1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Merdivenaltı
Merdivenaltı

Merdivenaltı

“EMEK” Katre idim ummanlara karıştım Kaç bulandım, kaç yoruldum kim bilir? Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir? Bulut olup ağladığımı bilirim Boran ile yağdığımı

A+A-

“EMEK”

Katre idim ummanlara karıştım

Kaç bulandım, kaç yoruldum kim bilir?

Devre edip alemleri dolaştım

Bir sanata kaç sarıldım kim bilir?

Bulut olup ağladığımı bilirim

Boran ile yağdığımı bilirim

Alt'anadan doğduğumu bilirim

Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir?

Kaç kez gani oldum kaç kere fakir

Kaç kez altın oldum kaç kere bakır

Bilmem ki kaç katip ismimi okur

Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir?

Bazı nebat oldum toprakta sürdüm

Bilmem kaç atanın sulbünde durdum

Kaç defa Cennet-i ala'ya girdim

Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir?

Kaç kez alet oldum elde bakıldım

Semadan kaç kere indim çekildim

Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm

Kaç buldum, kaç kurudum kim bilir?

Dünyayı dolaştım hep kara batak

Görmedim bir karar bilmedim durak

Üstümü kaç örttü bu kara toprak

Kaç serildim, kaç dirildim kim bilir?

Gufrani'yim tarikatım boş değil

iyi bil ki kara bahtım taş değil

Felek ile hiç hatırım hoş değil

Kaç barıştım, kaç darıldım kim bilir?

Konumuz, emek ve merdivenaltı üretim.

Hiçbir sosyal güvencesi olmayan, sigortasız işçiler, çocuklar, garibanlar.

Sağlıksız koşulların ölüme mahkum ettiği kot- taşlama işçileri. Yaşları 13-15 civarında, fukaralığın esir aldığı çocuklar.

İş Yasası'na göre günlük çalışma süresi 8 saat iken, buralarda en ilkel, en çağdışı ortamlarda 13-15 saat, fazla mesai ücreti ödenmeksizin adeta “kölelik statüsü” ne tabi tutulan işçiler.

Örgütlenme yok!

Sendikacılar,yeni “ağa”lar yaratma fantezisi dururken bu perişan insanlara utanç duygusu yaratan ortamı asla ve kat'a ilgi ve kapsam alanına almazlar, dedektörleri merdivenaltı üretime çevirmezler. Çoğu ya beş yıldızlı otel lobilerinde “emek” edebiyatını “meze” yapmıştır rakı sohbetlerine, ya da gelecek seçimde hangi figürlerle milletvekili olurum, derdine düşmüştür.

Ne iktidar ilgilenir ne muhalefet, o gariban çocuklarla!...

Merdivenaltı üretimde patronlar, nihai tahlilde tekellere mal ürettiklerinden, yeni iş alabilmek için habire fiyat kırarlar. Daha fazla kar etmenin yolu ve yöntemi, işçinin alın teri, el emeği, kol ve beyin gücünü sömürmektir. Bir çok ürünü küçük atölye ve imalathanelerde üretip, fason yöntemlerle tekellerin markası haline getirmektir.

Vergi, zaten yok!

Ruhsatsız, kaçak- göçek üretim!...

İşçinin, asgari ücretin altında ömür törpülediği ortamlar...

Vaktiyle Galata Köprüsü'nde yürüyerek işe giden bu gariban işçileri görmüş ve kısa bir şiir yazmıştım, şöyleydi:

“Güneş , Çamlıca'daki evinden sokağa fırladı

Kız kulesi sisler içindeydi

Köprüaltında üç çocuk akşamdan kalan yarım ekmeği bölüştüler

Güneş olup biteni gördü

Yüzü kızardı utancından!...”

Bu haber toplam 1025 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.