Kocaeli 23°C- 29 Tem, 2014-
06 03 08, 05:00 TSİ
06 Mart 2008, 05:00 TSİ
yazarın sayfasına git
Ali GÜNDOĞDU

Karaosmanoğlu’nun şekerli kahveli Atatürk anısı yanlış

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, geçenlerde “Muhalefet açılımı” yaptı, MHP, CHP ve SP il merkezlerini ziyaret etti. İktidar partisi AKP’nin Büyükşehir Belediye Başkanı, muhalefet partilerini ziyaret etmişse, bu olumlu bir siyasi jesttir. Bu ziyaretlerde kavga şamata olmasını beklemek yanlıştır. Üstelik bizim kültürümüzde misafire kötü davranılmaz, el üstünde tutulur, kalbi kırılmaz, ikramda kusur edilmez. Karaosmanoğlu’nun muhalefet partisi ziyaretleri de aynen bu atmosferde gerçekleşmiştir. Normal zamanlarda Başkan Karaosmanoğlu hakkında atıp tutanlar, karşılarında Karaosmanoğlu’nu görünce yumuşamışlar, karşılıklı övgülerde bulunmuşlar. Ben bu durumu ikiyüzlülük olarak görmüyorum, tam tersine misafir ağırlama kültürümüzün çok iyi bir yansıması olarak kabul ediyorum.
Bu ziyarette benim kafama takılan konu başka.
Diyalog, MHP binasında yaşanıyor.
MHP İl Başkanı Ruhi Çavdar, misafirlerine ne içeceklerini soruyor. Karaosmanoğlu, “Hem kahve, hem çay içeceğim” diyor ve orta şekerli kahve istiyor.
Ancak partinin sekreteri Gülcan Türkyılmaz, hem Ruhi Çavdar’a, hem Başkan Karaosmanoğlu’na şekerli kahve getiriyor. Karaosmanoğlu, kendisine de şekerli kahve gelince Çavdar’a “Sen Atatürk’e benziyorsun” diyerek şu olayı anlatıyor:
“-Atatürk’e bir grup ziyaretçi gelmiş. Kahveler söylenmiş. Herkes farklı türden kahve istemiş. Ancak bütün kahveler Atatürk’ün istediği gibi gelmiş, konuklar da mecburiyetten içmişler. Atatürk durumu fark etmiş, servis yapan elemana neden bütün kahveler aynı. Neden herkese istediği gibi yapmadınız diye sormuş. Bunun üzerine servis elemanı, önemli olan sizin istediğiniz kahve. Ötekiler ne içerse içsin” demiş.”
Karaosmanoğlu, ziyarette başına geleni de bu olaya benzetmiş.

Oysa, Karaosmanoğlu’nun aktardığı kahve olayı öyle değil.
Doğrusu şudur:
Garson kahve siparişlerini tek tek alıyor ve hiçbir şekilde not etmeden gidiyor.
Bunun üzerine Atatürk, “Bu garson ya çok zeki, tüm siparişleri isim isim aklında tutacak. Ya da çok aptal, getirip gelişigüzel dağıtmaya kalkacak. Du bakeli ne olacak” diyor.
Garson birazdan elinde bir tepsi kahveyle gelip, herkesin önüne kahvesini koyuyor. Ortaya da bir ibrik bırakıyor.
Atatürk, “Sen şimdi kimin hangi kahveyi içtiğini nasıl anladın da, önümüze birer fincan kahve bıraktın” diyor.
Garson gayet rahat cevap veriyor:
“-Herkesin kahvesi şekersiz. Ortaya bıraktığım ibrikte sıcak şerbet var. İsteyen istediği kadar şerbeti kahvesine kendisi katsın…”
Atatürk, bu dahiyane tekniği uyguladığı için garsona yüklüce bir bahşiş vererek, “Türk insanı zekidir” demiş.

Başkan Karaosmanoğlu’nun aktardığı olayda verilmek istenen mesaj, “Atatürk diktatör gibidir, onun gönlü yapılsın da milletin gönlü kimin umurunda” havasındadır.
Oysa öykünün gerçeğinde verilen mesaj bambaşkadır.
Düzeltmeyi de, Atatürk’ü gerçek bir halk adamı olarak çok seven ve özümseyen birisi olarak borç bildim.

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !