Kocaeli 27°C- 22 Tem, 2014-
06 10 12, 00:00 TSİ
06 Ekim 2012, 00:00 TSİ
yazarın sayfasına git
İsmet ÇİĞİT

Hiç içime sinmiyor

Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın özellikle eğitim alanında bir şeyler yapmak, ailesinin olanakları sınırlı başarılı öğrencilere destek bulmak konusunda çok samimi olduğundan kuşku duymuyorum. Geçen yıl, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, milletvekilliği maaşının tamamını üniversite gençliği için burs olarak ayırmasının ardından bu burstan yararlanacak öğrencilerin belirlenmesi amacıyla kurulan komisyonda birlikte olmuştuk. Sayın Vali’nin aylık 250-250 TL civarındaki bursu gerçekten hak edecek öğrencilerin alması konusunda nasıl titiz davrandığına tanığım.

Daha sevindirici olay, hiç kuşkusuz Vali Ercan Topaca’nın eşi Sevim Topaca’nın da gönüllü olarak bu konuda çalışma yapıyor olmasıdır. Sevim Topaca, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören geleceğin doktorları 500 öğrenciye, aylık 200 TL burs verilmesi ve bunun için kaynak bulunması amacıyla kolları sıvadı.

Sevim Topaca öncülüğünde KOÜ Tıp Fakültesi’ndeki 500 doktor adayı gence aylık 200’er TL burs verilmesi için kaynak bulunmasına yönelik ilk toplantı, önceki gün KOÜ Umuttepe Yerleşkesinde yapıldı. Vali Ercan Topaca da eşinin öncülük ettiği bu organizasyona bizzat katılmış.

Buraya kadar, girişimi, yapılanları, söylemleri, bu girişimin amacını bütün kalbimle destekliyorum. Ancak olayın şekli fiili uygulama biçimi içimi acıtıyor. Hiç kimseyi kırmamaya özen göstererek bu konuda yüreğimden fışkıran isyanı yazmazsam, kendi kendime zarar vereceğim.

KOÜ’de toplantı yapılıyor. Organizasyonun başında Sevim Topaca var. Sanayiciler davet ediliyor. Rektör Prof.Sezer Komsuoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı, çok değer verdiğim sevgili hocam Prof.Dr.Şükrü Hatun toplantıda. Girişimin mana ve önemini anlatan konuşmalar yapılıyor. Sonra, “Hadi bakalım, kim kaç öğrenciye burs verecek?” diye salona soruluyor.

Şimdi size, bu çok manalı, önemli girişimde Sayın Vali’nin huzurunda burs taahhüt eden kuruluşların bazılarını aktaracağım. Kroman Çelik firması Genel Müdürü kalkıyor, “Biz şirket olarak 30 öğrencinin bursunu üstleniyoruz” diyor. Polisan firmasının sahibi Necmettin Bitlis  “Biz son yıllarda eğitime çok katkı sağladık. Bu kampanyada 5 öğrencinin bursunu üstleniyoruz” diyor.

Kocaeli Valiliği 5, Büyükşehir Belediyesi 10, KSO 5, KSO Başkanı Zeytinoğlu şahsen 2,  Körfez Ticaret Odası Başkanı Mustafa Efe 5 Tıp öğrencisinin burslarını üstleniyor. 

Alikahya OSB Genel Sekreteri Nevzat Göçer kalkıyor, “Sayın Valim kaç öğrenci takdir ederse, o kadar öğrenciye burs vermeyi taahhüt ediyoruz” diyor. Böylece bu ilk toplantıda, KOÜ Tıp Fakültesi’nde eğitim gören 500 öğrenciden yaklaşık 100 kadarı için aylık 200 TL bursun kaynağı bulunmuş oluyor. Vali Topaca toplantının kapanış konuşmasını yapıyor:

“-Bu toplantıda bulunmayan, katılamayan sanayicilerimizi de bu hizmetten mahrum etmeyeceğiz. Onlar içinden gelecek bağışlarla, 500 öğrencinin tamamına burs imkanı yaratacağımıza inanıyorum” diyor. Eminim, Sayın Vali birkaç gün içinde birkaç telefon görüşmesiyle 500 öğrencinin tamamına burs da bulacaktır.

İşte benim içime sinmeyen bu yöntemdir. İlimizde özellikle Sayın Topaca’nın göreve başlamasından bu yana bu “Sanayicilerden eğitime katkı alalım” organizasyon ve girişimleri patlama yapmıştır.

Çok açık bir gerçektir ki, doğayı en çok kirletenler, bu tür kampanyalarda en yüksek bağışları da yapanlardır.

Sayın Vali, bir süre önce kendisi bana anlatmıştı: Sapanca Yolu üzerinde, çok tehlikeli bir bölge olan Suadiye Kavşağı’nda köprülü kavşak yapılacak. Projesi hazırlandı. Aslında Karayolları’nın işi. Ama yapmıyor. Kavşak inşaatı için büyük para lazım. Bir kısmını Büyükşehir üsteniyor. Kalan kısmı için bölgede faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarından maddi katkı isteniyor. Vali, bu kavşağı çok kullanan sanayi kuruluşlarının yöneticileri ile temasa geçiyor. Bunlardan biri de Amerikan şirketi Fritolay. Patates ve mısır cipsi üreten fabrikanın yöneticilerine, “Hadi bakalım şu kavşak inşaatı için siz de 500-600 bin TL para atın” deniliyor.

Amerikalı, burnundan kıl aldırmıyor. “Vermem” diyor. Devletin valisi, hayırlı bir iş için bağış istiyor, sanayici vermiyor. Çevre Müdürlüğünün bütün ekipleri, Fritolay’da günlerce inceleme yapıyorlar. Zerre kadar çevreye zarar verdikleri tespit edilse, o kavşak için vermedikleri, sakındıkları paranın çok daha üzerinde cezalar kesilecek. Ama zerre kadar suç unsuru bulunmuyor.

Yani, devlete karşı açığı olmayan sanayici günahını bile vermiyor.

Şimdi, çok doğru, çok hayırlı bir amaçla Vali ve eşi yola çıkıyorlar. Tıp Fakültesi öğrencisi, 500 doktor adayına aylık 200 TL burs bulacaklar.

Kim bu Kroman Çeik?.. Kim bu Necmettin Bitlis?.. Önce onlar atlıyorlar. Alikahya OSB’nin büyük sıkıntıları, önemli günahları var, herkes biliyor. Yetkilisi çıkıyor, “Sayın Valim kaç öğrenci derse, o kadar öğrencinin bursu bizden” diyor.

Eminim, geri kalan burslar için Çolakoğlu, Nuh Çimento, Yıldız Sunta, Yıldız Entegre, Yarımca sahilindeki limanlar, Yeniköy’deki Hayat Kimya gibi kuruluşlar da balıklama aklayacaklardır.

Burası, sahipsiz bir taşra kasabası değil. Ama bu tür kampanyalarla, ne acıdır ki,  sahipsiz taşra kasabasına benzetiliyor.

Çevreyi kirletenler, bu kentin ormanlarında taş ocağı, maden ocağı kurmaya soyunanlar sözde kıyak yapıyor, sözde eğitime katkı sağlıyorlar. Okul yapıyorlar.. O kuruluşları çevre konusunda denetlemekle yükümlü olan yetkililerin eli kolu bağlanıyor. Üstelik o bağış yapan kuruluşların  kasasından bir şey de çıkmıyor. Bu tür işler için harcadıkları parayı, vergilerinden düşüyorlar.

Bir çarpıcı örnek daha vermek isterim: Başiskele sahilinde çok önemli iki proje hayata geçirilecek. Biri Öğretmen Evi. Biri Polis Evi. Valilik, Öğretmenevi’ni yapacak firma buldu. Çünkü Öğretmenevi için harcanacak para, eğitime destek kampanyası kapsamında vergiden düşülebiliyor. Ama Polisevi’ni yapacak firma şimdilik yok. Çünkü Polisevi için harcanacak parayı firma vergisinden düşemeyecek.

Sayın Vali’den ve eşinden rica ediyorum. Çok saygıdeğer ve alkışlanacak bir girişim için yola çıktınız. Ama Tıp öğrencilerine verilecek burslar konusunda Kroman Çelik’in, Necmettin Bitlis’in, Alikahya OSB’nin bağışlarını lütfen kabul etmeyiniz. Bu tür kurumlar böyle böyle güçleniyorlar. Doğayı kirletmeyi, kuralları hiçe saymayı kendilerine hak görüyorlar. Bizim ilimizde bu tür işlerin çok artmasından ve göstere göstere yapılıyor olmasından çok büyük rahatsızlık duyuyorum.

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !