1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Meclis'te sahte oy olur mu?
Meclis'te sahte oy olur mu?

Meclis'te sahte oy olur mu?

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile seçimlerde ufak tefek yanlışlıklar, sahtekârlıklar olabilir. Sonucu etkilemez, sonucu gölgelemez. Ama bir ülkenin, o ülkeyi yöneten Meclisi'ndeki oylama

A+A-

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile seçimlerde ufak tefek yanlışlıklar, sahtekârlıklar olabilir. Sonucu etkilemez, sonucu gölgelemez.

Ama bir ülkenin, o ülkeyi yöneten Meclisi'ndeki oylamalarda sahtekarlık olabilir mi?.. Böyle bir şey herhâlde kimsenin aklından bile geçmez. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ne yazık ki bu skandal da yaşandı.

Geçtiğimiz günlerde TBMM’de Türkiye'nin bazı uluslararası anlaşmaları ile ilgili oylamalar yapılmış. Aslında muhalefetin karşı çıktığı hassas konular da değil. Ama 80 kadar AKP'li milletvekili Hac'ta olduğu için iktidar partisinin Meclis'te sayısal sıkıntı çektiği bir dönem. Malum, Meclis'te oylamalar elektronik ortamda yapılıyor. Milletvekilleri, masaları üzerindeki butona basarak oy veriyorlar. Ama sık sık sistemde arıza çıkıyor. Bu durumda milletvekilleri, küçük bir kağıda, “Benim elektronik oylama sistemim çalışmıyor. Bu yüzden oyumu veremedim. Benim bu konudaki oyum şudur“ diye yazıp, oturumu yöneten Meclis Başkan Vekiline veriyorlar.

İşte son oy sahtekarlığı da bu sistem nedeniyle yaşanmış. Türkiye'nin Karadenize sahili olan ülkeler ile imzaladığı iş birliği anlaşmasının oylamasında 41 tane, Slovakya ile sosyal güvenlik sistemi anlaşmasında 36 tane mükerrer oy çıkmış.

Hepsi AKP'lilere ait. AKP grubundan bazı işgüzarlar, mecliste olmayan arkadaşları adına pusula yazıp, oy kullanmışlar. Bir ülkenin Meclisi'nde bu şekilde oy sahtekarlığı yapılıyorsa, o ülkenin iki yakası bir araya gelebilir mi?.. O ülkede demokrasinin köklenip, yerleşmesi beklenebilir mi?..

AKP grup yönetiminin, Başbakan Erdoğan'ın TBMM'de bu sahtekarlığı yapanları hiç affetmemesini diliyorum. En azından bunu yapan, alet olanlar, önümüzdeki seçimlerde yeniden aday gösterilmemeli.

Devlet donuna bile el koymuş

ABD, geçtiğimiz yıllarda çok büyük bir organize dolandırıcılık olayı ile sarsılmıştı. Bizim ülkemizde aslında çok alışık olduğumuz türden bir dolandırıcılık ve hortumculuk vakasıydı.

Çok sayıda yatırımcının yaklaşık 65 milyar dolarını dolandırmakla suçlanan Nasdaq Borsası'nın eski Başkanı Bernard Madoff'un yargılaması kısa sürdü. ABD adaleti, dolandırıcılıkla suçlanan Madoff'u 150 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bununla da kalmadılar. Bütün mal varlığını elinden aldılar. Hatta devlet Madoff'un donuna bile el koymuş. Nesi var, nesi yoksa açık arttırmada satılıyor.

Bir de bizim ülkemizi, bizim ülkemizde insanları dolandıranları düşünün. Bankaları batırdılar. Devleti, milleti dolandırdılar. Ülke onlar yüzünden fakirleşti. Ama büyük bölümü bir gün bile hapis yatmadı.

Sözde bazılarının mallarına el konuldu. Ama bizim dolandırıcıların hemen hepsi, hem özgür, hem varlıklı kaldı. Çoğu yurt dışında Türkiye'de dolandırdıkları paralar sayesinde krallar gibi yaşıyorlar.

ABD'de milleti dolandıran adam, 150 yıl hapis cezası almış, yatıyor, devlet donuna bile el koymuş. Türkiye'nin dolandırıcıları hem özgür, hem hâlâ çok zengin... Ebette bizim ülkemizde dolandırıcılık, hortumculuk çok yaygın olacak. ABD'de ise kırk yılda bir bir tane dolandırıcı çıkacak.

Bu Bayram liderler için bir fırsat olsun

Türkiye son yıllarda bayram günlerinde geriliyor. Son 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda da aynı gerginlik yaşandı. Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyona katılıp, katılmama polemikleri, Atatürk'ün huzurunda, Antkabir'de birbirlerinin yüzüne bakmayan liderler görüntüsü Türkiye için tatsızdı.

Şimdi, Kurban Bayramı'na giriyoruz. Dini bayramların temelinde, barışmak, kucaklaşmak, affetmek, küskünlükleri bırakmak var.

Aslında keşke bu Bayram günlerinde Türk siyasetinin önemli isimleri, Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Bahçeli, bir tatil bölgesinde bir araya gelseler. Bayram sabahı, milletin gözünün önünde bayramlaşsa, tokalaşıp, öpüşseler.

Türkiye'nin morali yükselir. Türkiye'nin yüzüne neşe gelir. Gündem olmasın. Ne başörtüsü konusu, ne başka tartışma konuları hiç konuşulmasın. Üç lider bir araya gelsin, bayramlaşsın. Belki birer bardak çay ya da birer fincan kahve içsinler. Türkiye'nin bu görüntülere ihtiyacı var. Türkiye'nin siyasette yumuşamaya, en azından siyasetçilerin birbirleri ile medeni insanlar gibi konuşabildiklerini görmeye ihtiyacı var.

Milli bayramlarda geriliyoruz. Küskünlükleri derinleştiriyoruz. İşte şimdi dini bayram. Hiç değilse bunu fırsat bilip, liderler kucaklaşsın, Türkiye şöyle rahat bir nefes alsın.

Bayramınız kutlu olsun

Cuma akşamından itibaren Türkiye tatile girdi. Ben arife gününü bekledim, köşeyi bugün tatile çıkartıyorum. Önümüzdeki hafta Pazartesi gününe kadar yazılarım olmayacak. Bütün okurlarımın Kurban Bayramı’nı kutluyor, mutlu tatil günleri diliyorum...

Bu haber toplam 1406 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.