Eskiler; “Bir adamı yolda tanıyacaksın” derlerdi.
Benzer şeyler söylenir. Okul arkadaşlığı önemlidir örneğin. Bizim insanımız için asker arkadaşlığı da unutulmazlardan biridir.
Hiç kimsenin oralara düşmesini istemeyiz ama, cezaevi arkadaşlığını da anlatırlar. Özgürlükleri kısıtlanmış insanların birbirlerine can güvendiklerinden söz ederler.
Önemli olan bir şeyleri paylaştıktan sonra birilerini tanımak mı olmalıdır?
Ya olumsuzluk yaşanmışsa ne olacak?
Öyleyse uyanık olunmalı, öncesinde tanımaya çalışılmalıdır bence. Gözlemlere, deneyimlere dayalı tanımlamalar yapılmalı ve insanlar bu anlamda böyle sınıflandırılmalıdır. Kısacası, herkes birbirini iyi tanımalı. Hele hele yaşadığımız şu son dönemlerde çok çok iyi tanımalı!..
Fıkrayı bilirsiniz;
Bir davada tanıklık etmesi için yaşlı bir kadını çağırır yargıç. Tanık kadın yerini aldıktan sonra, davalının avukatı kadına yaklaşır ve sorar; ”- Bayan Jones... Beni tanıyor musunuz? Yaşlı kadın şöyle bir bakar ve yanıtlar avukatın sorusunu;
“- Bay Williams sizi elbette tanıyorum. Hem de çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız.”
Mahkeme salonunda buz gibi bir hava eser ama yaşlı kadın susmaz;
“-Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız...” Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şoktadır. Herkes birbirine şaşkınlıkla bakmaktadır. Hiç kimsenin aklına yaşlı kadına bir şeyler söylemek gelmez bile. Davalının avukatı işi kurtarmak, kendisini temize çıkarabilmek için bir yol arar kendince ve yaşlı kadına yeniden dönerek; ”- Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?” Yaşlı kadın yeniden konuşmaya başlar; ”- Elbette tanıyorum. Çocukluğumda ona dadılık yapmıştım.”
Salonda yeni bir şaşkınlık dalgası dolanır. Yaşlı kadının ne söyleyeceğini herkes merakla beklemektedir.
Kadın devam eder;
“Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor… “
Bu sözlerden sonra mahkeme salonunda bir uğultu başlar. Yargıç da şaşkındır. Kendini toparlar ve kürsüye vurup herkesi susturur. Daha sonra da iki tarafın avukatını yanına çağırıp sessizce, kulaklarına fısıldayarak şunları söyler; ”- Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de perişan ederim…”
Herkes birbirini iyi tanısın derim ben…




















Toplam yirmi yorumu onaylanan kullanıcılar güvenilir kullanıcı imzası alıp onay sırası beklemeden anlık tartışmalara katılabilirler.
Bir konuya iki dakika içerisinde sadece bir yorum yazabilir. Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayına verilmez.
Yorumlarınızdan ötürü doğabilecek hukuki sonuçlarından tarafımız sorumlu değildir. Yorum kuralı detayları için buraya bakınız.