• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli 2 °C

Latife değil de Fikriye olsaydı

İsmet ÇİĞİT
Bugün 10 Kasım..
Cumhuriyetimizin kurucusu, bu ülkenin her vatandaşının varlığını, özgürlüğünü borçlu olduğu büyük insan Gazi Mustafa Kemal’in ölüm yıldönümü. 
Ben kendimi bildim bileli “Atatürkçü” olarak tanımlarım.  Atatürkçü evde doğdum. Atatürk’ü severek büyüdüm. 
Ama 10 Kasım’ların yapmacık ağlama ve matem günleri olarak geçirilmesini reddederim. 
10 Kasım’lar, Atatürk’ü gerçekten anlama ve anlatma günü olmalıdır. 
Atatürk’ü sevip, kendisini “Atatürkçü” diye tanımlayıp, “Ulusalcı” kesilenlere, kendileri gibi düşünmeyenlere, samimi dindarlara bile tepki gösterenlere, Atatürk’ü yanlış tanıttıkları için gıcıkım. 
……..
Bizim Kurtuluş Savaşımız gerçek bir destandır.. 
Alparslan’ın Malazgirt’ten girmesi; Fatih’in İstanbul’u fethi; Sultan Süleyman’ın Viyana’yı kuşatması falan, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı yanında devede pire kalır. 
Kurtuluş Savaşı ve Atatürk hakkında çok fazla kitap okudum.. 
Dünyadan çok büyük askeri kahramanlar gelip geçmiş. 
İçinden çıktıkları ulusları yaptıkları devrimlerle aydınlığa çıkartan pek çok lider var.. 
Ama dünyada, hem askeri alanda tartışmasız büyük Komutan, hem sivil hayatta tartışmasız büyük devrimci olabilmiş ikinci bir lider yoktur.. 
Atatürk’ün bu ulus, bu vatan, bu devlet için yaptıkları anlatılmakla bitmez.. 
Ama sonuçta Gazi Mustafa Kemal de bir fanidir. Çok büyük mücadelelere, savaşlara hayatını hiçe sayarak atılmış; kimsenin hayal bile edemeyeceği devrimleri bu topluma kabul ettirmiş bir lider olmanın yanında, insani zaafları da vardır. 
……..
Eskiden özellikle askeri darbe dönemlerinde Türkiye’de insanları bıktıran, sıkan, bunaltan Atatürk propagandası, devlet tarafından yapılırdı. Şimdilerde başta devletin TRT’si olmak üzere, medyamızın büyük bölümünde Atatürk’ü anlatmak değil, O’nu unutturmak bir misyon haline geldi. 
Eskisi de yanlıştı. Bugünkü de yanlış.. 
Benim Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ile ilgili olarak çekilmiş iki önemli filme çok büyük tutkum vardır. Biri Zülfü Livaneli’nin çektiği Veda isimli film, diğeri Can Dündar’ın hazırladığı Sarı Zeybek belgeseli. Şükürler olsun ki, izleyenlere Atatürk’ü çok güzel anlatan bu iki film, hala bazı televizyon kanallarında hiç değilse 29 Ekim ve 10 Kasım’larda yayınlanıyor.
İkisini de defalarca izledim. Her defasında aynı yerlerinde duygulandım. “Bu ülkede bu adamı sevmeyen, bu adama söven bir insan nasıl olabilir?” diye içimden geçirdim. 
Geçen 29 Ekim’in gecesi, evde kanalları dolaşırken, birinde yine Livaneli’nin “Veda”sını yakaladım. Hane halkını da televizyon başına oturup, bu filmi izlemeye mecbur ettim. 
……..
Olağanüstü bir filmdir Veda.. Atatürk’ün hayatını çocukluğundan başlayarak anlatır. Selanik’teki çocukluğundan itibaren hayatı boyunca hep yanında olan Yaveri Salih Bozuk’un anılarından Mustafa Kemal’i anlatır.
Bu film, Atatürk’ü bir put gibi göstermez. O’nun insani ilişkilerini, rakı içişini, ud dinleyişini,  kadınlara iltifat edişini, gerektiğinde ve coştuğunda sahneye fırlayıp, dans edişini de anlatır. 
Filmin bir yeri var. Her izleyişimde oraya geldiğinde dayanamam. Gözlerim buğulanır, duygusallaşırım. Mustafa Kemal, zamanın padişahının onayı ile, askeri kimliği üzerinde olarak Samsun’a çıkmış, Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’yi örgütlemeye başlamıştır. Ancak bir süre sonra ülkemizi işgal eden emperyalist güçler İstanbul hükümeti üzerinde baskıya başlarlar. Padişah bir ferman yazar, “Mustafa Kemal’in bütün yetkilerinin, rütbesinin alındığını, görüldüğü yerde idam edilmesi gerektiğini” duyurur. 
Mustafa Kemal, Anadolu’dadır. Padişahın emri üzerine üniformalarını çıkartır, sivil giyinir. Artık, Paşa değil, sıradan bir devrimcidir. Bu sırada bulunduğu bölgenin Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in kendisini ziyarete geleceği bildirilir. Çevresindekiler, “Paşam, Karabekir Paşa, Padişahın emriyle geliyor. Sizi tutuklayıp, idam ettirecek. Kaçmalısınız” diye telkinde bulunur. Mustafa Kemal kabul etmez. 
Kazım Karabekir gelir. Mustafa Kemal, sivil elbisesi ile karşısındadır. Karabekir Paşa, esas duruşa geçer, çakı gibi selamını çakar, “Kolordum ve ben emrinizdeyim Paşam” diye tekmil verir. 
……….
Mustafa Kemal, Türkiye’yi kurtarırken, Cumhuriyeti kurup, devrimleri yaparken yalnız değildi. Türk ulusu o dönemlerde böyle değildi. Mustafa Kemal, bütün bir ulusun desteği, yakın çevresindeki çalışma arkadaşlarının, komutanlarının desteği ile Kurtuluş Savaşı’nı kazandı, Cumhuriyeti kurdu, devrimleri yaptı. 
O’nunla ilgili filmleri izleyip, kitapları okuduğum zaman ulaştığım bence çok net bir kanaat vardır… Mustafa Kemal, hayat arkadaşlığı için İzmirli Latife Hanım’ı seçmek yerine, hayatı boyunca kendisine koşulsuz aşık olmuş Selanikli Fikriye ile yaşamını sürdürseydi, 10 Kasım 1938’de 57 yaşında karaciğer sirozundan ölmek yerine en azından 1950’li yıllara kadar yaşardı ve eminim o zaman bugünkü Türkiye de çok farklı olurdu. 
……….
Mustafa Kemal Atatürk kusursuz değildi. Hayatı boyunca hiç hata yapmamış bir fani de değildi. O, Allah’ın bu ulus için özel olarak seçip gönderdiği çok özel bir insandı. O’nu sevmek, O’na bir şey kazandırmaz. Ama O’nu tanıyıp da, O’na sövmek de bir TC vatandaşı için en büyük günah olsa gerektir. Bugün öylesine bölündük ki, bu vatanı kurtaran, bu cumhuriyeti kuran adamı ayrı ayrı anıtlar önünde anacağız. 29 Ekim’de de yazdım. Ne kadar bölünürsek bölünelim, ortak paydamız Cumhuriyet, Atatürk olmalıdır. 
Minnettarız Paşam.. Yattığın yerde müsterih ol.. Kurduğun Cumhuriyet’i her ahval ve şart alında muhafaza etmeyi canımız pahasına görev sayıyoruz. 
Bu yazı toplam 183 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37