1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Leylekler de gitti ama …
Leylekler de gitti ama …

Leylekler de gitti ama …

Cuma günü sabaha karşı,  sanki yıldırım bizim evin üzerine düşmüş gibi müthiş bir şimşek aydınlığı, arkasından patlayan ürkütücü gök gürültüsü ile yatağımdan fırladım. Saat 06. 00 sıraları. Bunca yıllık

A+A-

Cuma günü sabaha karşı,  sanki yıldırım bizim evin üzerine düşmüş gibi müthiş bir şimşek aydınlığı, arkasından patlayan ürkütücü gök gürültüsü ile yatağımdan fırladım.

Saat 06. 00 sıraları.

Bunca yıllık ömrümde, İzmit’te böylesine şiddetli, hani bırakın “Bardaktan boşananı” “İtfaiye hortumundan sıkılıyormuş” gibi bir yağmur görmemiştim.

Hem çok yağdı, çok şiddetli yağdı, hem çok uzun süre yağdı.

Televizyonlarda uydu sistemleri kesilmişti.  Kitap okudum, kendime kahvaltı hazırladım. Hava öylesine kabus gibiydi ki,  aydınlanamıyordu.

Saat 07. 30 gibi evden çıkarken, hala şiddetli yağmur devam ediyordu.

İzmit’i dolaştım ve bir kez daha şehir merkezinde yapılan altyapıyı takdir ettim. İnönü Caddesi, Hürriyet, Cumhuriyet Caddeleri, Alemdar, İstiklal, Akça Cami Caddeleri... Yol kenarlarında bile su birikintisi yoktu.

Büyükşehir Belediyesi ve İSU, bu alt yapı işine ne kadar para harcadıysa, helal olsun.

Sefa Sirmen Yuvacık Barajı ile, Karaosmanoğlu dönemi de, İzmit’teki altyapı ile anılacaktır.

Gazeteye geldikten sonra, ilimizin her köşesinin İzmit merkezi kadar iyi alt yapıya sahip olmadığının farkına vardım. Kentin her yerinden telefonlar yağıyordu.

Kartepe’nin, Derince’nin pek çok bölgesinde, afet yaşanıyordu. İnsanlar sel sularının altında kalmıştı. Perişandı. Yardım istiyorlardı.

Gölcük sırtlarında, Selimiye Köyü yakınlarında yıllardır o bölgede doğayı mahveden taşocakları yüzünden yollar çökmüş, insanlar mahsur kalmışlardı.

Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda alt yapı adına İzmit ve Gebze’de çok önemli işler yaptı. Böylesi şiddetli bir yağmurda İzmit’in, Anıtpark’ın, şehir merkezinin 42 Evler’in sel baskınına uğramaması, gerçekten takdire değer bir olaydı. Ama Kartepe, ama Derince, ama Gölcük sırtları...

Artık buralarda da alt yapı adına bir şeyler yapmak gerekiyor.

Asıl büyük sorun elektrik.

Geçen perşembeyi cumaya bağlayan gece Gölcük bölgesinde elektrikler kesildi. Abartma yok. Tam 10 saat... Gölcük merkez, Değirmendere ve çevredeki onbinlerce insan, tam 10 saat elektriksiz kaldı.

Sedaş yetkilileri yazın elektrikler kesildiğinde “Klimalar çalıştırılıyor, Trafolar yetmiyor” diyorlardı. Klimalar kapandı.

Yazın son günlerinde ilimizin bazı bölgelerinde elektrik arızaları artınca, Sedaş’ın bahanesi yine hazırdı:

“-Leyleklerin göç zamanı. Direklerin üzerine konuyorlar, trafoları patlatıp, hatları kopartıyorlar. Bizim suçumuz yok. Leylekler elektrikleri kesiyorlar”

Leylekler de gitti.

Şimdi neyi bahane edecekler?...

Kocaeli gibi bir kentte, Gölcük gibi bir ilçede 10 saat elektrik kesilir mi?... 10 saatin sonunda bölgeye elektrik verilmiş. Ama öyle yetersiz, öyle baştan savma çalışıyorlar ki, elektrikler bir gidip, bir gelmiş. Voltaj bir inmiş, bir çıkmış. Gölcük’te insanların çok büyük zararı var. İş kaybı var.

Elektrik kesikken, Sedaş’a ulaşılamıyor. Vatandaşın çektiği sıkıntı, özelleştirilmiş Sedaş’ın umurunda bile değil. Halkı yok sayıyorlar. Onlar, fatura çıkartsın, çatır çatır halktan para toplasınlar. Faturasını ödemeyi bir gün geciktiren garibanın hemen elektriğini kessinler.

Öyle altı ay, bir yıl da değil. Bu kent, 3 yılı aşkın süreden beri Sedaş çilesini çekiyor.

Akçez firması, Çek firması ile Türk ortağı, bu kentten çok büyük para kazanıyor. Ama bu kente zerre kadar değer vermiyorlar.

Yeterli bakım, onarım ekibi yok. Yatırım yok. Hiçbir şey umurlarında değil.

Üstelik bu Sedaş’a kimsenin sözü geçmiyor.

Hava sıcak, klima çalıştı, elektrik kesik...

Rüzgarın hızı biraz yükseldi, ağaç dalları tellere değdi, elektrik kesik.

Leylekler göç ederken tellere kondu, elektrik kesik.

Burası, Türkiye’nin kalbi. Burası, üreten kent. Bir de çıkıp, “Yerli otomobil fabrikası da Kocaeli’ye kurulsun” diyorlar.

Kartepe’de her gün elektrik kesik. Derince Yenikent’te elektriğin var olduğu süre, yok olduğu süreden daha kısa.

İzmit’te her gün farklı bölgelerde arızalar var, elektrik kesiliyor.

Koskoca Nihat Ergün’ün, haşmetli Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu’nun, AKP’nin bunca milletvekilinin, Belediye Başkanının, il başkanının bu adamlara sözü geçmiyor.

Vurun artık yumruğunuzu masaya. Çekin Sedaş’ın Türk ve Çek patronlarını, “Bu iş böyle gitmez” deyin. Adam gibi hizmet verin, ya da sizin elinizden bu Sedaş’ı alırız diye rest çekin.

Önümüz kış... Havalar soğuyacak, saatler geri alınacak, günler kısalacak. Yine bu şehrin her yerinde gece aydınlatması sorunu çıkacak. Yine bu şehrin her yerinde elektrikler kesilecek. Arızalar, saatler sürecek. Arıza onarılacak, voltaj düşecek.

En son Zeki Aygün, “Sedaş sorununun çözümünü üstlendim. Bütün ilçelerden rapor istedim. Üzerlerine gideceğim” demişti.

Haydi Sayın Aygün, haydi Sayın Şeker, Sayın Işık...

Haydi Sayın Bakanımız Nihat Ergün, İl Başkanımız Civelek, Büyük Başkanımız Karaosmanoğlu.

Gidin Sedaş patronunun masasına artık yumruğunuzu vurun…

Geçen gün, Gölcük 10 saat elektriksiz kaldı.

Gerekçe yok, izahat yok...

Üstelik leylekler de göçüp gitti.

Sedaş’ın artık bahanesi yok.

Bu haber toplam 981 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.