Kocaeli 20°C- 18 Eyl, 2014-
01 04 07, 05:00 TSİ
01 Nisan 2007, 05:00 TSİ
yazarın sayfasına git
Ali GÜNDOĞDU

Güneş en güzel nereden batar?

Karakol baskınları, kahpe pusular…
Terhise giden savunmasız askerlerin kurşuna dizilmesi…
Kundaktaki bebelerin karnındaki Kalaşnikof delikleri…
Bayrağa sarılı tabutlara kapaklanmış analar, babalar, kardeşler; eşler, yavuklular…
Ve duvarda asılı kalan mavi bereli fotoğraf… Çerçevesinden, eve gönderilirken dişlerinin arasına sıkıştırılmış künyesi sarkıyor…

Bir kalemde geçtik bunları.
Sanki hiç olmamış gibi…
Onların katillerini bando mızıkayla karşıladık.
Sınır kapısına, ayaklarına savcı, hakim gönderdik.
Örgüt üyesiydiler. Pişman değildiler.
Serbest bıraktık…
Kanunu kitabı bir yana bıraktık.
Ergenekon’da ise tam tersi oldu.
Bu ülkenin ne kadar yurtsever, aydın, Atatürkçü insanı varsa içeriye tıktık.
Onlar hala demir parmaklıklar ardında ve neyle suçlandıklarını dahi bilmiyorlar.
Güneşe hasret. Dört duvar arasında…
Onlardan biri de meslektaşımız Mustafa Balbay…
Parmaklıklar ardında, “Güneş en güzel nereden batar?” diye sormuş ve bakın duygularını nasıl anlatmış:

Güneş en güzel nereden batar?
Aklıma bir çırpıda onlarca yer geliyor ama bu soruya verilebilecek en kestirme yanıt şudur:
İnsan eli değmemiş her yerden!
Denizden, ormandan, dağdan, ovadan... Silivri’de en uzun günlerde bile güneş saat 18.00’den sonra havalandırmayı terk ediyor, duvarların arkasından batıyor.
Ya sonra?
Duvarların dibinden günbatımı izlenmez mi?
İzlenir...
Üstelik güzel yerden...
Bulutların sırtından ve tel örgülerden...
Günbatımına doğru güneşin bulutlarla buluşması gökyüzünü beyazdan kırmızıya ton ton t-onlarca renge büründürür. Seyrine doyum olmaz.
Bulutlar zaten insanın iç dünyasıyla örtüşen bir dizi şekli çağrıştırır. Onların üstüne bir de ışık yağmuru yağdı mı, gökyüzü kocaman bir sahneye döner. Üzerinize gelmekte olan bulutlarla gitmekte olan güneş neredeyse her saniye değişen çağrışımlarla dans eder.
Tel örgülerde batış ise ilk bakışta itici gibi gelse de güneşle değişik bir buluşma yeridir. Tellerin rengi kızıla çalar. Hele diken yerleri... İncecik lamba gibi parlar. Adeta süs demetine bürünür.
Dakikalar ilerledikçe tellerdeki güneş ışıkları da renkten renge girer. Sanki tellerin ışık damarları vardır. Süzüle süzüle gidip gelir.
Gökyüzünde bulutlar yoksa teller ayrıca öne çıkar. Mavi derinliğin önünde iskele gibi durur. Arada esen rüzgâr, kokusuzdur ama sınır tanımadan gelip geçmesi insanın sadece yüzüne değil ruhuna da dokunur.

Bir de martılar...
Hayatımızdaki artılar...
Seyrek geçen martılar...
Genellikle akşamüzeri beliriyorlar gökyüzünde. Deniz çok uzakta değil diyorlar, süzülerek üzerimizden geçerken. Kanat altlarına vuran güneş, için için yanan bir ocak gözüne dönüşüyor.
Gökyüzü bulutluysa, onları martılar taşıyormuş gibi geziniyorlar. O zaman güneşin kırılan renkleri bulutlarla martılar arasında saklambaç oynuyor.

Özgür günlerde onca koşuşturmanın arasında, yaz akşamları güneşin batışına yetişmeye çalıştığım günler olurdu. ODTÜ ormanından batışına doyum olmaz.
Her hali güzeldir.
Güneş yeryüzüne doğru eğildikçe bütün sahne milim milim değişir. Güneşin kızıllığıyla yanan bulutların etrafında beliren gece mavileri şık bir uğurlamaya gelmiş gibidir.
Güneş dağın arkasına indikten sonra ufuk çizgisinden gökyüzüne yükselen mavi tonlar dakikalarca korur canlılığını...
Gün batımları aynı zamanda gün doğumudur...
Latin Amerika gezim sırasında, oradaki saat farkı nedeniyle Türkiye ile haberleşmem hiç de kolay olmuyordu. Arjantin’de gün çekilip hava kararmaya başladığında Türkiye’de tan yeri ağarmaya yüz tutuyordu.
Gezi bitip Türkiye’ye döndükten sonra ne zaman gün batımı izlesem, güneşi uğurlarken hep şöyle düşünürüm:
Sevgili güneş, burada batıyorsun ama aslında doğuyorsun. Sen bize gece mavisini bırakırken yeryüzünün öteki coğrafyalarında seni karşılamaya hazırlananlar var.
Silivri’de bulutların altından, tellerin arasından güneşi uğurlarken de aynı şeyi düşünüyorum.
Sevgili güneş, biz sana batıyorsun diyoruz, ama doğru değil, yeryüzünün öteki coğrafyasına gidiyorsun...
Yine geleceksin...

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !