Tatil yapmak herkesin hakkı. 5 gün, 6 gün çalışıyorsan 1 veya 2 gün de dinleneceksin. Aralıksız çalışan kişiden belli bir süre sonra performans beklemek olanaksız. Bu nedenle Cumartesi ve Pazar günleri pek çok kişi için keyif yapma, dinlenme günü. Memur, işçi, öğrenci hafta sonunda dinleniyor. Ama bazı meslekler süreklilik gerektirir, hafta içi, hafta sonu ayırımı olmaz. Tatil haftanın tüm günlerine yayılır...
Emniyet güçleri Pazar günü çalışmasa olur mu?
Fırıncı hafta sonu tatili yapsa, Pazar kahvaltısında sıcak ekmeği nereden alacağız?
Alışveriş merkezlerinde çalışanların en yoğun dönemi, pek çok kişi için tatil anlamına gelen Cumartesi ve Pazar günleridir.
Habercilerin de sabit tatil günü olmaz. Özellikle televizyon habercilerinin hiç olmaz. Çünkü onlar “Son dakika” haberlerini verir.
Türkiye televizyonlarında çok sayıda haber kanalı var. NTV, CNN Türk, Kanal 24, Habertürk en önemlileri. Hepsini saymaya kalksak 10'u geçer.
Geçtiğimiz Cuma gecesi burnumuzun dibindeki Suriye'de büyük olaylar meydana gelmiş. Hükümet güçleri Humus şehrine girip 300'e yakın muhalifi öldürmüş. N. Y. Times, Washington Post gibi gazeteler bu olayın haberini Cumartesi baskılarında vermişler. Cumartesi sabahı televizyonu açtım haber kanallarını dolaşıyorum. Yemek programı, magazin programı, bir gün öncesinin bayat haberleri. Öğlen saatine kadar tek kelime Suriye haberi yoktu. Belli ki haber kanallarımız topyekun tatil yapıyor. İki üç kişiyi nöbetçi bırakmışlar yayına devam ediyorlar.
Geçtiğimiz haftalarda bir Cumartesi günü Marmara’nın büyük bölümünde saatlerce elektrik kesilmişti. O gün de haber kanallarını dolaşmıştım. Saatlerce tek bir haber yapamadılar. Bazılarında kısa bir alt yazı geçti. Ama kesintinin sebebini ne kadar süreceğini bildirmediler.
Hafta sonu tatil yapan haberciler Pazartesi günü işe geldiklerinde elektrik kesintisini anlatmaya başladılar. Suriye'de Cuma günü meydana gelen olayları da yine Pazartesi günü ele alırlar…
Ne kadar rahat kaçmış?
Türkiye'de polis ve jandarma son yıllarda uyuşturucu konunda çok başarılı operasyonlar yapmaya başladı. Bu operasyonlarda önemli miktarlarda uyuşturucuya el koyulurken genellikle ticaret zincirinin son halkasındaki “Torbacı” tabir edilen sokak satıcıları ya da malı nakleden kişiler, şoförler, küçük aracılar yakalanıyordu. Uyuşturucu Baronu olarak tanımlanan, bu işlerin büyük patronları genellikle ortaya çıkmıyordu.
Yaklaşık bir yıl önce, 28 Ocak 2011 tarihinde İstanbul'da yapılan büyük operasyonda 281. 5 kilo kokain ele geçti. Daha önemlisi, bu malın sahibi olmakla suçlanan Mehmet Sait Özmen isimli Baron da yakalanmıştı.
Uyuşturucu Baronu olmakla suçlanan Özmen hakkında 51 yıl hapis cezası isteniyordu. Silivri Cezaevinde tutukluydu. Özmen, geçen gün vefat eden kardeşinin cenazesine katılmak için özel izinle cezaevinden çıktı. Daha önce bu tür özel izinlerle çıkartılan tutuklu sanıkların jandarmalar tarafından nasıl titizlikle takip edildiğini hep gördük. Örneğin Doğan Yurdakul, eşinin cenaze töreni için cezaevinden izinle çıkartılmıştı. Mezarlık'ta eşinin mezarına toprak atarken bile jandarmalar hemen dibindeydi.
Ama uyuşturucu Baronu Mehmet Sait Özmen, kardeşinin cenaze töreni için cezaevinden çıktıktan sonra kendisini takip eden jandarmaları uyutup, kaçmayı başarmış.
Çok büyük bir skandal... Bunca çete davalarının gündemde olduğu Türkiye'de bu firarın sırrı mutlaka çözülmelidir. Bu iş, basit bir ihmal ya da dalgınlık sonucu olamaz. Uyuşturucu Baronu Mehmet Sait Özmen'in kaçmayı nasıl başardığı, kimlerin kendisine yardımcı olduğu bulunmalıdır.
Bu yıl su sıkıntısı olmaz
Bölgemizin alışık olmadığı yoğunluktaki kar yağışı pek çok konuda yaşamı olumsuz etkiledi. Meteoroloji'nin öngörülerine göre, önümüzdeki haftalarda Sibirya'dan yeni soğuklar yeni kar yağışları da gelecek.
2011 yılının yaz ve sonbahar dönemini bir hayli kurak geçirmiştik. Yuvacık Baraj Gölü'nde su seviyesi düşmüş, Sapanca Gölü'nden takviye su alınmıştı. Su sorunu, sadece ilimizin sorunu değil. İstanbul ve diğer büyük illerde de su sıkıntısının kuvvetli sinyalleri geliyordu. Bu kar yağışları en azından 2012 yılı sonuna kadar su sorununu ortadan kaldırdı.
Dahası, ziraatçiler Türkiye'nin bu kış aldığı yoğun kar nedeniyle, özellikle tahıl rekoltesinde büyük patlama bekliyorlar. Türkiye bu yıl rekor düzeyde buğday hasat edebilecek. Kar yağışının meyve ağaçlarını da kuvvetlendirdiği belirtiliyor.
Karlı günlerin yaşamsal sıkıntıları oldu. Ama bu külfetin nimetleri de olacak gibi gözüküyor...




















Yorumlar
Izmitli- Nahit bey yaklaşık olarak onbeş gün hüseyin paşa camiinin imamının olmadığı günlerde maalesef mahalle sakinleri tarafından eda edilen namazların izmit müftülüğüne haber vermemize rağmen hiç ilgi gösterilmemiştir ayrıca telefonada cevap vermemişlerdir,sizin mahalle sakinleri olarak bu konu hakkında duyarlı olup gereken hassasiyeti göstereceğinizden şüphemiz yok şimdiden teşekkür eder saygılarımızı çukurbağ mah,adına iletmeyi borç bilirim saygılarımla.
Yanıtla Beğen 05 Şubat, 17:16