1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. KUTUPLAŞMA VE AYRIŞMA!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

KUTUPLAŞMA VE AYRIŞMA!

A+A-

Kutuplaşma ve ayrışma giderek yaygınlaşmakta ve buna paralel olarak toplumsal uzlaşma kültürü yerini çatışmacı bir ortama bırakmaktadır. Düşünebiliyor muşunuz 10 gün içerisinde iki önemli patlama ve bu patlamalarda 100’e yakın insanımız hayatını kaybediyor; yüzlerce yaralımız var.

        Türkiye, küresel bir kuşatmayla karşı karşıya… Bir taraftan 15 Temmuz 2016’nın tahripkâr girişimiyle karşı karşıya kalırken, diğer taratan bu 15 Temmuzun artçı şoklarıyla sarsılıyoruz. Bir de, bunlara paralel olarak eş zamanlı ve eş güdümlü küresel ekonomik darboğazla köşeye sıkıştırılmak isteniyoruz. Geçen hafta, doların yıllara göre seyrini sizlerle paylaşmıştım. Dikkat ettiyseniz kaos dönemlerinde tamamen manipülasyona dayalı iniş-çıkışlar söz konusu.

        Neredeyse artık gündemimiz hep şiddet ve onun doğurduğu sonuçları olmuş. Meselenin halline ilişkin ya hiç kimse çözüm önerisi sunmuyor; ya da çözüme ilişkin ciddi ve kalıcı öneri sunmak yerine meselenin etrafında dolanarak çözüyormuş gibi görünüyor.

 Hemen her kes sosyal medyada hamasete dayalı düşmanlıkları körükleyici paylaşımlarda bulunuyor. Karşılıklı kin ve nefreti arttırıcı söylemler hukuksuzluğu tetiklemekle berber durumdan vazife çıkartıp saldırı ve tecavüzlere yönelimleri aşikâr ya da zımni olarak teşvik etmektedir.

Yakın geçmiş tarihte bir çözüm süreci yaşadık. Bu süreçte çok ümit var olduk. Uzun zaman hiçbir ölüm haberi almadık. Toplumda barış havası hakim oldu. Özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra bu ümit havası yerini karamsarlığa bıraktı.  Masalar devrildi. HDP üstlendiği misyonun gereklerini yerine getir(e)medi. Bir taraftan 80 milletvekili almanın sarhoşluğuyla ayakları yere basmazken; diğer taraftan PKK’nın arttırdığı şiddet dozuna bırakınız karşı koymayı; sırtını oralara dayamaktan dem vurması işin tuzu biberi oldu. Çatışma ortamı yeniden alevlendi. Bu alev, her geçen gün etkisini hissettirerek yüreğimizi dağlıyor. Şartlar ne olursa olsun, barış yolu yeniden açılmalı ve ön yargılardan arınmış bir vaziyette masaya oturulmalıdır.

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Hayatlarının baharındaki gencecik filizler muratlarına ermeden toprağın altına giriyorlar. Geriye gözü yaşlı, gönlü yaslı ebeveynler ve toplumlar bırakıyor. Böylelikle hem ülkenin kaynakları heba oluyor, hem de etnik çatışmaya doğru ülke hızla sürüklenmek isteniyor.

Belki ilk defa isimleri ve amaçları farklı olan illegal yapılar, aynı amaç doğrultusunda tahrip güçlerini birleştirip birlikte vuruyorlar. Dini-ladini fark etmez hepsi birden tabiri caiz ise sofra arkadaşı olmuşlar. Halep’in içine düştüğü duruma Türkiye’yi de adım adım sürüklemek istiyorlar. Çok uyanık olmak ve baldıran zehirini içmeyi göze almak gerekiyor!  

“Siyasi hayatıma dahi mal olsa ben bu işi çözeceğim” diyen Sayın cumhurbaşkanının yeniden inisiyatifi eline alarak radikal çözümler üretmeyi başarmalıdır. Zaten onun dışında da bu işi başarı ile çözebilecek bir başka aktör de yoktur. Bu konuda iktidarıyla muhalefetiyle yekvücut olup çözüm odaklı çalışmak gerekir.

Bu süreçte MHP’ye de büyük bir iş düşüyor. Memleketin idari yapılanmasındaki çözümsüzlüğe ilişkin gösterdiği özverili tavrını bu meseleye de göstermesi vatanseverliğin göstergesidir. Eğer MHP bu konuda Cumhurbaşkanına ve hükumete omuz verir ve bir çözüm önerisi ortaya koyar veya var olan çözümün parçası olursa, ülkeyi kaostan kurtaracak önemli bir işe imza atmış olur. Bu da, onları küçültmez; büyütür. Aksi taktirde, konuya ilişkin muannit şahin tutumunu devam ettirirse ne Türk hayır görür ve ne de Kürt. Ondan sonra Allah korusun harap olmuş bir Türkiye Türklerin olsa ne yazar; olmazsa ne yazar! Gün dayanışma günüdür. Gün, karşılıklı zeytin dalı uzatma günüdür. Gün, akli selim ile hareket etme günüdür.

Bu yazı toplam 1304 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum