SİTE ÜZERİNDE GOOGLE' DA
aramak için enter'a, vazgeçip sayfaya dönmek için esc basınız
23 02 12, 01:00 TSİ
23 Şubat 2012, 01:00 TSİ
yazarın sayfasına git
Faruk DİNÇER

Muhalefetsizlik

Kadir Has Üniversitesi, periyodik olarak "Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması" adlı bülteni yayınlamakta.

Akademik yönü ağır basan, bilimselliği ile sosyo-politik tarihimize kayıt düşen bir araştırma.

Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, telefonla görüşme metoduyla bin kişi üzerinden yapılan son araştırmanın

verilerini açıkladı.

Bu bağlamda, ülkemizde yükselen ABD-İsrail karşıtlığına özellikle vurgu yapılmakta.

İç politika konusunda da ilginç veriler mevcut.

Üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken konulardan biri, seçmenin genel anlamda tüm muhalefete, özel anlamda da muhalefet liderlerine ve onların yönetsel kabiliyetlerine ilişkin "güven eksikliği".

Örneğin;

Deneklere yöneltilen sorulardan biri şu:

"Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, ülkeyi başarı ile yönetebilir mi?

"Bin deneğin yüzde 65. 2'sinin cevabı "hayır" olmuş.

Aynı soru bu kez MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli için sorulmuş.

"Hayır"ın oranı bu kez yüzde 85. 6'ya yükselmiş.

Halk, muhalefet partilerine ve onların liderlerine bu oranda güvensizlik duyuyorsa, 12 Haziran Genel Seçimleri'nin neticesine,

elbette şaşmamak gerekir. Nitekim, her iki seçmenden biri Ak Parti'ye oy verdi.

3 Kasım 2002 Genel Seçimleri ile başlayan AKP'nin tek başına iktidar süreci 10 yıldır devam ediyor. Hem de neo-liberal bir sosyo-ekonomik düzlemde.

Oysa;

Liberalizmin en önemli teorisyenlerinden biri olan İngiliz tarihçi John Dalberg Acton'un 1877 yılında yaptığı önemli bir politik tespite

göre, "İktidar (sahibini) yozlaştırma eğilimindedir, ama mutlak iktidar, mutlaka yozlaştırır."

Liberalizmin ülkemizdeki öncülerinden birisi sayılan Prens Sabahattin, 20.yüzyıl başlarında Acton'un bu yaklaşımını fikir babası olduğu

Serbesti Dergisi'nde şöyle özetlemişti:

"Mutlak iktidar, çürümeye mütemayildir"..

Bu yaklaşımın demokratik düzlemde şöyle yorumlanması gerekir:

"İktidar yozlaştırır, denetim iyileştirir."

Peki denetim işlevini kim icra edecek?

Elbette muhalefet.

Özellikle de anamuhalefet!..

İkbalini ve istikbalini vaktiyle bir holdingin desteğinde arayan anamuhalefet, nasıl olur da "halk" adına rehabiliter işlemlere imza

atabilir?

O holding, CEO'sunu İstanbul İl Başkanı yaptırıyor, 27 Mayıs'ın icazetli Danışma Meclisi üyesini (üstelik Basın Konseyi Başkanı)

anamuhalefete monte ediyor.

Hiç kuşkusuz, ülkemizin bugünkü temel sorunu "MUHALEFETSİZLİK"tir!..

CHP anşıldığı kadarıyla ülkede iktidar olmaktan ziyade, parti-içi iktidarı hedefleyen grupların elinde.

Şubat ayı sonu itibariyle yapılacak olan tüzük kurultayı da bu düzlemde cereyan edecektir.

Bu da böyle biline!..

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

avatar

Ben Misafir değil ev sahibiyim !

Toplam yirmi yorumu onaylanan kullanıcılar güvenilir kullanıcı imzası alıp onay sırası beklemeden anlık tartışmalara katılabilirler.

Bir konuya iki dakika içerisinde sadece bir yorum yazabilir. Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayına verilmez.

Yorumlarınızdan ötürü doğabilecek hukuki sonuçlarından tarafımız sorumlu değildir. Yorum kuralı detayları için buraya bakınız.