1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. MHP ile İYİ Parti arasındaki gerilim!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

MHP ile İYİ Parti arasındaki gerilim!

A+A-

Bundan tam üç yıl önce, sosyal medyadaki hesabımdan şöyle bir şey paylaşmıştım.

“Toplumsal uzlaşma ve normalleşmenin önemli bir sebebi de, siyasi parti liderlerinin birbirleriyle ünsiyet kurmalarıdır. Bu sağlandığı zaman, tabanlarda da ciddi bir normalleşme ve karşılıklı hoşgörü gözlenir. Siyasi parti liderlerimizin hırs ve nefse esir olmadan bu normalizasyona zemin oluşturmaları lazım. Bunu yapsınlar ki, tabanlarına da huzur yansısın ve toplum biraz gerilmekten kurtulsun”

Evet,

Geldiğimiz noktada, MHP ile İyi Parti arasındaki rekabetin giderek farklı boyutlara ulaştığını görünce, bu haftaki yazımı da bu konuya hasretme ihtiyacını hissettim.

Kavganın çoğu aynı tabandan gelen partilerin süreç içerisinde ayrışarak farklı isim altında siyasi arenada hayatlarına devam etmek istemelerinden kaynaklanıyor. Bu durum, taban tabana zıt iki partinin arasındaki sürtüşmeden daha şiddetli cereyan ettiğine tanık olmuşsunuzdur. Hatta böylesi bir kavganın sonuçları, (temenni edilmez ama olmaması gereken) örneğin MHP ile HDP arasında cereyan etmesi muhtemel kavgadan daha kötü sonuçlar doğurabilir. Ak Parti’nin Fazilet partisinden ayrılmasıyla meydana gelen hazımsızlık ve süreç içerisindeki kabullenememe ruh hali, üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen halen devam etmektedir.

Milli görüşün bakiyesi durumundaki Saadet Partisi’nin kimi mensuplarının ayrılıktan doğan hazımsızlıklarını sürgit devam ettirmektedirler. Her ne kadar karşı liderin evinin önüne nümayişlere kadar işi götürmeseler bile, karşılıklı ciddi huzursuzlukları inkâr edilemez derecede devam etmektedir. Hatta zaman zaman kimi Saadet Partili kardeşlerimiz hakarete vardıracak kadar işi ileri boyuta taşıdıkları görülmektedir. Ama ne hikmetse, Ak Parti’deki kardeşlerimiz de aynı sertlikte ve hiddette Saadet Partisinin lideri merhum Erbakan’a tek kelime etmedikleri ve saygıda kusur etmedikleri de bilinen bir gerçektir. Ama aralarındaki ayrılık-gayrılık sürgit devam etmektedir.

Benzer çekişme, HDP ile Hüdapar arasında yaşanıyor. Sosyolojik olarak aynı tabandan gelmelerine rağmen seçmen kitlelerinin farklı dünya görüşüne mensup olmalarından kaynaklı bir ayrışma göze çarpmakla beraber karşılıklı düellolara zaman zaman tanık olmamıza rağmen, MHP ile İyi parti arasında yaşanan girginliklere benzer gerginlikler en azından şimdilik yok gibi gözüküyor.

Esasen bu yazıyı yazmama iten ana neden, şu an içinde bulunduğumuz ortamda MHP ile İyi Parti arasındaki gerginliğe birkaç cümle ile de olsa, parmak basmak.

Liderlerin karşılıklı sert demeçleri tabanlarına da yansımış olsa gerektir ki, MHP’li olduğu ifade edilen bir gurubun gece saat 23.30 sularında İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in evinin önünde nümayişte bulunmaları, slogan atmaları giderek bu iki parti arasındaki gerginliği ileri boyutlara tırmandırdı. Aslında tabanları aynı olan ve daha düne kadar aynı çatı altında siyaset yapan bu iki liderin ve üyelerinin çoğu, aynı amaç etrafında kenetlenmiş gözüküyorlardı. Ne zaman ki Meral Akşener milletvekilliğine aday gösterilmedi. O zaman, ayrışma ve beraberinde kopuşlar başladı ve bu kopuş üst düzeyde tedrici olarak devam ederken, tabandan da kopuşları beraberinde getirdi. Bu kopuşlar, İyi parti çatısı altında toplanarak milliyetçi yelpazede iki farklı parti meydana geldi. Her ne kadar birbirlerini milliyetçi olmamakla suçlasalar da, en azından kamuoyunda oluşan kanaat bu yönde…

Ciddi iddialarla siyasi hayatına başlayan İyi Parti 1 Kasım seçimlerinde umduğunu bulamayınca, genel başkanın istifasına kadar iş büyüdü ve bir dönem İyi Parti duraklama sürecine girdi. Daha sonraki süreçte, Bu iki milliyetçi partinin liderlerinin karşılıklı düelloları tabanlarına da yansıdı ve giderek tehlikeli boyutlara ulaştı.

Olması gereken tek şey, defacto durum olan bu kopuşları her iki partinin liderlerinin ve yönetimlerinin kabullenmesi ve bir daha aynı çatı altında toplanmalarının fiziken de mümkün olmadığının tefhim kılınmakla birlikte siyasi hayatlarına kendi kulvarlarında yeni bir sahife açarak devam etmeleridir. Çünkü kin ve nefrete dönüşen ayrılıkların kolay kolay birleşmeleri beklenemez. Özellikle de aynı taban için bu tespitim geçerlidir.

Taban tabana zıt farklı siyasi hareketler zaman zaman kısmi konularda dahi olsa ortak paydada buluştuklarına tanık olmuşuzdur. Mesela, bir DYP ile ANAP’ın yıldızları hiçbir zaman barışmadı. Halbuki aynı kökenden gelen partilerdi. Ama bu gün bir CHP ile Saadet partisi pekala bir araya gelebiliyorlar. Dolayısıyla, yapılması gereken tek şey, siyasi parti liderleri, sinirlerine hakim olarak mevcut farklılıkları kabullenerek yollarına devam etmeleridir. Aksi taktirde, keskin sirke olma vasıflarını idame ettirirlerse, kendi küplerine zarar verirler. Tabi, bu zarar küplerle sınırlı kalmaz daha da yaygınlaşır, etraflarını da kaplar. Bundan da her kes zarar görür.

bu tarz söylem ve eylemlerden şiddetle kaçınılması gerekir diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 1000 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum