• BIST 89.695
  • Altın 146,059
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 7 °C

Mevlana’yı Anarken

İlksen ÇAĞLAYAN
Hiç gitmedim, görmedim, bilmiyorum, o atmosferi, o ortamı, o yaşanmışlığı ve hatta o sadeliği.. Gidenlerden duyduğum kadarıyla biliyorum sadece ve bir de okuduğum, anladığım, öğrenmeye çalıştığım kadarıyla. Yılın şu zamanı oraların dolup taştığı, farklı inanış , din, mezhep artık siz ne derseniz deyin bir çok insanı bir araya getiren ve bunu yaparken de sadece ve sadece kişinin kendisi için  , kendisine bir dönüşü, kendine bir yakarışı ve sonrasında da Yaradan’da bulduğu o sevgiyi ifade ettiği ortak bir dilde birlikte olmayı sağlayan kişidir bir bakıma Mevlana Celaleddin Rumi. Çoğu kişi için bir ders, bir öğreti olmaktan ziyade kendini bulduğu ve anlamlı kıldığı ,sığındığı yerdir bir de. Günümüzün hızlı geçen her olayına, yıpratan, aldatan,kandıran her türlü hinliğine inattır sözleri.  Ayrım ya da ayrıcalık içermez sözleri, bir olmamızı hatırlatır her bir cümlesi. Çoğumuzun sosyal medyada paylaştığı sözler Mevlana’nındır. Çünkü kendimizi üzgünken , dardayken birinin bizi anladığını ve bunu bir şekilde hatta çok çok içten ve harika bir biçimde ifade ettiğini görürüz. Her türlü olay için bir öğüt, bir ders içeren bir çok yazıda görürüz Mevlana’yı. 17 Aralık Şeb-i Arus törenlerinin gerçekleştiği ve Mevlana’yı , hayatının, bakışının, hikayesinin ve görüşlerinin anımsandığı ve anıldığı bu günlerde ben de biraz da olsa değinmek istedim. Çok etkilendiğim ve  Mevlana Celaleddin Rumi' nin Türbesinin girişinde yazan şu beyitle bu yazıyla bitirmek istiyorum.
 Nasıl anlamlı, nasıl doğru ve nasıl güzel..
Sevgiyle..
Lâ Tahzen / Üzülme 
Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.
Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.
Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.
Lâ tahzen / Üzülme
Eğer günah işlediysen tövbe et, istiğfarda bulun, 
yanlış yaptıysan düzelt, O'nun rahmeti sonsuz, kapısı hep açıktır.
Lâ tahzen / Üzülme
Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme... Ne maziye takıl kal, ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani anı yaşa.
Lâ tahzen / Üzülme
Her zorlukla birlikte kolaylık vardır. Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır.
Bir başka ifade ile ; Kolaylık, zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir !
Lâ TAHZEN / ÜZÜLME...
Üç Öğüt
Avcı'nın birI tuzak  kurarak bir serçe avlamıştı. Eline alır almaz serçe dile geldi ve:
‘Bugüne kadar...’ dedi. ‘Sığır ve koyunlar yedin. Yediklerini düşünsene. Doymadın mı da benim birkaç gramlık etime hevesleniyorsun? Onlar seni doyurmadıysa ben ne yapabilirim ki?! Bırak beni.’
Avcı şaşırdı. Hem serçenin dile gelmesine hem de şimdiye kadar yediklerine. Serçe, sürdürdü konuşmasını:
‘Şayet . bırakırsan sana üç altın öğüt vereceğim. Bir lokma kuş etini mi tercih ediyorsun, ömrün boyunca yararını göreceğin üç öğüdü mü? İyi düşün!’
Avcı düşündü ve kararım verdi:
‘Kabul!’ dedi. ‘Seni bırakacağım. Neymiş bakalım bana vereceğin öğüt?’
Serçe:
‘Bir şartım var ama!’ dedi.
Avcı:
‘Bir de şart mı koşuyorsun bana?’ diye sordu.
Serçe:
‘Kabul edersen...’ deyince,
‘Peki’ dedi Avcı. ‘Şartın neymiş bakalım?’
‘Öğüdün birini...’ dedi Serçe. ‘Elindeyken vereceğim, İkincisini karşıki damın üzerinde, sonuncusunu ise ağaçta söyleyeceğim.’
Avcı bunu da kabul etti.
Serçe:
‘Birinci nasihatim...’ dedi. ‘Olmayacak şeyi söyleyenlere kim olursa olsun inanma!’ Avcı avucunu açtı, bıraktı onu. ‘Pırrr’ diye uçarak karşıdaki evin damına kondu. ‘Olmuş şeye üzülme!’ dedi. ‘Kaçırdığın fırsatların arkasından asla kederlenme.
Yaşadığın anın kıymetini bil, pişmanlıkla zamanı geçirme.’ dedi ve ekledi, ‘Karnımda paha biçilmez bir inci tanesi vardı benim. Ama kaçırdın onu. Kısmetin değilmiş.’
‘Eyvah!’ diye sızlandı Avcı. ‘Ben ne yaptım, neden seni bıraktım?’
Serçe:
‘Az önce ne söyledim sana? Kaçırdığın şey için dövünmeyecek, pişmanlıkla vaktini geçirmeyeceksin. Ayrıca ilk öğüdüm neydi unuttun . mu? Kim söylerse söylesin, olmayacak şeye inanma.’
Avcı’nın aklı başına gelmişti. Serçe kendisiyle alay ediyordu besbelli.
‘Bir de...’ dedi. ‘Şu üçüncü nasihatini görelim.’
Serçe ağaçtaydı artık:
‘Boş ver onu!’. İkisini tuttun mu ki üçüncüsünü bekliyorsun! Hadi bana eyvallah’ dedi.
Ve uçup gitti gözden.
Avcı şaşkınlık içinde bakakaldı arkasından.  (Hz. Mevlana)
Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37