1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Kurt: “Minibüsçülerin de B ve C planları var”
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurt: “Minibüsçülerin de B ve C planları var”

A+A-
Kocaeli’nin 1 numaralı sorunu “Ulaşım” sorunu. Üstelik, bu sorunu çözmek için çabaladıkça, daha beter karıştırıyoruz.
Malum, Büyükşehir Belediyesi; şubat ayı başında, yeni satın aldığı 250 büyük otobüsü Kocaeli’de toplu taşımanın hizmetine soktu. Büyükşehir’in 250 büyük otobüsü taşıma sistemine içine sokmasına, Minibüsçüler ve Otobüsçüler Odası tepki göstermişti. Bunun üzerine sıkı pazarlıklar yapıldı. Büyükşehir, “ İl genelindeki bütün özel minibüsleri kiralayacağız” açıklaması yaptı. Ortalık yatıştı. Ama aradan bir ayı aşan süre geçti. Bütün özel minibüslerin Büyükşehir tarafından kiralanması, il genelinde toplu taşımanın tem merkezden yönetilmesi kararı uygulanamadı. Büyükşehir, bu formülle il genelinde toplu taşımaya düzen geleceğini,  kademeli fiyat sisteminin uygulanabileceğini de söylüyordu.

-ARAÇ BAŞINA EN AZ 15 BİN TL
Minibüsçüler ve Otobüsçüler Odası Başkanı sevgili dost Mustafa Kurt ile, geçen gün bu konuyu uzun uzun konuştuk. Kurt, Büyükşehir Belediyesi’nin 250 büyük otobüsü toplu taşıma sistemine sokması ile, sorunun çözümlenemediğini söyledi, “Allah aşkına arabalara bakın. Sabah ve akşam saatlerinde yolcu var. Arabalar doluyor. Ama günün içindeki diğer saatlerde kocaman otobüsler 1-2 yolcu ile gidip geliyor. Büyükşehir de zarar ediyor, biz de zarar ediyoruz” dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nin, kent genelindeki bütün özel toplu taşım araçlarını kiralama girişimi de mevzuata takılmış. Kurt şöyle bir hesabı ortaya koydu:
“- Bir minibüs için, aylık en az 15 bin TL kira bedeli ödenmesi gerekiyor. Bu para verilirse,  minibüsçü ancak 4-5 bin TL para kazanır. Mazot bizde, şoför bizden, arabanın bütün masrafı bizden. 15 bin TL’nin altında kira olmaz. Zaten bu konuda mevzuat sorunu varmış. Hizmet kiralama ihalesi açılması gerekiyormuş. 2.200 minibüs var. Tek tek nasıl ihale yapacaklar. Sorun burada kilitlendi. Şimdi Büyükşehir de ne yapacağını bilmiyor. Aslında 2002’den beri biz minibüsçüler Başkan ne istediyse yaptık.  Hep O’nun yanında olduk. Şimdi Büyükşehir bizi çok zor duruma soktu. Ama bizim de B Planımız, C planımız var. Yakında gerekirse bunları uygulamaya koyacağız.” 

-750 TL 6 MART’TA YATMAMIŞ
İlimizde bir başka sorun daha var. 65 yaş üstü yolcuların ücretsiz taşınması sorunu.  Oda Başkanı Kurt, halen ilimizde 14 kalem indirimli ve ücretsiz seyahat kartı bulunduğunu, Türkiye’nin başka hiçbir ilinde toplu taşımada bu kadar çok insanın ücretsiz seyahat etmediğini anlattı. Kurt şunları söyledi:
“- Hükümet bir yasa çıkarttı. 65 yaş üstü yolcuların ücretsiz taşınması karşılığında her araba sahibine 750 TL verilecekti. Yasaya göre, 6 Mart günü, minibüs başına 750 TL’nin araç sahiplerinin hesabına yatması gerekiyordu. Minibüsçü kendisini buna hazırlamıştı. Bizim Büyükşehir, araç sahiplerinin hesap numaralarını bildirememiş. Paralar yatmadı. Minibüsçü yine hayal kırıklığına uğradı. Meclis’teki bütçe görüşmeleri bitsin para yatacak diyorlar. Ama kendi çıkarttıkları yasayı uygulamadılar, bizi bir kere daha mağdur ettiler. “
Malum, Gölcük bölgesindeki toplu taşım araçları, 65 yaş üstü kartı kabul etmiyor. Kurt’a bunu da sordum; “O arkadaşlar haklı. Çünkü çıkartılan yasada onlara 750 TL ödenmiyor. Küçük minibüs statüsünde kalıyorlar. Para ödenmiyorsa, neden ücretsiz yolcu taşınsınlar” dedi. 
Minibüsçüler, toplu taşımada B ve C planına hazırlanıyor. Büyükşehir, bu kentteki 2200 aracı, her birine ayda en az 15 bin TL verecek şekilde kiralayabilecek mi?.. Görelim bakalım neler olacak?

*Sarıbay: “Çok memnunum”
CHP’de bir bakıma parti içi hesaplaşma için düzenlenen toplantı, geçen pazar günü yapıldı. Katılım, konuşmaların içeriği ve samimiyeti tartışılabilir. Toplantının ardından, bu toplantıyı düzenleyen ve çok önemseyen CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay ile konuştum. Sarıbay, “Toplantıdan % 100 değil, % 150 memnunum. Bence çok başarılı oldu” dedi. 
CHP İl Başkanı,  özel olarak arayıp davet ettiği partinin önemli isimlerinin toplantıya katılmaması ile ilgili şunları söyledi:
“-Sefa Sirmen, toplantıdan önce aradı. Moralinin bozuk olduğunu, bu nedenle katılmayacağını söyledi. Hikmet Erenkaya, toplantıdan sonra aradı. Bacağında ağrı bulunduğunu, bu nedenle evden çıkmadığını, katılamadığını beyan etti. Saygı duyuyorum. Hurşit Güneş’e ulaşmaya çalıştım. Hafta içinde Fransa’daymış. Döndükten sonra telefonunu asistanına yönlendirmiş. Israrla söyledim. Ama bana geri dönmedi. Yalçın Kuşkan’a ise hiç ulaşamadım. Birkaç kez aradım. Cep telefonu çaldı ama açmadı.”

-GEBZE BÖLGESİNDE TOPLANTI 
CHP İl Başkanı Sarıbay, şimdi en geç iki hafta içinde benzer bir toplantıyı Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası bölgelerindeki partililer için düzenlemek istiyor. 25 Aralık kongresinden biraz yara alarak çıkan Sarıbay, kendisinden beklenen “Ağabey” formatına yavaş yavaş yaklaşmaya başladı. Şimdilik, görünürde seçim falan yok. Hele bir seçim dönemine gelinsin,  CHP’de pekçok kişi, il başkanını da dinlemeyecektir. 
Bu arada Sarıbay’ın partiye yeni il binası kazandırma konusundaki heyecanında bir azalma varsa, bunu da onarması gerekiyor.

*En az üç yaz sezonu gitti demek
AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan açıkladı: İzmit-Kandıra duble yol projesinin ihalesi sonuçlanmış. Yakında müteahhit firmaya yer teslimi yapılacak ve inşaat başlayacakmış. 
En baştan beri bu kentteki iki projenin çok gereksiz olduğunu savunuyorum. Biri İzmit Tramvay projesi. Diğeri, İzmit-Kandıra duble yol projesi.  İzmit-Kandıra yolu, yaz sezonlarındaki birkaç hafta sonunda çok fazla artan araç trafiği dışında,  son derece sakin ve yeterlidir. Gayet güzel bir yol var. Kandıra bölgesinin bakir kalması, bozulmaması için de daha büyük, daha geniş bir yol gerekmiyor.
Ama, tutturdular İzmit-Kandıra yolu duble olacak diye. İş başladıktan sonra, şartnameye göre inşaatın bitiş süresi 1010 gün. Yani yaklaşık 3 yıl. Büyük ihtimalle bu yaz başında çalışma başlar. İzmit-Kandıra yolunda, en az üç yaz sezonu çalışma olacak. 
Mevcut yol tıkır tıkır işlerken, daha büyük, daha geniş bir yolu ihtiyaç yokken, hem büyük paralar harcanacak, hem üç yaz sezonu boyunca, Kandıra yolu inşaat nedeniyle işkenceye dönüşecek. 
Bu iş ne kadar makul, ne kadar mantıklı oturup tartışmak gerekiyor. Önce Gölcük’te battı çıktı yapalım, önce Otogar kavşağını, Köseköy kavşağını halledelim. Hepsini geçtim, önce şu Valilik önündeki yaya köprüsünü bitirelim. Durup dururken, Kandıra yolunu 3 yaz sezonunda sıkıntıya sokmanın ne manası var?

*Davutoğlu, sıkı pazarlık yapıyor
Suriye’de başlayan iç savaş, Türkiye’yi ciddi sıkıntıya soktu. Suriye ile ilgili dış politikamızda her şeyi doğru yaptığımız söylenemez. 2013 yılı sonuna kadar, Esad’ın düşeceğini, Suriye’de yeni bir yönetimin kurulacağını öngörerek hareket etti. Rusya’nın, İran’ın bu işin içine bu kadar gireceğini, ABD’nin ve Avrupa’nın bizim tezlerimize karşı duracağını öngöremedik.
Ancak Suriye’deki kriz nedeniyle karşılaştığımız sıkıntıların önemli bölümünün, ülkemizin coğrafi konumundan kaynaklandığı da bir gerçektir. Suriye ile 900 kilometreden uzun sınırımız var. İki ülke halkları arasında akrabalıklar var. Suriye’de iç savaş çıkıp, insanlar can korkusuyla akın akın Türkiye’ye gelirken, kapılarımızı kapatamazdık. Cumhurbaşkanı’nın sık sık söylediği gibi, bugün dünyada kişi başına milli gelirine oranla,  zor durumdaki insanlara en fazla desteği veren ülke durumundayız. 
Tabii, bir yere kadar. Türkiye, Suriye’den yeni göç akımları ile karşılaşırsa, bunlara cevap veremez. Trkiye’nin Suriye’den gelenlerin Avrupa’ya geçme isteği karşısında bir yere kadar dayanabilir, önlem alabilir.
Avrupa’nın tek korkusu var. Suriyeli göçmenler ülkelerine gelsin, kendi düzenlerini bozsun istemiyorlar. Bu nedenle,  Türkiye ile pazarlığa oturdular. Brüksel’de AB ile Türkiye arasında devam eden pazarlıkta, Başbakan Davutoğlu’nun ipleri elinde tuttuğunu görüyoruz. AB’nin mülteciler için vermeyi kararlaştırdığı 3 milyar Euro’nun üzerine Davutoğlu, bir 3 milyar Euro daha istedi. Türk vatandaşlarına uygulanan AB vizelerinin haziran sonuna kadar kaldırılmasını talep ediyor. AB ülkelerinin belli sayılarda Türkiye’den göçmen kabul etmesi için bastırıyor.
Şimdilik, özellikle Almanya Başbakanının Türkiye’ye hak verdiğini,  Macaristan lideri dışındaki AB liderlerinin de Türkiye taleplerine çok soğuk bakmadığını görüyoruz. Belki en iyi formül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi, Suriye sınırları içinde yeni yerleşim alanları kurmak, iç savaşta evlerini kaybetmiş insanları burada yeni ve çağdaş bir hayata yönlendirmek. Ama görünen o ki, Suriye’deki kriz, AB’ye Türkiye’nin önemini çok net biçimde gösterdi. Başbakan Davutoğlu da sıkı pazarlık yapıyor. Bu işin sonunda Türkiye’nin AB üyeliğinin önü açılırsa, bu da az bir kazanım olmayacaktır.
*Prof.Güneş: “CHP iyi gitmiyor”
Seçimler, CHP’deki kongreler ve kurultay süreci bitti, sevgili dost Prof.Hurşit Güneş ile temasımız da uzun süredir kesilmişti. Güneş, önceki gün aradı. Neden pazar günü yapılan toplantıya katılmadığını sordum:
“-Bu gayrı resmi bir toplantıydı. Örgüt il danışma toplantısı düzenlerse katılırım. Gecen hafta önce Fransa’daydım. Döndüm, Konya’ya gittim.  CHP’deki durumu iyi görmüyorum. İl il dolaşıp, örgütlerle görüşüyorum.”
-“KÜRSÜDE BAĞIRAN DEĞİL HALKA UMUT VEREN CHP”
Prof.Hurşit Güneş, siyasetten kopmuş, kenara çekilmiş değil. Hatta belki son zamanlarda-CHP Kandıra’dan il delegeliği dışında- siyasi bir sıfatı bulunmasa da, eskisinden çok daha fazla siyasetin içinde. Parti örgütlerinde partililerle sohbet ederken neler söylediğini şöyle anlattı:
“-Gittiğim her ilde CHP’lilere soruyorum. Sadece kürsüden bağıran, mevcut durumu eleştirip, muhalefette kalmaya razı olan bir CHP mi istiyorsunuz?. Yoksa, ülkenin geleceği, insanların mutluluğu için projeler üreten, muhalefete değil, iktidara talip olan bir CHP mi?.. Eğer talebiniz ikincisiyse, ben sonuna kadar mücadeleye varım. Partinin birikimli kadrolara ihtiyacı var. Partinin, bu ülkenin halkına, bunlar bu ülkeyi yönetebilir dedirtebilecek yöneticilere ihtiyacı var. Ben bunun için çalışıyorum.”

-BUGÜN KANDIRA’YA GİDECEK 
Prof.Dr.Hurşit Güney, bugün öğlen saatlerinde memleketi Kandıra’ya gidecek. Güneş, CHP Kandıra ilçe kongresinde ortaya çıkan sonuca çok sevindiğini,  Kandıra örgütüne gidip, yeni ilçe Başkanı Gülay Eyisabuncular Vurmaz’ı özel olarak kutlayacağını söyledi.  Güneş, “Bazı yerel gazetelerde Kandıra kongresinde benim diğer aday Yağız’ı desteklediğim yazılmış. Kesinlikle yanlış. Hiçbir delege üzerinde baskı yapmadım. Hiçbir delegeyi  özel olarak aramadım. Ama, kongrede kesinlikle Gülay Hanım’dan yanaydım” dedi.


*Çok yerinde bir öneri
Zaman zaman,  TRT Meclis kanalını açıyorum. Şu sıralar 2016 bütçesi konuşuluyor. Bütçe yapmak, Meclis’in en önemli görevi. Kalem kalem görüşüler bütçe; bu ülkede yaşayan herkesi ilgilendiriyor.
Ama Meclis’te, bütçeden başka herşey konuşuluyor. Hem iktidardan, hem muhalefetten saçma sapan-üstelik önemli bölümü cahil- milletvekilleri kürsüye geliyor, abuk sabuk konuşuyorlar. Kavgalar çıkıyor. Meclis’te oturumlar gereksiz uzuyor. Kürsüye gelen milletvekilleri, görüşülen bütçeden başka her şeyi konuşuyorlar.  Yani, Meclis’teki görüşmeler, Türkiye siyasetinin kepazeliğini ortaya koyuyor. 
AK Parti Erzurum Milletvekili Prof.Dr. Mustafa Ilıcalı, aynı zamanda TV8’in sahibi Acun Ilıcalı’nın amcasıymış. Meclis’in bu halini görünce Prof.Mustafa Ilıcalı, “Ben yeğenim Acun’a söyleyeyim de, siyasete özel bir Survivor yarışması düzenlesin. Her siyasi partiden belli sayıda milletvekilini ıssız adaya götürelim de, orada birlikte yaşasınlar” önerisini ortaya atmış. 
Kesinlikle güzel bir fikir. Bizim milletvekillerini ıssız adada birbirleriyle yarışırken izlemek, Yılmaz Morgül’ü, Tuğba Özay’ı izlemekten daha keyifli olabilir. Ama Survivor’a gidenler içinde mutlaka Cemil Yaman, Saffet Sancaklı ve Haydar Akar da olmalı.
Bu yazı toplam 607 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.