1. YAZARLAR

  2. Cemalettin Öztürk

  3. Lastik-İş Sendikası’nda yaşanan “İHANETİ” bir de benden dinleyin...
Cemalettin Öztürk

Cemalettin Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Lastik-İş Sendikası’nda yaşanan “İHANETİ” bir de benden dinleyin...

A+A-

Hani bir deyim var; “Silah icat oldu mertlik bozuldu” diye...

Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı ABDULLAH KARACAN, Sakarya’ da ziyaret ettiği Lastik fabrikasında bir işçi tarafından kendi silahıyla vurulmasından sonra Lastik-İş Sendikası’nda deyim yerindeyse taşlar yerinde oynadı...

Her şey neredeyse yerle yeksan oldu...

Sendika içindeki dostluklar, arkadaşlıklar, güzel diyaloglar bitti...

Kimse kimseye güvenemez oldu...

Sendika içerisinde belirgin bir güç kavgası başladı...

Sendika içerisinde hiyerarşik saygı kalmadı.

Hemen herkes birbirini alt edip başa gelmek için uğraştı, uğraşıyor.

*

Evet, Lastik-İş Sendikası, Karacan döneminde hayat buldu... 

Buna kimsenin itirazı yok...

Eski Genel Başkan ABDULLAH KARACAN döneminde yönetim anlayışı farklıydı...

Karacan, vurulduktan sonra her şey dağıldı...

Toparlamak güç gibi görünüyordu...

Biri çıkıp sendikayı toparlaması gerekiyordu...

Mevcut Genel Merkez Yönetimi, kendi arasında Karacan gibi İzmit evladı olan ALAADDİN SARI’ yı genel başkan seçti...

Sarı, ilk zamanlarda zorlandı...

Taşları yerine koymaya çalışıyordu...

Bu arada karşısına da sendika içinde fırsat kollayanlar çıktı...

Bir süre sonra seçim oldu. Sarı, karşısına çıkanları ezerek genel başkan seçildi...

*

Genel başkan Sarı’yı Karacan döneminde şahsen tanıyordum fakat kendisiyle hiç sohbetim olmamıştı.

Genel başkan seçildikten sonra birkaç kez karşılıklı sohbetim oldu...

Kendisini çok naif, kibar, beyefendi gördüm.

Sendikal bilgisi derin. Vizyonu geniş. Kent ve ülke ile ilgili fikirleri fevkalade...

*

Genel Başkan Sarı kendi sendikası içerisinde gücünü pekiştirdikten sonra sendika içerisinde kendisine karşı bir muhalefet ekibi oluştu.

*

3-5 ay önce ismi bende saklı bir tanıdığım aradı. Arayan kişinin Lastik-İş Sendikası ile bir ilgisi yoktu. Telefonda şunları söyledi: “Cemalettin, seninle mutlaka görüşelim. Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan ile ilgili inanılmaz belgeler var elimde. Bunları sana vermek istiyorum."

Kendisini gazeteye davet ettim. Geldi. Dışarıda bir yerde buluşalım dedi...

Gazeteden beni aldılar. Arabaya bindiğimde çok şaşırdım. Aracın arka koltuğunda oturan kişi Lastik İş Sendikası şube başkanlarından biri...

İsmini vermiyorum ama herkes kim olduğunu anladı, sanırım...

*

Oturduğumuz mekâna gittik...

Bir yandan kahvaltı yaparken bir yandan da sohbet ettik...

Daha doğrusu onlar konuştu ben dinledim...

Her anlattıklarına şaşırdım...

Karacan dönemini eleştiriyorlardı...

Yolsuzluklarını açığa çıkartmak istediklerini belirttiler...

Ellerinde tapular, bilgiler belgeler vardı...

Bunları nasıl ve nereden aldıklarına şaşırdım...

İddiaları ağırdı.

5 yıldızlı otel ile ilgili söyledikleri, Karacan’ ın gizli kasanın kim olduklarını, ne kadar parasının olduğunu, kaç kilo altının olduğunu, hangi şehirde villalarının olduğunu ve İzmit’teki gizli kasası olan kuyumcunun kim olduğuna dair her şeyi anlattılar.

*

Emin olun anlattıklarından ürktüm...

Şube başkanına şunu söyledim:

“Sen Abdullah Karacan’ a çok yakın bir isimdin. Şimdi bunları neden yapıyorsun” dedim.

Amacının sendikayı korumak olduğunu söyledi. Anlattıklarını yazmamı istediler. Onlara şunu söyledim.

"Lastik-İş Sendikası ile bir derdimiz, bir sorunumuz yoktur. Bunu yazmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum" dedim.

Birlikte kalktık. Gazeteye geldim...

Konuyu hiç gündeme getirmedim...

*

Üç ay önce bana anlatılanların önceki gün bir internet sitesinde haber olduğunu okuyunca şaşırdım...

Sitede yazılanlar, bana anlattıklarının aynısı...

*

İnsanları ölümünden sonra karalamak ne kadar insani, ne kadar vicdani ve doğru bilemedim...

En yakın olduğumuz, hayatta iken yanından ayrılmadığınız kişiyi ölümünden sonra pervasızca karalamak kabul edilir bir davranış mı?

Ne yazık ki Lastik-İş Sendikasında şimdi böyle bir durum var...

Burada asıl amaç, eski genel başkan Karacan üzerinden mevcut genel başkanı karalamak, itibarsızlaştırmak...

Kötü oyunlar oynanıyor!

*

Haberden sonra genel başkan Sarı, İstanbul'dan gazetemize geldi. Genel yayın yönetmenimiz Adem Turgut ile birlikte kendisiyle iki saate yakın sohbet ettik.

Doğal olarak üzülüyor...

Ama ciddi anlamda da kendisini kararlı buldum.

“Eteğinde taş olanlar döksün. Alnım, annemin ak sütü kadar tertemiz...” dedi. 

Genel Başkan Sarı’nın anlattıklarını haberleştirmedik. Oynanan çirkin oyuna alet olmak istemedik.

Sarı, gazetemizden kalktıktan sonra bazı yayın organlarını ziyaret etti, konuyu anlatmış...

*

Şunu söylemeden edemeyeceğim; ALAADDİN SARI ve mevcut yönetimi, kendilerine oynanan bu oyunlara pabuç bırakacak insanlar olmadığını ortaya koyacak. Yönetim kurulu, sıkı sıkıya birbirlerine sarılmış durumda...

Sendikayı kimselere peşkeş çektirmeyecekler ve nemalandırmayacaklar...

“Yazarsak Lastik-İş Sendikası’ndan şunu kopartırız diye düşünenler” yanılacak...

Lastik-İş Sendikası kendi içerisindeki bazı kişiler ve grupların hırsı yüzünden yıpratılmamalı diye düşünüyorum. Konu yargıya taşınmıştır. Yargılama sonucunda kim haklı kim haksız belli olacaktır.

Bu yazı toplam 9447 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
17 Yorum