1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. "Makedonya’dan selam getirdim "
"Makedonya’dan selam getirdim "

"Makedonya’dan selam getirdim "

Anne ve babası yani ataları Rumeli’nin Makedonya Bölgesinden göç etmiş, bir ailenin çocuğu olduğumdan, küçüklüğümden beri büyüklerimizin göç anılarıyla büyüdüm.

A+A-
İşte o göç anılarının yıllardır kokusu yaşar, bugünlere uzanan göçün çocuklarının çocukları olan bizlerde.
Büyüklerimizin “Ah bizim güzel Rumeli’miz!” diyen sesleri hala kulaklarımızda çınlar.
Göç etmiş büyüklerimizin belki bir çoğu, doğup büyüdükleri memleketlerini bir kez daha göremeden 
Bu dünyadan göçüp geçtiler bir bir…
Onlardaki Rumeli’ye ait olma duygusu bizlere de geçti.
Ben de zorluklarla geçen göçlerde yaşananları, evlerimizde büyüklerimizden kalma 
göç anılarını toplamak, yazmak, paylaşmak ve bugün neler yaptıklarını anlatmak istedim.
İzmit’e yerleşmiş göçmen aileleri ile bir çok sohbet, söyleyişi ve röportajlar yaptım. 
Bu sohbetlerimde Rumeli’de kalan mili hatıralarımıza olan, özlemleri n hiç bitmediğini gördüm.
Rumeli’de kalan milli hatıralarımızı görmek, yaşamak ve halen oralarda kalıp göç etmemiş olanlarla buluşmak istedim.
Ve  “Bir Göçün Hikayesi”ni arıyoruz diyerek Rumeli yollarına düştüm.
Benim ki turistik bir seyahat’ten öte,  Rumeli’de atalarımın izlerini aramak, bol bol fotoğraf çekmek, not almak, röportajlar yapmak ve burada bıraktığımız her şeyi tarihe not düşmekti.
Bu seyahatti Makedoncayı çok güzel konuşan, kendisi de Makedonya Göçmeni olan sevgili dostum  Nagip Çiçek’le gerçekleştirdim.
Seyahatimizin ilk durağı Üsküp’tü. Sabahın ilk saatlerinde geldiğimiz bu şehirde, bir çok kişinin Türkçe konuştuğunu gördüm. Eski Türk çarşısı dükkanlarıyla, tabelalarıyla, esnafıyla, pazarı ve camileriyle, küçük bir Türkiye idi sanki. O an Üsküp’lü şair Yahya Kemal’in 
Vaktiyle öz vatanda bizimken, bugün niçin
Üsküp bizim değil? Bunu duydum için için
Kalbimde bir hayali kalıp kaybolan şehir
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
Çok sürse ayrılık, aradan çok geçse sene
Biz sende olmasak bile sen bizdesin gene.
Şiirinin mısraları dudaklarımdan döküldü.
Daha çok yere ulaşmak için Üsküp’te rent a cardan önce araç kiraladık.
“1952 serbest göç anlaşması” ile Makedonya’dan, Kocaeli’nin çeşitli semtlerine göç edip yerleşmiş,  göçmen ailelerin göç öncesi yaşadıkları kasaba ve köylerde atalarımızın izlerini sürmeye çalıştım.
İlk durağımız Rekalar Bölgesi’nde bulunan Mavrova-Rostuşa Bölgesi oldu.
Radika Irmağı, Ormanları, doğal ortamı, olağanüstü manzarası ve dağların eteklerine sıralanmış Türk köyleri ile burası gerçekten olağanüstüydü.
Bu bölge İzmit’in Bekirdere Üçyol mevkiine yerleşen göçmen ailelerin, göç öncesi yaşadıkları yerlerdi.
Birçok köyü ziyaret ettim.  Burada her yıl kutlanan, bütün çevre kasaba ve köylerin toplandığı 1 Mayıs Bahar Şenliklerine katıldık.
Gezimizin 2. Gününde Mehmet Alipaşa ve Yenişehir Mahallerine yerleşmiş olan göçmenlerin, geldiği yerler olan Debre, Jupa Bölgesi ile Kocacık ve yakınındaki köyleri gezdik.
Bölgedeki yoğun Türk nüfusu dikkatimizi çekti.  Eğitim ilkokullarda Türkçe yapılıyor. 
Özellikle Kocacık Bölgesi’nde çok güzel Türkçe konuşulduğunu gördük. 
Bizi en çok etkileyen ise, Jupa Belediye Binası’nda asılı bulunan bayrağımız, Atamızın ailesinin geçmişte bu bölgede yaşadığından dolayı, sevgi ve saygı göstergesi olarak,  Jupa Belediye Meydanında adına yapılan Atatürk Anıtı ile Kocacık Köyü’ndeki Mustafa Kemal Atatürk’ün babası adına yapılan Anı Evi oldu.
Gezimizin son gününde adresimiz Batı Makedonya oldu. Burada sırasıyla Usturumca, Radoviş ve İştip’in merkezlerini gezdik. Buralara yakın Türk köylerinde atalarımızın izlerini aradık.
Bu bölgede Türk nüfusun bariz azaldığını üzülerek gözlemledim. Osmanlı döneminden kalan Türklere ait tarihi dokuların ve Türkçenin yaşatılması için verilen zor mücadeleyi gördüm.
Bu bölgede yaşayan Türklerle, birbirimizi yeni tanımış olmamıza rağmen, güzel ve kalıcı dostluklar kurduk ve duygusal anlar.
Kısa gezimizin her anını dolu dolu yaşadık. Bol bol notlar alarak, sohbet ve röportajlarımızla gezimizi zenginleştirmeye çalıştık. Yeni ve kalıcı dostluklar kurduk. 
Bu bölgeye süreç içersinde nasıl faydalı olabileceğimizle ilgili buradaki dernekler ve yerel yönetimlerle paylaşabileceğimiz bilgiler derledik.
Dönüş yolunda atalarımızın Rumeli’den Anavatan’a göç ederken yaşadıkları hüzün, keder, ayrılık, özlem, sevinç gibi duyguları hissetmenin mutluluğunu yaşadık.
Bu gezide bana eşlik eden Sevgili dostum Nagip Çiçek’e gezimiz de bizlere yardımcı olan, bilgilendiren, Shenol Ramadani’ye, Bayram Şabani’ye, Agusev Kardeşlere, Hamdi Hasan Öğretmen’e, Süleyman İdris’e Çok teşekkür ederim.
“Bir Göçün Hikayesi”ni oluşturacak fotoğraflarımız ve yazılarımızı iler ki günlerde paylaşmak dileklerimizle. 
Erdem Arcan  
T.Yol İş Sendikası Eski İstanbul Şube başkanı
Biz “Rumeli’yiz” Grubu Kurucusu
Bu haber toplam 1681 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum