1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Leyla Atakan ve arkadaşları bu kentin gerçek evlatlarıydı
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Leyla Atakan ve arkadaşları bu kentin gerçek evlatlarıydı

A+A-

Bir kent için tarih boyunca unutulmayacak günler vardır. Kimisi zafer ve coşku günleri, kimisi acı günler. Tarihe geçmiş günlerin unutulmaması, unutturulmaması, gelecek nesillere bir kent kültürü olarak aktarılması, başta kent yöneticilerinin olmak üzere herkesin görevidir. 

Tarihte pek çok medeniyete kucak açmış olan, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan İzmit’in yakın tarihinde önemli günler vardır. 

28 Haziran 1922, İzmit’in Düşman İşgalinden Kurtuluş Günü’dür, İzmit’in Kurtuluş Bayramı’dır. 

1 Mart 1958, Üsküdar Vapuru’nun büyük bölümü lise öğrencilerinden oluşan yaklaşık 400 yolcusuyla İzmit Körfezi’nde sulara gömüldüğü gündür. İzmit için acı bir gündür. 

17 Ağustos 1999 Depremi, binlerce hemşerimizin enkaz altında kalarak yaşamını yitirdiği, çok büyük bir yıkımın, çok büyük acıların günüdür. 

Bir de 11 Şubat 1971 vardır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı, gerçek bir İzmit hanımefendisi, İzmit Belediye Başkanı Leyla Atakan ve meclis üyesi arkadaşları İsmail Kolaylı, Abdurrahman Yüksel ve Feridun Özbay’ın, Gölcük Yolu’nda bir toplantıdan dönerken geçirdikleri trafik kazasında ölüm tarihidir. 

İzmit’te bu acı olayın ardından 1972 yılından bu yana Leyla Atakan ve arkadaşları için anma törenleri düzenlendi. Ancak ilimizdeki siyasi iklim değişince Leyla Atakan ve arkadaşları için anma töreni düzenlenmesi nedense kimilerine zul geldi. 11 Şubat 1971’de ölenler, adeta CHP’li oldukları için anılmak istenmedi. 

Bugün, Leyla Atakan ve arkadaşlarının 47'nci ölüm yıl dönümü. 

Büyük bir anma programı düzenleneceğini sanmıyorum. 

Zira, nedeni bellidir. 

İzmit’i yönetenler, bu kentin ruhunu, kişiliğini, tarihini bilmedikçe ve özümsemedikçe, bu kentin değerleri bir bir yok olmaya yüz tutacaktır. 

İzmitlilik işte bunun için çok önemlidir. 

Bu kentte hemşeri dernekleri, kopup geldikleri Anadolu kentlerinin, hatta ilçelerinin düşmandan kurtuluş yıldönümlerini görkemli törenlerle, eğlence geceleriyle kutlar; davul zurna eşliğinde halay çekilir, horon tepilir, zılgıt salınır, gerdan kırılır. Ama sıra İzmit’e gelince, ortada kimse olmaz, kimsenin sesi çıkmaz. 

Varsın öyle olsun. 

Biz kendimize yeteriz. 

Biz her 11 Şubat günü, Bağçeşme’ye çıkar, rahmetli Leyla Atakan ve arkadaşlarının mezarına birer karanfil bırakırız. 

leyla-atakan-001.jpg

İNÖNÜ’NÜN BAĞÇEŞME ZİYARETİ- Türkiye Cumhuriyet tarihinin ikinci adamı merhum İsmet İnönü ve eşi merhum Mevhibe Hanım, 1 Temmuz 1971 tarihinde İzmit’e gelerek, Bağçeşme’de Leyla Atakan’ın kabrinde dua etmiştir. (Fotoğraf: İsmail Küçük)

Piyangocu Niyazi 

İzmit Fethiye Caddesi'ne yolunuz her düştüğünde muhakkak görürsünüz Milli Piyangocu Niyazi Erkan'ı. 
Piyangocu Niyazi, aynı zamanda sosyal medyayı çok iyi kullanır. İkramiye çıkan biletleri anında yayınlar. Ama bu kez, sosyal medya kullanımında ondan hızlısı çıktı. CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Piyangocu Niyazi’den kazı kazan aldı ve mütevazı bir ikramiye kazandı. Bu anı da sosyal medya hesabından, “Yılların eskitemediği Niyazi Ağabeyimiz ile biz de şansımızı deneyelim dedik ve ilk çekilişimizde talih kuşu mütevazı bir şekilde başımıza kondu. Siz de Niyazi Ağabeyimizi es geçmeyin, şanslı gününüzde olmasanız bile selam verir, hoş sohbetine mazhar olursunuz.” ifadesiyle duyurdu. Fatma Hanıma, siyasi yaşamında da bol şans diliyorum.

piyangocu-niyazi.jpg

HÜRRİYET’İN ŞANSI- CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Piyangocu Niyazi’den şansını deneti, mütevazı bir ikramiye kazandı. 


107 yıllık Bahçecik kartpostalı

Yaşadığımız Kocaeli toprakları, Kurtuluş Savaşı’na kadar Müslüman Türklerin yanı sıra Ermeni ve Rumların da vatanıydı. İzmit’te bugünkü Kozluk Mahallesinde yerleşik olan Ermeniler ve Rumların ticarethaneleri ise yine bugünkü Şahabettin Bilgisu Caddesiydi. Bu caddede Ermeni ve Rumlardan kalan binalar zaman içinde bir bir yok olup gitti. Kalan birkaç bina da gitti gider. 

Ermeni ve Rumların iki büyük yerleşim yeri daha vardı. Akmeşe ve Bahçecik… Kurtuluş Savaşı’nın ardından bu toprakları terk edip gitmek zorunda kaldılar. Onlardan geriye pek az doküman kaldı. Bunlardan biri de Ermenice adı ‘Berdizag’ olan Bahçecik’ten postaya verilmiş bir Ermeni kartpostalı. 1911 tarihini taşıyan 107 yıllık kartpostal renkli. Bir annenin kızını karda kaydırırken gösteren kartpostaldaki pulda Osmanlı damgası bulunuyor. 

Kartpostalları seviyorum. Dönemini bugünlere taşıyan en önemli dokümandır kartpostal. Ama artık sevdiklerimizle cep telefonundan görüntülü konuşabiliyoruz. Ve artık, hayatında hiç mektup yazmamış, sevdiklerine hiç kartpostal göndermemiş bir nesil yetişti. Yeni nesil için bu yazılar bile hiçbir şey ifade etmiyor. Bundan sonraki neslin nasıl bir teknolojiyle buluşacağını ise kestirmek bir hayli zor. 

bahcecik-kartpostali.jpg

BERDİZAG- Başiskele Bahçecik beldesi, 100 yıl önce bu bölgenin en önemli yerleşim yeriydi. Nüfusun büyük bölümünü Ermeniler oluşturuyordu. Bu kartpostal da Bahçecik’ten postaya verilmiş. Üzerindeki tarih 1911’i gösteriyor. 

İzmit’i 4 imparator başkent olarak kullandı

Roma İmparatorluğu'nun, Roma ve İstanbul'dan sonra, üçüncü başkenti, İzmit’tir.

Büyük Roma İmparatorluğu ile ilgili ilk kayıtlara M.Ö 753 yılında rastlıyoruz. M.S. 284 yılına kadar yani 1037 yıl boyunca imparatorluğun başkenti Roma'dır.

Roma İmparatorluğu'nun Bizans dönemi ise 330 yılında başlar ve 1453 yılında sona erer. Bu 1123 yıllık dönemde başkent İstanbul'dur.

Bu iki rakamı dikkatle gözlemlediğimiz zaman yani 284 - 330 yılları arasında bir boşluk görülmektedir. Nedense tarih kitaplarının tümünde bu 46 yıllık dönemde Roma İmparatorluğu'nun başkentinin neresi olduğu açık açık zikredilmemektedir.

Roma İmparatorluğu'nda 235 yılından itibaren yukarıda bahsettiğimiz 284 yılına kadar geçen süre içinde tam bir kaos yaşanır. Bu dönemde tam 22 imparator gelir, gider. Ortalama hüküm süreleri 2,5 yıl kadardır. Genellikle imparatoru korumakla görevli olan komutanlar, imparatoru öldürerek yerine geçerler ama kısa bir süre sonra da kendileri aynı akıbete uğrarlar.

284 yılında İmparator Numerian, Pers seferi sırasında hastalanır ve İzmit (Nikomedia) önlerine geldiğinde ölür. Ülkedeki karmaşaya son vermek isteyen ordu, süvari birlikleri komutanı Diocletian'ı imparator ilan eder. Taç giyme töreni de 1 Nisan günü İzmit'te yapılır.

Diocletian imparatorlukta son yirmi yılda yaşananların şahididir. İlk iş olarak askeri komutanları yanından uzaklaştırır ve onları ülkenin çeşitli yörelerine dağıtır. Askeri ve sivil otoriteyi birbirinden ayırarak vesayet sistemini yok eder. Mali sistemi düzenleyerek ekonomik yapıyı güçlendirir.

Ama başka bir şey daha yapar. Büyük Roma İmparatorluğu'nun başkentini Roma'dan İzmit'e taşır. Yani 284 yılından başlayarak Roma İmparatorluğu İzmit'ten yönetilmeye başlanır. Önce imparatorluk sarayı yenilenir ve imparatoriçe için bir bölüm eklenir. Bugün çok küçük bir parçası kalan İzmit surlarını tamir ettirir. Küçük bir hipodrom inşa ettirerek halkın eğlenmesini sağlar.

330 yılında İmparator Büyük Konstantin, başkenti Yeni Roma'ya yani Konstantinople'a (İstanbul) taşır. Bu tarihe kadar 46 yıl içinde dört Roma imparatoru; Galerius, Maximin Daia, Licinius ve Konstantin İzmit'i başkent olarak kullanırlar.
Üzülerek ifade etmek gerekir ki, özellikle son 50 yıl içinde İzmit'te koca bir tarih yok olmuştur. Ancak son on yıl içinde özellikle Roma dönemine ait eserlere sahip çıkılarak Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi kurulmuştur.

Müzedeki devasa Herkül heykeli ve bahçedeki yaz, sonbahar ve kışı temsil eden heykeller çok dikkat çekmektedir. Bugün artık İzmit'te bulunan her tarihi eser dikkatle korumaya alınmaktadır. 
(R.Dikici, Büyük Konstantin, Helena ve Fausta, s. 8 ve 12)

Bu yazı toplam 1645 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.