1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Kutluyorum öğretmenim
Kutluyorum öğretmenim

Kutluyorum öğretmenim

Adı Ayşe Gül Yayla imiş. Tanımam etmem. Adını ilk kez, gazetedeki haberden öğrenmiş oldum. İstanbul Erkek Lisesi’nin tarih öğretmeni imiş ve 15 yıldır öğretmenlik yapıyormuş. Doğal olarak

A+A-

Adı Ayşe Gül Yayla imiş. Tanımam etmem. Adını ilk kez, gazetedeki haberden öğrenmiş oldum.

İstanbul Erkek Lisesi’nin tarih öğretmeni imiş ve 15 yıldır öğretmenlik yapıyormuş.

Doğal olarak yaşı benden küçük ama, kutsal ellerinden öpüyorum Ayşe öğretmenimin. Saygılarımı iletiyorum kendisine…

Tanımadığım, bilmediğim bir öğretmenin elini neden öpüyorum değil mi?

Anlatayım; Ayşe Gül Yayla öğretmen hakkında bir soruşturma başlatılmış. Soruşturmayı başlatan Milli Eğitim Bakanlığı, Ayşe öğretmeni hedef gösteren de ulusal ölçekte yayın yapan dinci bir gazete imiş.

Gerekçe ne imiş peki?

Ayşe Gül Yayla öğretmenin, Çanakkale Şehitlerini Anma Günü’nde yaptığı bir konuşma gerekçe olarak gösterilmiş o dinci gazete tarafından.

Ne varmış o konuşmada?

Ayşe Gül Yayla öğretmen, törende yaptığı konuşmada demiş ki;

“Çanakkale Savaşları, gökten saf saf inen sakallı, sarıklı, yeşil cübbeli, ruhani varlıklar tarafından kazanılmadı!”

Devam etmiş sonra ve;

“ Çanakkale Savaşları aniden bastıran sisler, 3’ler, 7’ler, 40’lar nedeniyle de kazanılmadı.” demiş ve eklemiş;

“Çanakkale Savaşları için ‘dinlerin savaşıdır’ diyenler ne büyük hata içindedirler.”

Şöyle bir düşünün isterseniz? Ama önce şunu sorayım ben size; siz hiç Çanakkale’ye gittiniz mi? Gittinizse, Çanakkale’deki müzeyi gezdiniz mi? Şehit mezarlarını gördünüz mü? Havada çarpışıp birbirine kaynak olan mermiler size bir şeyler anlattı mı? Küçük bir tokmağın ucuna sarılı keçe, narkozsuz yapılan ameliyatlarda insanların ağzına verilip de dişlerinin kırılmasını önlemek için kullanılmışsa, bu görüntü sizin tüylerinizi diken diken yaptı mı?

Orada insanlar öldü. Hem de birilerinin düşünemeyeceği kadar çok insanlar öldü. Türk, İngiliz, Fransız, Avustralyalı olan, ayrı dilden, ayrı dinden olan insanlar öldü ve o insanlar birbirlerini dilleri ya da dinleri için öldürmedi. Pis, kirli, çıkara dayalı bir savaşın, Anadolu’yu işgal edip yer altı ve yerüstü zenginliklerine el koyma çabasının sonucuydu bu ölümler. Biz ülkemizi, topraklarımızı, namusumuzu, bayrağımızı savunduk ve bunun için öldük.

Kiminle birlikte?

Atatürk’le, İnönü’yle ve adı bilinmeyen binlerce şehitle birlikte.

Tam da burada, Ayşe Gül Yayla öğretmen;

“Şehitleri Anma Günü’nden söz ederken Mustafa Kemal adını söylemekten çekinenler, ya da bilinçli olarak söylemeyenler hakkında verilecek hükmü size bırakıyorum” demişse, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı soruşturmanın ne anlama geldiğini düşünebiliyor musunuz?

Ama az kaldı Ayşe öğretmenim. Geldikleri gibi gidecekler ve bu ülke yine Atatürkçü insanlar tarafından geleceğe taşınacak.

Sizi kutluyorum öğretmenim. Ellerinizden öpüyorum…

Bu haber toplam 1888 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.