1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Mahsun’un son filmi
Mahsun’un son filmi

Mahsun’un son filmi

Hürriyet’de Ahmet Hakan; Sabah’ta Hıncal Uluç, Mahsun Kırmızıgül’ün son filmi olan “New York’ta Beş Minare” isimli filme gidip, izlemişler, geçen hafta köşelerinde yazmışlardı. Ahmet Hakan

A+A-

Hürriyet’de Ahmet Hakan; Sabah’ta Hıncal Uluç, Mahsun Kırmızıgül’ün son filmi olan “New York’ta Beş Minare” isimli filme gidip, izlemişler, geçen hafta köşelerinde yazmışlardı.

Ahmet Hakan beğenmemiş. Sert eleştirmişti. Hıncal Abi çok beğenmiş, filmi ve Mahsun’u yere göğe sığdıramamıştı. Şu sıralar, Türk Medyasında entel-küntel köşe yazarlarının önemli konularından biri Mahsun’un filmi. Bana da hafif, suya sabuna dokunmayan bir “Pazar yazısı konusu” gerekiyordu.

Onlardan ne eksiğim var.. Geçen hafta içinde çarşamba günü eşimle birlikte N City sinemalarına gidip, Mahsun’un filmini izledim. Merak ediyorsanız, bir de benden dinleyin.

Mahsun Kırmızıgül’ü bir şarkıcı olarak beğenmeyenlerdenim. O’nun kendi yaptığı şarkıları, dizi filmlerini dinlemedim, izlemedim. Bende uyandırdığı izlenim, yapmacık olduğu yönündedir.

Ama birkaç yıl önce, Türk Halk Müziği’nin çok seçkin parçalarından oluşan  Neşet Ertaş, Aşık Veysel derlemesi türkülerle örülmüş-içlerinde Mahsun’un kendi bestesi yoktu- bir kaset çıkarttı. Mahsun’un olağanüstü yorumladığı o müthiş türkülerle dolu kaseti; iki yıl hergün dinledim, arabada bağıra bağıra söyledim. Hala arabamda en üstte duran kaset budur.

Bu türkü kaseti ile birlikte Mahsun Kırmızıgül’e biraz saygı duymaya başlamıştım.  Sinemaya olan özel ilgim ve merakım nedeniyle, Mahsun Kırmızıgül’ün yazan ve yöneten olarak imza attığı filmleri de izliyorum.

New York’ta Beş Minare, Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı en iyi film değil. Eğer izlemeye gidecekseniz, çok büyük beklenti içinde olmamanızı tavsiye ederim. Sıkılmadan, sonunu merakla bekleyeceğinizi de garanti edebilirim.

Aslıda bu filmleri gerçekten ve tamamen Mahsun Kırmızıgül mü yapıyor, merak ediyorum. Kamera çok hareketli kullanılıyor. Kurgu çok başarılı. Sinema filmlerinde sokak sahneleri çekmek kolay iş değildir. New York’ta Beş Minare filmini izlerken, bir Türk ekibinin New York’a gidip, ana caddelerinde böylesine hareketli aksiyon sahneleri çekmiş olmasından gurur duydum.

Filmde bazı sahneler abartılı ve gereğinden fazla uzun. Mahsun Kırmızıgül ile Mustafa Sandal’ın oyunculukları bence yapay kalıyor. Filmin kastında- role oyuncu seçimi- Amerikalı kadın ve erkek oyuncular çok iyi seçilmişler.

Ali Sürmeli- filmdeki rolü kısa ama- yine müthiş. Hele Ali Sürmeli’nin içinde bulunduğu bir zikir sahnesi var, sinema salonunda koltuğa yapışıp kalıyorsunuz.

New York’ta Beş Minare, görsel anlamda övgüyü hak eden bir film. Bizim insanımız yerli film denince, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan filmleri ile Recep İvedik filmlerinden başkasını tanımıyor. Mahsun’un filmini, koca salonda 25-30 kişi ile izledim. Oysa, o absürt komedilerde, filmin vizyona girişinden iki hafta sonra bile yer bulmak için tanıdık sinemacıdan torpil yapmak gerekiyordu.

New York’ta Beş Minare filminde çok fazla gizli mesaj aramanın saçmalık olacağını düşünüyorum. Dinci terörü mü övüyor, haklı buluyor, Atlantik ötesindeki cemaat liderini temize mi çıkartıyor. Kocaeli Polisine yağ mı çekiyor türünden mesajlar aramaya kalkarsanız, filmden tat alamazsınız. Bence filmin böylesi hedefleri ve mesajları da yok. Konusu çok gerçekçi değil. Biraz kaba bir masal gibi geldi bana.

Ama bu filmde bir Haluk Bilginer var ki, sırf O’nun oyunculuğunu görmeniz için bile izlemenizi öneririm. Haluk Bilginer, bugüne kadar üstlendiği her rolün hakkını çok iyi vermişti. Komedi oynadı, dram oynadı, macera oynadı, iyi adam, kötü adam oldu.

Mahsun’un filminde Hacı Gümüş’ü oynuyor. Gözüktüğü ilk sahneden itibaren müthiş. Hacı Gümüş’ü oynamıyor, adeta yaşıyor. Bu film bir Hollywood yapımı olsa, eminim Haluk Bilginer, Hacı Gümüş rolü ile en azından Oscar’a aday gösterilirdi.

Hacı Gümüş’ü Haluk Bilginer kendisi seslendiriyor. Kuşkusuz bu günümüzde çok önemli değil. Ama Bitlis şivesi ile seslendiriyor ki, herhalde doğma büyüme Bitlisli bu şiveyi bu kadar iyi kullanamaz.

Mahsun, önceki filmlerinde olduğu gibi, bu filminde de ucundan kıyısından Kürtlüğünü ortaya koymuş. En azından filmin bir bölümünde Kürtçe konuşturmuş. Filmin sonlarındaki Bitlis sahneleri, New York sahnelerinden çok daha çarpıcı ve güzel.

Filmi baştan sona çok dikkatli izleyenler için final pek sürpriz değil. Ama etkileyici bir finalle bitiyor. Türkiye gerçeği, doğu gerçeği sinema perdesinde sizi adeta çarpıyor.

Size aman Mahsun’un filmini mutlaka izleyin, kaçırmayın demiyorum. Çünkü, gidip hayal kırıklığı yaşayıp, bana sövmeniz de mümkün.

Ama sinemaya gidin. Tembellik yapmayın. Nasıl olsa bu film yakında televizyonda oynar, evde oturup bedava izlerim diye düşünmeyin. Sinema çok farklı. Bir de emeğe saygı olmalı. Bu filmler kolay çekilmiyor. New York’ta Beş Minare’nin maliyeti 11 milyon Dolar. Türk sineması artık böyle filmler yapabilecek seviyeye geldi. Ama bizim filmlerimiz, Hollywood filmleri gibi dünyanın her ülkesinde gösterilmiyor. Dünya televizyon kanallarına satılmıyor. Maliyetin çıkması, yapımcının kazanması için sinemalarda izlenmesi gerekiyor. İzmit’te artık güzel sinemalar var. N City, Özdilek, Arasta Park, Dolphin, Belsa sinemaları rahat salonlarda size keyifle film izleme imkanı sunuyor. Sinema bileti 6-7 TL. Hafta içi günlerde indirimler var. Bayramda büyükleri ziyaret ettikten sonra, bir sinema, bir film seçin. Eminim keyif alacaksınız.

Bu haber toplam 1260 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.