıştır. Eskiden ilimizdeki pek çok bölgede, köyde su ücretsiz kullanılırdı.  Bilinçsiz şekilde tarla, bağ bahçe sulaması yapılırdı. Özellikle iki yıl önce yaşadığımız büyük kuraklığın ardından, İSU il sınırları içindeki bütün su kaynakları üzerinde büyük titizlik gösterdi. Kullanılan her damla suyu kayıt altına almak ve ücretlendirmek konusunda çalışmalar yapıldı. Elbette direnişle karşılaştılar. Yıllarca suyu hiç para ödemeden kullanmış insanlar,  evlerine su sayacı takılınca tepki gösterdiler. Bazı köylerde insanlar ayağa kalktı. Ama İSU geri adım atmadı. 
Bence doğru da yaptı.  Ama kuralcılığın ve işgüzarlığın bir sınırı olmalıdır. 
Dünkü gazetede haberi 1’inci sayfada kullandık. Gölcük’e bağlı İhsaniye Beldesi’nin merkezinde 100 yıldan beri bölgeye hizmet veren bir çeşme vardır. İhsaniye, benim çocukluğumun da geçtiği, bölge açısından çok önemli bir yerleşim merkezidir. Köy meydanındaki çeşme, özellikle yaz aylarında gelip geçenlerin dinlenme noktasıdır. Serinler insanlar, yüzlerini yıkar, kana kana soğuk suyundan içerler. Kimse bu çeşmenin suyu ile araba yıkamaz. Çevreyi sulamaz. Hatta bu çeşmeyi kullanıp, musluğunu açık bırakan olursa uyarılır. 
Bir semboldür İhsaniye Meydanı’ndaki çeşme. Bir alışkanlıktır. İhsaniye’nin bir özelliğidir. O çeşmenin de bulunduğu meydanı Gölcük Belediyesi son yıllarda yeniden düzenledi. Meşhur bir kokoreççi, meşhur olan bir dönerci var. Günün her saati o İhsaniye Meydanı’na gelip giden insanlar var. Çeşmeyi kullanırlar.
İSU bir süre önce İhsaniye’deki bu çeşmeye bir sayaç takmış. Bu sayaçta okunan tüketime su faturası çıkartılmış. Tabii abonelik kaydı yok. Su parasını kimse üstlenmemiş. İSU bu işi yaparken Gölcük Belediyesi ile anlaşabilir, protokol imzalayabilirdi. Yapmamış. Su faturasını üstlenen olmayınca, İSU gelmiş, kör tıpa ile köyün 100 yıllık çeşmesini kapatmış. Şimdi su akmıyor.
100 yıllık çeşmeye sayaç takmak bile başlı başına ayıptır. Hadi diyelim ki kuralı uyguladılar. O çeşmeden kullanılan üç liralık beş liralık su bedeli ödenmedi diye çeşmeyi kör tıpa ile kapatmak, akla hayale gelmeyecek kadar büyük bir ayıptır. 
İSU’nun odaklanması gereken başka işler var. Sanayi Mahallesi, Körfez Mahallesi’ni, Eşme’yi, Acısu’yu sel basmasını önleyecek tedbirleri alıp, yatırımları yapsınlar. İSU’nun gerçekten yağmalandığı, hiçbir şeyin hesabının tutulmadığı günlerini de hatırlıyoruz. Elbette öyle olmasın. Bir damla suyun bile kıymetini bilsin, hesabını sorsunlar. Ama biraz da bu kentin değerlerine saygı göstermek lazım. Gidip, İhsaniye Meydanı’ndaki 100 yıllık çeşmeye sayaç takmak, su faturası ödenmedi diye çeşmeyi kör tıpa ile kapatmak, bu şehre karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Bu hatanın biran önce düzeltilmesini bekliyorum.

Her sabah buzla boğuşmak 
Elbette benim sorunum. Geceleri çok erken (22.00’den önce) yatıp, sabahın köründe (06.00 gibi) uyanıyorum. Memleketimde gece ne musibetler olmuş diye hemen televizyon açıp, sabah haberlerini dinliyor, bu sırada bir kahve içiyorum.
Sabah ezanı okunurken evden çıkıyorum. Her yer kapkaranlık. Benimle birlikte pek çok küçük okul çocuğu da evlerinden çıkıyorlar. Gece her yer donmuş.  Arabayı ısıtıp, camlarındaki buzları eritmek için, en az iki sigara içmem gerekiyor. Donuyorum. Evden gazeteye kadar araba kullanırken ödüm kopuyor. 
Bu yıl saatleri kış saatine almamanın hiçbir haklı gerekçesini gösteremezsiniz. “Böyle olacak, biz böyle istiyoruz.” dediler, yaptılar. Bu ülkede “İyi ki yaz saatinde kaldık. Saatleri ileri almadık” diyeni hiç duymadım. Ama pek çok kişi bu sisteme karşı çıkıyor. Buna rağmen hükümet; “Hayır, bu uygulama devam edecek. Saatler artık hiç değişmeyecek” diyor. 
Nedir bu inatlaşmanın maksadı? Neden bütün Avrupa yaz saati ve kış saatini uygularken, biz ısrarla Arap Dünyası ile aynı saat düzenini kullanmakta ısrar ediyoruz? Herkese yazık oluyor. Özellikle okul çocukları perişan oluyor. Hükümet sanki, “Bize muhalif olanlar bu saat sistemini istemiyor” havasına girdi. İnatlaşılıyor. Yazık, bu ülkede huzur istiyoruz, birlik istiyoruz. Ama birbirimizi anlamaya, birbirimizin hayatını kolaylaştırmaya en küçük bir çaba göstermiyoruz. 

Korkmayacağız, değişmeyeceğiz 

Türkiye ve Türkiye’nin geleceği için artık alışılmış, bilinen, klişeleşmiş sözlerin, cümlelerin bir anlamının kalmadığını düşünüyorum. Bu ülkeyi bitirmek, insanları birbirine düşürüp kırdırmak, kardeş kavgası ile Türkiye’de büyük bir kaos yaratmak istiyorlar. 
Oyun çok açıktır. Hedef, alenen ortadadır. 
Bu tablo karşısında elbette devlet terörle mücadeleyi gerekirse bilinen en sert önlemleri alarak sürdürmelidir. Ülkemizdeki huzuru, birlikteliği, demokrasimizi ve cumhuriyetimizi tehdit eden ülke dışındaki unsurlara karşı elbette devlet mücadelesini sürdürecektir. 
Ama biz de yılmamalı, korkmamalıyız. Yaşam biçimimizi değiştirmemeliyiz. İnançlı insanlara, ibadetlerini eksiksiz yapan insanlara sonsuz saygı duyacağız. Onların bir kısmı bize saygı duymuyor olabilirler. Ama biz de hayatımızdan, yaşam biçimimizden taviz vermeyeceğiz.
Sosyal medya üzerinden abuk sabuk atışmak, birbirimizi kırmak yerine, gelin cesur olalım. Gelin daha çok dışarı çıkalım. Ailelerimizle, eşlerimizle dostlarımızla daha çok birlikte olalım. İnadına eğlenelim. İnadına gülelim. Yeri geldiğinde “Mastika” yeri geldiğinde “Tango” yapalım. 
Daha çok dans edelim.  Daha çok şarkılara katılıp, birlikte söyleyelim. 
İçki içenlere kızıyorlar. Bu ülkede en çok vergiyi içki içenler veriyor. Emeklilerin maaşlarını, teröristlerle savaşan güvenlik güçlerimizin mermisini, içki içenlerin ödedikleri vergiler ile karşılıyor devletimiz. Böylesi süreçlerde en kötü şey, toplumu tamamen bitirecek en fena şey, korkmak olur sevgili dostlar. Herkes sevdiği, bildiği kendini rahat hissettiği yaşam tarzını sürdürmelidir. 
Şahsen ben böyle yapmaya kararlıyım. Bu ülkede inadına özgürce yaşamak, inadına yaşam biçimimizi sürdürmek, ama bunu yaparken kimseyi rahatsız etmemek, kimseyi eleştirmemek bizim yaşam biçimimiz olmalıdır. 

Bu haber toplam 1741 defa okunmuştur
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Önyargılı okura doğruyu anlatmanın zorluğu01 Mayıs 2017 Pazartesi 09:30
  • Aynur Tartan ve Aşkım Kapışmak İzmit'te28 Nisan 2017 Cuma 11:15
  • Doğan, Habertürk'ün canlı yayın konuğu olacak26 Nisan 2017 Çarşamba 11:11
  • Batik, yeni yüzüyle açıldı24 Nisan 2017 Pazartesi 09:00
  • Bağçeşme’de aklımdan geçenler24 Nisan 2017 Pazartesi 08:43
  • Zor bir dönem daha bitti17 Nisan 2017 Pazartesi 08:50
  • Ben kendimden sorumluyum; mesleğin namusunu koruyamam10 Nisan 2017 Pazartesi 00:00
  • Bu konuma kolay gelinmiyor27 Mart 2017 Pazartesi 12:59
  • Hayatın her anı zor bir sınav20 Mart 2017 Pazartesi 08:26
  • İzmitli grafikerden single albüm16 Mart 2017 Perşembe 11:14
  • ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37