1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. KUR’AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

KUR’AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI

A+A-

Şer güçlerin alçak planlarını bozacak tek güç,  İslam ümmetini bir araya getirecek olan Kur’an-ı Kerimdir.  İslam ümmeti vakit kaybetmeden Kur’an-a Hz. Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetine sımsıkı sarılmalıdır.  Kur’an ve sünnet, İslam ümmetinin gönül coğrafyasında hâkim kılındığında zalimler kaçacak delik arayacaklardır.  
Müslümanlar, batının batıl değerlerini beyinlerinden, kalplerinden ve bedenlerinden söküp atmalıdırlar. Ayrıca evimizi, sokağımızı mahallemizi, okulumuzu, çamımızı, siyasetimizi, ekonomimizi, devletin sivil ve resmi kurumlarını, batının köhnemiş kirli fikirlerinden temizleyerek kendi öz medeniyetimize dönmek suretiyle, Kur’an ve sünneti hayatımızın her alanından hâkim kılmalıyız. 
 Yüce Allah (CC)  şöyle buyurmaktadır. [“(Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyen.”( Al-i İmran 103) “ Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz ve devletiniz elden gider. Sabırlı olun çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 46) “.. Müminlere yardım etmek, üzerimize düşen bir görev oldu.” ( Rum 47) “ Allah size yardım ederse, o zaman size galip gelecek yoktur.” (Al-i İmran 160)] 
Dünyayı ifsat eden Siyonist Yahudiler ve Evangelist Hıristiyanlar için yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. “Biz, İsrail oğullarına kitapta, siz yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız.” “Birincisinin zamanı geldiğinde üzerinize güçlü kuvvetli savaşçı bir takım kullar göndereceğiz de onlar evlerinize kadar girip araştıracaklar. Bu gerçekleşmiş bir vaat oldu. Sonra size tekrar hâkimiyet verdik. Güzellik yaparsanız kendinize, kötülük yaparsanız o da kendinizedir. Derken ikincisinin zamanı geldiğinde de yüzlerinizi kara çıkartsınlar” (İsra 4.5.6.7)
“  Hıristiyanız diyenlerden kesin söz almıştık, derken onlar da uyarıldıkları gerçeklerden bir çoğunu unuttular.. Biz de aralarında kıyamet gününe kadar sürecek kin ve düşmanlık attık.” (Maide 14) “ birde Yahudiler Allah’ın eli bağlıdır dediler ve lanetlendiler. Bununla beraber, Biz de,  kıyamete kadar onların arasına kin ve düşmanlık attık. Her ne zaman savaş için bir ateş tutuşturdularsa Allah onu söndürdü. Yeryüzünde hep bozgunculuk için koşarlar, Allah ise bozguncuları sevemez. “ (Maide 64)   
 Müslümanlar ve özelikle devlet yöneticileri Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde şu ayetlere göre hareket etmelidirler. [“ Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe 119) “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin” (Ahzab 70)   
 “Müslüman yalan konuşmaz, tedbiri elden bırakmaz, aynı delikten iki sefer ısırılmaz, Harp hiledir ” hadisi şeriflerini doğru anlayarak hareket etmelidir.  Zamanın şartlarını dikkatte alarak, bildiğimiz bazı gerçekleri, siyasi, askeri ve ekonomik stratejilerimizi, uluorta konuşmak düşmana yarayacağını unutmamalıyız.   
Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır.” Her kim, düşmanı şaşırtmak için geriye çekilip, tekrar çarpışmak veya başka birliğe katılmak üzere hareket edenlerin dışında,   böyle bir günde savaştan kaçarsa muhakkak Allah’ın gazabına uğramış olur ve varacağı yerde cehennemdir, bu ise ne kötü bir akıbettir.” (Enfal 16) bu ayet ve hadisi şerifleri Kur’an ve sünnet bütünlüğü içinde tefekkür edersek, inkârcı, zalim ve hain olan hiçbir beşeri güç bizleri mağlup edemeyecektir. 
  Siyonistler; kendi kontrollerinde olan zalim şer güçlere, Nil nehrinden Fırat nehri arasındaki topraklar üzerinde büyük İsrail devletini kurmak hususunda siyasi, askeri ve ekonomik harpler yapacaksınız talimatını vermişlerdir.  Bu alçakça talimatı, başta ABD ve diğer şer güçler yerine getirmek için amansız bir mücadele vermektedirler. Bu alçak plan, rahmetli Erbakan hocanın da anlattığı gibi, İsrail bayrağında Fırat ve Nil nehrini simgeleyen, birbirine paralel iki çizgiyle ve ortasında konulan Siyon yıldızıyla gösterilmiştir. 
Siyonist Yahudilerin ve Evangelist Hıristiyanların darmadağın olacaklarını bildiren, Müslümanları müjdeleyen ayetlerden habersiz olan şuursuz Müslümanlar, Kur’an ve sünnetin ilahi gücünü anlayamadıklarından, rahmetli Erbakan hocamızın ve muhterem devlet başkanımız Erdoğan’ın mücadelesini anlayamazlar.   Siyonizm’in bu kirli planına, ülkemiz ve İslam ülkelerinin siyasileri, aydınları, yazarları, etkili ve yetkili kişileri, Siyonizm’i ve kuklalarını sarsacak, ümmet bilinciyle pozisyon almadıkları surece, İslam ülkeleri vesayet savaşlarından sömürülmekten, kardeş kavgalarından kurtulamayacaklardır.  Bu alçak planı olduğu gibi görmeyerek, dolaylı bir şekilde örtmeye çalışanlar, bu pis kokunun yayılmasına engel olamazlar. 
 Siyonistlerin ve onların güdümünde hareket eden Evangelist Hıristiyanların İslam ülkeleri üzerindeki kirli planlarının birinci önceliği bölgenin zenginliklerini sömürmekten çok, Müslümanları yok ederek İslam dinini ortadan kaldırmaktır. Siyonistler ve onların kuklası olan şer güçler, Müslümanların kıyamette kadar var olacaklarını, İslam dini Yüce Allah’ın koruması altında olduğunu bildikleri halde, İslam dinini yaşayan uğrunda ölecek Müslümanların olmadığına inandıkları için, fırsat bu fırsat diyerek alçakça saldırmaktadırlar.
 Üzülerek ifade edelim ki şuursuz bazı Müslümanlarda şer güçlerin inandıkları gibi yeryüzünde şuurlu Müslüman kalmadı diyerek, ya kenara çekiliyorlar veya zalimlere karşı sesiz kalmayı tercih ediyorlar veyahut zalimlere karşı direnen Müslümanların hatalarını ön plana çıkartmak suretiyle, şuursuzca eleştirerek zalimlerin ekmeğine yağ sürüyorlar.  Dağılma ve yıkılma surecine giren şer güçlerin alçakça saldırılarına sesiz kalanlar, ümmet bilinciyle hareket etmeyenler bilmelidirler ki, iltihaplı bir çıbanın sancısını pansuman tedavilerle gideremezler. Sancıyı gidermenin yolu, çıbana neşter vurup içindeki cerahatini boşaltmaktır.  Ülkemizi ve İslam ümmetini rahatsız eden, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel sancıların cerahatini boşaltmak için Kur’an ve sünnete şuurla sarılmalıyız.   
Yarın eyvah dememek için, İslam ümmeti olarak, meşru olan her türlü tedbirlerimizi alarak maddi ve manevi güçlerimizi birleştirmeliyiz.  Düşmanı darmadağın edecek tedbirin en önemlisi, hiç vakit kaybetmeden, hemen şimdi, özümüze yani İslam’a Kur’an-a ve sünnet’e çok hızlı bir şekilde dönmenin adımlarını atmalıyız.  
Maddi ve manevi sancılarla kıvranan milletimizi ve İslam ümmetini rahatlatmak için İslam dinini doğru anlayan ve anlatabilen insanla, televizyon ekranlarına çıkıp konuşmalıdırlar. Bu aziz millete ümmet bilinciyle hareket etmenin önemi anlatılmalıdır.  İslam ümmetini düştüğü tefrika ateşinden kurtarmanın tek yolu, Kur’an ve sünneti raftan indirip masaya hâkim kılmaktır.
                                
                                    Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 1188 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum