1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Meşruiyet ve çare
Meşruiyet ve çare

Meşruiyet ve çare

Son günlerde "Olağanüstü Hal Yasası"nı gündeme getiren bazı siyasiler oldu. OHAL Yasası nedir? Önce bunu irdelemede yarar var. 1983 yılında yürürlüğe konulan 2935 sayılı "Olağanüstü Hal Yasası" ile evr

A+A-

Son günlerde "Olağanüstü Hal Yasası"nı gündeme getiren bazı siyasiler oldu.

OHAL Yasası nedir?

Önce bunu irdelemede yarar var.

1983 yılında yürürlüğe konulan 2935 sayılı "Olağanüstü Hal Yasası" ile evrensel hukuk sisteminde kabul edilmesi mümkün olmayan pek çok yasak, taraf olduğumuz uluslar arası  anlaşmalara da aykırı olarak mevzuatımıza da girmiştir.

Bu perspektifte günlük yaşamı bir hayli zorlaştıran düzenlemelerin yapılması toplumda ciddi sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bu düzenlemelerin başlıcaları şunlardır:

-  Bölge sınırları içerisinde tüm haberleşme araç ve gereçlerine el koymak,

-   Sokağa çıkma yasağı getirmek,

-   Belli yerlerde ya da belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve

toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak.

-   Kişilerin üstlerini ve araçlarını aramak,

-   Gazete,dergi, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerelerinin basılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını yasaklamak,

-   Söz, yazı, resim, film, plak, ses ve  görüntü bantlarını denetlemek, gerektiğinde yasaklamak,

-   Kamu güvenliğini bozabileceği kanısı ile kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak,

-   Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini ertelemek, yasaklamak,

-   Valilerin bu yasanın verdiği yetkilerle yapacakları idari işlemlere karşı açılacak davalarda, yürütmenin durdurulması kararı verilmesini engellemek.

Bu tür uygulamalar, özellikle 1990'lı yıllarda yoğun biçimde yapıldı.

Ne oldu?

Terörün ekmeğine yağ sürdü.

Sosyolojik kutuplaşmalar yarattı.

Toplumsal gerilim arttı.

İç göç arttı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan başta İstanbul, Mersin, Adana ve İzmir olmak üzere, pek çok büyük kente yönelik göçler, yeni kriminal

sorunlar yarattı.

Boşalan köyler, üretimsizliğe neden oldu.

İşsizlik, aldı başını gitti.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yatırımlar durdu.

Özel sektör iktisadi ve siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle, söz konusu bölgelerde üretimi hedefleyen yatırımlardan kaçındı.

Toplumsal çelişkiler keskinleşti.

Aç ve açıkta insan sayısı arttı.

Gelir dağılımı ve bölüşüm adaletsizliğinde, Meksika'dan sonra dünya ikincisi ülke haline geldik.

Çare, "demokrasi"dir.

Çözüm, "evrensel değerler"dir.

Dünya'yı iyi okumak, terörü sıfırlayan ülkeleri iyi etüt etmek, terörü besleyen iktisadi şartları ortadan kaldırmak!

Örnek mi?

Doğu ve Güneydoğu'daki şeker fabrikaları, Et-Balık Kombinaları'nın özelleştirilmelerinden vazgeçilmeli.

Tütün ve şeker pancarı üretimindeki sınırlamalar sona ermeli.

Yani "meşruiyet içinde çare tükenmez"...

Bu haber toplam 744 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.