Kocaeli 23°C- 29 Tem, 2014-
01 05 11, 01:00 TSİ
01 Mayıs 2011, 01:00 TSİ
yazarın sayfasına git
İsmet ÇİĞİT

İzmit’te pazar kahvaltısı

İzmit’in kendi değerlerini; sosyal, sportif, kültürel ya da sanatsal alanlardaki zarafetini, kadının erkeğin birlikte yer aldığı güzelliklerini yitirmiş olmasından duyduğum rahatsızlığı sık sık yazıyorum.

İzmit’te sahildeki balık lokantaları dışında, akşamları misafirleriniz ya da ailenizle birlikte gidebileceğiniz bir içkili lokantanın, şöyle nefis bir kebabı dürüme sarıp, parmaklarınızla birlikte yiyeceğiniz bir lokantanın olmamasından şikayet ediyorum.

Ancak, son yıllarda İzmit kültüründe önemli yer tutmaya başlayan yeni bir alışkanlık gelişiyor. İzmit, topluca mükellef sabah kahvaltısı yapmayı öğreniyor. Özellikle pazar günleri, hele hele bundan sonra bahar ve yaz da başlamışken, cebinizde paranız olduğu bir pazar sabahında ailenizle kahvaltı için dışarı çıkmanızı öneriyorum.

Bizim gazetenin yazı işlerinde yıllardır uygulanan ilginç bir sistem vardır. Ben, Metin Karan ve Ali Gündoğdu üçlüsünden en az ikisinin, mutlaka hergün gazetede bulunması gerekir. Üçümüzün de hafta içinde birer tatil günü var. Pazar günleri de dönüşümlü olarak birimiz tatil yaparız, içimizden ikisi çalışır.

Misal, bu pazar ben free’yim, evdeyim. Yani üç haftada bir, pazar günleri de tatil yaparız.

Evde olduğum pazar günleri, erken kalktığım için, hane halkı uyurken pazar kahvaltı sofrasını ben hazırlarım. Keyif de alırım. Çalıştığım pazar günleri ise, yine sabah erken kalkar, İzmit’i turlarım.

Çalıştığım pazar günleri kahvaltıyı da dışarıda yaparım. İzmit, giderek pazar kahvaltısına daha çok önem veriyor. Pazar sabahları, pek çok kişi üşenmiyor, evinden çıkıp, börekçilerden, pastanelerden börek, poğaça, açma alıp, evine dönüyor. Bence Türkiye’nin değil, dünyanın en güzel simitini yapan Otel Asya’ya inen sokaktaki Kavşut’lara ait Pişkin Simit Fırını önünde, sıcak sıcak simitler fırından çıkarken, insanlar 1970’lerdeki sigara ya da mazot kuyruğu gibi uzun kuyruklar oluşturuyor.

Tatil günü sabahının kahvaltısına özen göstermek, pek çok insanın tercihidir. Eve taze simit, börek takviyesi yapmak, evde çayı demleyip, şöyle sucuklu yumurta, tavada sosis hazırlayıp, yeni alınmış peynir, zeytin, tereyağı ile mükemmel bir kahvaltı sofrası hazırlamak, kuşkusuz keyiftir.

Ama emin olun, dışarıda daha güzeli var. Üstelik, evde hazırlanacak kahvaltı sofrasının maliyetinden daha ucuza gelebilir.

Pazar sabahları şehir merkezinde ve arabasızsam,  Alemdar Caddesi’ndeki Sahan’ı tercih ediyorum. Çok abartılı olmayan, ama yeterince zengin açık büfe kahvaltısı var. Kişi başına 9 TL.  Dilerseniz, ekmeğinizi kendiniz kızartıyorsunuz.

Seka Park sahilindeki bütün kafelerde, restaurantlarda pazar sabahı mükemmel kahvaltı büfeleri hazırlanıyor. En mükellefi, kişi başına 15 TL.

Tabii, kahvaltı kültürü giderek yaygınlaşıyor da, “Açık büfe kahvaltı karşısında göz doymuşluğu kültürü” henüz pek çok kişinin uzağında. Dikkat ediyorum, kahvaltı büfesinin önüne gelenler, ellerindeki tabaklara ne varsa koşuyorlar. Bir kişinin tabağında, 5 kişinin karnını doyuracak kadar malzeme oluyor. Tabii böyle olunca, ister istemez açık büfe kahvaltı hazırlayanlar, ziyankarlığın maliyetini de fiyatlara ekliyor.

Açık büfe kahvaltıya çıkanların şunu bilmesi lazım: Tabağınıza aldıklarınızı bitirirseniz, yeniden büfenin önüne gidip, beğendiklerinizden yiyebileceğiniz kadar alabilirsiniz. Kimse sizden ikinci kahvaltı parası istemez. Tabağı tıka basa doldurmak, yenmeyecek yiyecekleri de almak, gözünüzü doyursa da, günahtır.

İlimizde, Kartepe ilçesinde pazar günleri mükemmel kahvaltı sofraları hazırlayan tesisler var. Maşukiye’deki bazı tesislerde pazar sabahları oturacak yer bulamıyorsunuz. Masaya oturuyorsunuz, önünüze devamlı yiyecek geliyor. Köy kaymağı, tereyağı, sahanda hazırlanmış yumurtalı yiyecekler. Ağaçlarla kaplı, içinden dere geçen mükemmel bahçeler. Başiskele ilçesinde Bahçecik sırtlarında ok güzel kahvaltı sunan tesisler var. Suadiye yolunda kahvaltı tesisleri var. Uzunçiftlik’te Özdilek tesislerinin kahvaltısı meşhur.

Ben, bu konuda pek çok yeri denemiş, boğazına düşkün biri olarak, öncelikle Büyükşehir Belediyesi’nin tesislerini tavsiye ederim. Büyükşehir, belki de en başarılı hizmeti bu alanda veriyor. Seka Park Otel’de pazar kahvaltısı çok iyi. Başiskele sapağındaki Naila’da açık havada, karşınızda İzmit manzarası ile çok güzel pazar keyfi yapabilirsiniz.

Ama benim favorim, Antikkapı. Çalıştığım ve şehre erken çıktığım pazar sabahlarında, altımda araba da varsa, Antikkapı’yı tercih ediyorum.

Otopark sorunu yok. Personelin tamamı çok seçkin, çok nazik ve güler yüzlü. Antikkapı’da pazar kahvaltısı kişi başına 12 TL:

Mekan çok şık. Büfe olağanüstü. Simit, poğaça, açma bile var. Büfede reçel, bal öyle küçük kapalı paketler içinde değil. Kavanozlarda, açık.  Küçük kaselere kaşıkla kendiniz alıyorsunuz. Peynirin, zeytinin her çeşidi büfede mevcut. Sucuk, sosis, yumurta, salam çeşitlerinin hepsi var.

Çayınızı, tercihinize göre-bardak veya fincan- masanıza getiriyorlar. İnce dilim kızarmış ekmekler de masaya geliyor. Pazar sabahları, Antikkapı’da tek başıma kahvaltı ile güne başlamayı çok seviyorum.

Ukalalık olsun diye yazmıyorum.  Açık büfeden tabağıma, bir dilim peynir, iki-üç tane zeytin, biraz tereyağı alırım. Bir parça simit, bir parça açma, iki dilim ekmek. Yeter. Benim kahvaltımın fiyatı belki 5-6 TL. Ama işletme mecbur. Büfeyi görünce, tabağını 5 kişilik malzeme ile doldurup, sonra bunun büyük bölümünü ziyan eden görgüsüzler yüzünden, fiyatı yüksek tutuyorlar.

İzmit, ikisiz sabah kahvaltısını benimsedi. Özellikle pazar sabahı dışarıda kahvaltı, bir kent kültürü olarak yerleşmek üzere. Bir de açık büfe adabını insanımıza öğretebilirsek,  İzmit Kahvaltısı Van Kahvaltısı kadar meşhur olabilir, hatta pazar günleri kentimize “Kahvaltı turizmi” bile başlayabilir.

Bizim şehrimize gelen turist, belki doğru dürüst içkili lokanta bulamaz, ama dünyanın en güzel, en zengin, en ucuz kahvaltısını yiyebilir.

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

Yorumlar

  • 1

    Yuga- Yazı iyi hoş, ama \\\"dünya\\\' nın en. \\\" şeyi şeklindeki kalıplarınız nadirde olsa gerçeği yansıtsa bile hiç hoş değil. Bir zamanlar \\\"dünya\\\' nın içinden demiryolu hattı geçen tek şehri izmit\\\' tir\\\" şeklindeki sözleriniz vardı. Sonra araştırdım ki dediğiniz doğru değilmiş. Pek çok ülkede tramvay hattı gibi tamamen asfaltın üzerinden geçen anahat demiryolları var. Trafik sorunundan sıklıkla bahsetmenize rağmen antikkapı gibi yakın bir yere otomobille gitmeniz oldukça şaşırtıcı.

    Yanıtla Beğen 01 Mayıs, 10:41

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !