• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli 24 °C

Meydanda kelle sayısı önemli mi?

İsmet ÇİĞİT

İzmit siyasetinde “Perşembe Pazarı alanındaki kelle “ sayısı, son yıllarda pek fazla önemsenir oldu.Bu iş, AK Parti’nin eski İl Başkanı Mahmut Civelek ile başladı. Hala devam ediyor.

Bir siyasi lider miting için Perşembe Pazarı’na geldiğinde  alandaki insan sayısı 100 bin kişi olsa ne olur, 98 bin kişi olsa ne olur?..

Cuma günü siyaset yine bu polemik üzerinde kilitlendi. Cumhurbaşkanı saat 17.30’da “Açılış şöleni” için Perşembe Pazarı’na çıkacaktı. Ama saat yaklaştığında, alanda AK Parti’nin beklediği sayıda insan bulunmuyordu. AK Partililer büyük panik yaptı. Meydanın bu halini uzaktan gören AK Parti karşıtlarının ise, etekleri zil çalmaya başlamıştı.

Telefonlarım susmuyor. Muhalif kanattan bir dostum arıyor:

“-İsmet; şimdi meydanın yanından geçtim. Perşembe Pazarı alanı boş. Tam bir fiyasko.”

O kapatıyor AK Parti’den bir tanıdık arıyor:

“- Aman Abi, Gebze’den, diğer ilçelerden gelecek vatandaşlar yolda sıkıştı. Biraz gecikti. Akın akın insanlar Perşembe Pazarı alanına geliyor.” diye bilgi vermeye çalışıyordu.

Muhaliflere göre, Perşembe Pazarı alanı daraltılmıştı. AK Partililere göre ise, insanlar meydan dışına taşmıştı.

O KADAR İNSAN BAŞKASI İÇİN GELMEZ

Günümüzde meydan mitinglerinin modası çoktan geçti. Hele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinglerine gitmenin hiçbir manası yok. Çünkü, bütün televizyon kanalları canlı yayınlıyor.

Cuma günü hava sıcaktı. Perşembe Pazarı alanına gitmek, o alana girerken bıktıran aramalarda vücudunun her yerini bir polise elletmek, saatlerce ayakta dikilmek, sonra geri dönmek para verseniz yapılacak iş değil. Buna rağmen, cuma günü Perşembe Pazarı alanında çok büyük kalabalık vardı. Teşkilatlar çalışmıştı. Oraya gelenler bir kısmı mecburiyetten gelmişti. Ama Erdoğan’ı görmek, Erdoğan’a desteğini vermek için gelen on binlerce insan da vardı. İddia ediyorum; başka hiçbir siyasi lider, hatta sanatçı, sporcu falan.. Hiç kimse, hiçbir organizasyon, cuma günü Recep Tayyip Erdoğan’ın konuştuğu Perşembe Pazarı alanında o kadar büyük kalabalık toplayamazdı.

Bir Eskişehir’de Kocaelispor maçındaki gönüllü kalabalıktan etkilenmiştim. Bir de cuma günü, bu kentteki Recep Tayyip Erdoğan sevgisinden etkilendim.

Başkan, bu defa çok gaz verdi

Gazetede Genel Yayın Müdürlüğü gibi çok ağır bir sorumluluğu üstlendiğimde, henüz 20’li yaşlardaydım. Başımızda rahmetli Babam vardı. Dündar Çiğit çok sert, çok disiplinli, hata kabul etmeyen bir adamdı.

Ben yıllarca, okur için değil; Babam beğensin diye gazete yapmıştım. Çünkü hata bulursa, çok kızacağını, herkesin içinde beni azarlayacağını bilirdim. Zaten yaptığım gazeteyi babam beğenirse,  okur da beğenirdi.

AK Parti’deki durum biraz böyle. Özellikle bizim şehrimizde çokça böyle. Tayyip Erdoğan’ı hem çok sevip, sayıyor, hem de çok korkuyorlar. Yaptıkları işi, Erdoğan beğensin istiyorlar. Gerisi teferruat. Yerel basın eleştirmiş,  kent halkı eleştirmiş çok fazla önemli değil.

Doğrusu, cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan benim beklediğimden farklı tarzdaydı. Özellikle KOÜ’deki konuşmasında Cumhurbaşkanı yerel siyasete neredeyse hiç girmedi. Bol bol KOÜ’yü övdü.

İzmit Perşembe Pazarı’ndaki konuşmasında da Bengladeş’deki idama bile değindi ama, ağırlıklı olarak yerel konulardan söz etti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı işleri övdü. Hatta İzmit Belediyesi’nin bisiklet projesini bile anlattı. Kocaeli teşkilatını, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni, ilçe belediyelerini yere göğe sığdıramadı.

Ben Cumhurbaşkanı’nın Perşembe Pazarı konuşmasını evde, televizyondan izledim. Devam eden projelerden söz ederken,  33 bin kişi kapasiteli yeni stadın ağustos sonunda biteceğini söyledi, “Artık, siz de bu stada yakışacak bir takım yapın” dedi. Tam bu sözler sırasında, tesadüf kameralar şeref tribününde  Bakanların bulunduğu sırayı gösteriyordu. Fikri Işık, Cumhurbaşkanı “Bu kente yakışacak takım yapın” derken, başını öne eğmişti. Belki tesadüftü. Ama düşünün Birlikspor bir üst lige yükselmiş olsa, Cumhurbaşkanı Stat’tan söz ederken Bakan Işık’ın yüzünde güller açmaz mıydı? 

…………

Cumhurbaşkanı, ilimizdeki partililere, Belediyelere gerçekten çok gaz verdi. Çok övdü onları, çok takdir etti. Bu gaz, ilimizdeki yöneticileri, “Nasıl olsa Cumhurbaşkanından aferin aldık. Artık biraz yan gelip yatalım” moduna getirmemeli. Cumhurbaşkanı, Cuma günü İzmit’te kendisine verilen bilgiler doğrultusunda takdirlerini, tebriklerini iletti. Umarım Erdoğan’ın bu sözleri ilimizin yöneticilerinin şevkini arttırır. “Daha çok çalışalım, daha çok iş yapalım ki, Cumhurbaşkanımız bizi hep beğensin”  düşüncesini öne çıkartır. Aksi olursa, yani, “Cumhurbaşkanımız nasıl olsa bizi beğendi. Artık daha fazlasına gerek yok” olursa, işte o zaman yandık demektir.

Beklenenin aksine İzmit sakindi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü İzmit’e geldi. Umuttepe’ye çıktı, Perşembe Pazarı’na geldi, Fuar’a geçti. Erdoğan ziyaretlerinde alınan abartılı önlemleri biliyoruz. Bu nedenle, cuma günü İzmit’in tam anlamıyla felç olacağını düşünüyordum.

Şehir merkezinde caddeler, sokaklar kapandı, insanlar sıkıntı çekti. Ama D-100’de trafik cuma günü her zamankinden daha sakindi. Pek çok kişi, Cumhurbaşkanı İzmit’te olduğu için arabasıyla trafiğe çıkmamıştı. Bu önemli bir etkendi.

Ama daha önemlisi var. Biz, D-100 trafiğini, gazete binasından her an çok net görebiliyoruz. D-100 İzmit geçişini,  otoyoldan geçmesi gereken TIR’lar, son zamanlarda sayıları çok artan  hafriyat kamyonlara tıkıyor. Cuma günü, öyle sanıyorum ki, gerekli önlemler alınmıştı. Hafriyat kamyonları hiç ortalıkta gözükmedi. TIR’lar D-100’e değil, otoyola yönlendirildi.

Hep birlikte gördük ki, gerekli önlemler alındığında D-100 İzmit trafiği rahatlayabiliyormuş. Bu kuralların sadece Cumhurbaşkanı İzmit’e geldiğinde değil, her zaman uygulanması gerekiyor. 

MHP’ye yazık oluyor

Bu ülkede pek çok kişi MHP’ye hiç oy vermemiş olabilir. MHP, Türkiye’de siyasi çizgisi, duruşu en net siyasi partilerden biridir. Oy verenlerin oranı, son 1 Kasım seçimlerinde yüzdü 10’a kadar geriledi. MHP’den nefret edenler de olabilir.

Ama bu ülke için MHP önemlidir. Türkiye’nin MHP’ye ihtiyacı vardır. Demokrasimizin en önemli kurumlarından biridir.

Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablonun ardından, MHP gibi bir partide liderin değişmesi, ya da en azından liderin tartışılması son derece normaldir. MHP’de de yeni arayışlar başladı. Mevcut Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye rakipler çıktı.

Ama iş, kördüğüm oldu. Şimdi bugün MHP’de tüzük değişikliği için olağanüstü kurultayı toplayıp toplayamayacağı bilinmiyor. Kurultay toplanırsa, yasal mıdır, değil midir bu da bilinmiyor. Türkiye’deki yargının hali, MHP’yi karıştırdı.

Genel Merkez yöneticileri muhalifler lehine karar verenleri, muhalifler genel merkez lehine karar çıkartanları karalıyor. Hakimler suçlanıyor. Özellikle iktidar partisi, MHP’nin kurultay girişimine fena halde bulaşmış görünüyor. Çok yazık. MHP’yi fena dağıttılar, fena karıştırdılar. Sadece MHP değil, Türkiye zarar görüyor.

Türk-Rus finali

Avrupa basketbolundaki en önemli, en büyük kupa, bu gece Berlin’de sahibini bulacak.

Malum, Türkiye ile Rusya’nın arası limonu. Eurolig dörtlü finaline, iki Rus, bir İspanyol takımı ile birlikte Fenerbahçe yükselmişti. Yarı final maçları oynandı. Rusya’nın en büyük kulübü CSKA,  yine bir Rus takımı olan Lokomotif Kuban’ı zorlanmadan yenip, finale çıktı.

Fenerbahçe, yarı finalde İspanyol Laboral ile karşılaştı. Zor maç oldu. Az kalsın gidiyordu. Fenerbahçe uzatmada rakibini devirdi.

Şimdi bu gece final var. Sanki CSKA biraz daha güçlü bir takım gibi görünüyor. Ama Berlin’de F.Bahçe müthiş taraftar desteği bulacak. Üstelik Fenerbahçe’nin Obradoviç gibi müthiş bir Coach’u var.

Final, Türkiye ve Rusya’nın en büyük takımları arasında. Aslında her iki takımda da Türk ve Rus oyuncudan çok ABD’li, Sırp oyuncular var. Ama bu gece 22.00’de müthiş bir maç olacak. Fenerbahçe’nin bu gece hepimizi coşturmasını bekliyorum. 

40 yıl önce de aynıymışız

Bugün Pazar. Genellikle bu sütunlarda hafif, magazin konular işliyordum Pazar günleri. Ama gündem farklı. Yine de araya bir nostalji sıkıştırmak istedim.

Bizim Ahmet Kobak da artık “Facebook”çu, “Sosyal medyacı” olmuş. Ahmet Kobak çok iyi arşivcidir. Geçen gün, sosyal medya hesabından siyah-beyaz bir fotoğraf paylaşmış. Fotoğraf, 1976 yılında, rahmetli  Kenan Danyer’in (Haşlak Kenan) işlettiği Belediye Lokantası’nda çekilmiş. 

Herhalde, bir hafta sonu akşamı. 20’li yaşlarda 4 arkadaş. Ben, Ahmet Küçükörs, Ahmet Kobak ve Metin Karan, üzeri şişeler, buz kovası dolu bir masadayız.

Dile kolay, 40 yıl önce. Ve, biz hala bıraktığınız yerdeyiz. 40 yıldır bu dostluk, bu birliktelik devam ediyor. İki fotoğrafı yan yana kullanıyorum. İzmit’te 40 yıldır bu tür birliktelik sürdürebilen başka bir grup varsa, fotoğrafını bana göndersin, kullanayım.

Bu yazı toplam 2220 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37