• BIST 108.352
  • Altın 143,327
  • Dolar 3,5324
  • Euro 4,1408
  • Kocaeli 28 °C

MHP’de düşmanlık körükleniyor

İsmet ÇİĞİT

Aynı fikre inanmış, aynı idealler peşinde koşan insanların oluşturduğu bir siyasi partinin içinde keskin ve sert düşmanlık olur mu?..
Son MHP örneğinde olabileceğini görüyoruz. MHP’ye gönül vermiş tanıdığım, güvendiğim, inandığım arkadaşlarım var. Çok sıkıntı içindeler. Çok öfkeli durumdalar. Birkaç ay öncesine kadar, “Ülküdaş- kardeş” gibi gördükleri insanlara karşı şimdi kin biliyorlar. 
MHP, 1 Kasım Seçimleri’nde büyük bir hüsrana uğradı. Elbette sorumlusu Genel Başkan Bahçeli ve ekibiydi. Doğal olarak parti içinde yeni arayışlar başladı. Meral Akşener öne çıktı. Ama Devlet Bahçeli ve ekibi, demokrasinin bütün kurallarını silip attılar. Muhalifleri ezmek, yok etmek istediler. 
Doğrusu, muhalifler de olağanüstü kongre girişimlerini yüzlerine, gözlerine bulaştırdılar. Şu sıralar MHP çok karışık. Karışık olmanın ötesinde, parti içinde birbirlerine rakip olanlar, artık düşman gibi bakıyorlar.
Bayramda, Meral Akşener’in bayramlaşma programına, ellerinde satırlar bulunan bir grup gencin genel merkez tarafından gönderilmesi, yaşanan olaylar bu gerilimi daha da arttırmış gözüküyor. Eskiden her fırsatta birbirini kucaklayan MHP’liler, şimdi karşılaştıkları yerde birbirleri ile kavga edecek hale geldiler. 
Bahçeli ve ekibi MHP’yi çok kötü yönetti. 1 Kasım’daki seçim yenilgisine rağmen, toplumdan ve parti tabanından yükselen sese kulak vermek yerine, tam tersine hareket etmekle ortamı daha da gerginleştirdiler. 
Çok sıkıntılı MHP’li arkadaşlar. Çok öfkeli. Bu işin çözümü için 2018 yılının Mart ayını beklemek akıl karı değil. Bu gergin ortamda, MHP’nin ilçe kongrelerini doğru dürüst yapabilmesi, ilçe kongrelerinde demokrasi kurallarının uygulanabilmesi de hiç mümkün değil.

*İzmit; temiz ve aydınlık 

Yaşadığımız kentte gördüğümüz, tanık olduğumuz her türlü olumsuzluğu, nalına mıhına yazıyoruz. Bu bizim işimiz. Ama bu kentte her şey çok kötü, her şey yanlış demek de haksızlık. İzmit’in boşaldığı zaman ne kadar güzel, yaşanması ne kadar rahat bir şehir olduğunu, bayram tatilinde açıkça gördük. 
Bu tenha tatil günlerinde bir şey daha dikkatimi çekti. İzmit temiz. İzmit’te çöp toplama hizmeti gayet güzel yürütülüyor. Eskiden bayram tatillerinde birkaç gün çöpler alınmazdı. Konteynerler boşaltılmaz, birkaç gün içinde çöp konteynerleri taşar hale gelirdi. Bu defa öyle olmadı. Çöp konteynerleri, tatil günlerinde de toplandı, boşaltıldı. Caddeler, sokaklar süpürüldü. İzmit tatil süresince takdir edilecek kadar temizdi.
Bir de şehir merkezi, Yürüyüş Yolu güzergahı, çok uzun süre karanlıkta kalmıştı. Bayramda şehir merkezi aydınlandı. Yürüyüş Yolu kenarlarında, Hürriyet ve Cumhuriyet Caddeleri’nde Büyükşehir’in yerleştirdiği yeni lambalar yandı. Temiz, aydınlık ve boş İzmit gerçekten dünyanın en güzel kenti. Bayram tatilinde bu şehri terk edenler, bu güzellikleri göremedi. 


KAPAKLAR YİNE OYNAMAYA BAŞLADI 
Bu arada İzmit’in kronik sorunlarından biri yeniden hortlamaya başlıyor. Yıllardır şu şehir merkezinde, ana caddeler üzerindeki alt yapı kapaklarına bir çözüm bulamadık. Özellikle Hürriyet Caddesi üzerinde, Kapanönü çevresinde yol üzerinde bulunan SEDAŞ’a ait metal kapaklar, yine yerlerinde oynamaya, üzerinden araba geçtikçe ses çıkartmaya başladı. 
Bu konu geçen yıllarda büyük sıkıntı olmuştu. Sözde, kapaklar değiştirildi, yenilendi. Bir süre sıkıntı ortadan kalktı. Ama bu işi daha ciddi, daha sağlam yapmak gerekiyor. İzmit caddelerinde üzerinden araba geçen yeraltı kapaklarının çıkarttığı sesler, sinir bozucu. 
 

*D-100’ün doğusu ve batısı 

Bayramın 2’nci günü, yeni yapılan Osmangazi Köprüsü’nden geçmek sevdasıyla yola koyuldum. İzmit’ten çıkınca, bayramda ücretsiz olan otoyala girmek yerine, D-100’ü kullanmayı tercih ettim. Dikkatimi çekti; D-100 Karayolu’nun İzmit’in batısında kalan kısmı, yani İzmit-İstanbul arası sıkıntılı süreç sonunda da olsa yapılan yatırımlarla derlenip toparlanmış. 
D-100’den İstanbul yönüne giderseniz, kırmızı ışıkla yolunuz kesilmiyor. Derince tüneli önemli bir yatırım. Daha sonra, eskiden çok sıkıntılı olan Derince Hastanesi Kavşağı çözümlenmiş. Tütünçiftlik’teki viyadük belki bölge için büyük kambur ama, trafik sorununu çözüyor. 
Yarımca’da yolunuz kesilmiyor.. Yeteri kadar yana üst geçiti var. Yarımca’yı limanlar parsellemiş. Her yer konteyner dağları ile dolu. Ama yol kesilmiyor.  Hereke’de sıkıntılar vardı. Bütün giriş çıkışlar, kavşaklar tamamlanmış. Dilovası geçişi, Gebze rampası. Gayet rahat. 
İzmit’ten D-100’e çıkıp, Adapazarı yönüne gitseniz, perişan olursunuz. İzmit’ten D-100’e çıkıp, kesintisiz Adapazarı’na ulaşmak mümkün değil. Önce, Real’in yanından yeniden şehre girecek, Kandıra Sapağı’ndan çıkacaksınız. Sonra, Yahya Kaptan Kavşağı’nda yayalar karşıdan karşıya geçsin diye kırmızı ışıkta bekleyeceksiniz. Kazasız belasız Sakıp Sabancı Köprüsü’nü geçerseniz, Köseköy ışıklarına 500 metre kala tıkanan yolda bekleyeceksiniz. Köseköy’ü de geçtiniz diyelim. Özdilek Kavşağı’nda duracaksınız. Sonra ileride yine ışıklı kavşaklar var. Eşme’de bile doğru dürüst yaya üst geçidi yok. 
D-100’ün İzmit’in batısında kalan bölümünde bütün işleri Karayolları yaptı. Kimi çalışmalar çok fazla uzadı, geç bitti. Bazıları biraz yanlış oldu. Ama İzmit-İstanbul arasında kesintisiz yolculuk mümkün. Bu yolun doğu kısmını, yani Adapazarı yönüne olan tarafını hep Büyükşehir üstlendi. Doğru dürüst battı çıktı yapılmadı. Yaya üst geçitleri bile yetersiz kaldı. Şimdi D-100’e çıkıp İstanbul’a gitmek; yine D-100’e çıkıp Adapazarı’na gitmekten çok daha kolay, akıcı. 
Çok iş var yapılması gereken. Aynı tablo, D-130 için geçerli. Türkiye’de ışıklı kavşaklarla kesilen şehirlerarası yollar, sadece bizim ilimizde kaldı. Çıkın D-130’a İzmit’ten Karamürsel’e gitmeye çalışın bakalım. Lütfen yolda sayın. Kaç ışıklı kavşak geçecek, kaç kez kırmızı ışıkta durup kalkmak zorunda kalacaksınız. 
Tanıdığım en çalışkan siyasetçi: Fikri Işık 
Uzun yıllardır bu mesleğin içindeyim ve gerçekten çok fazla siyasetçi tanıdım. Siyasette bir yerlere gelene kadar gecesini gündüzüne katıp çalışanların çok olduğunu gördüm. Ama genellikle hedeflenen yere geldikten sonra yan gelip yatmışlardır. 
Kocaeli siyasetinde bir Fikri Işık olayı var. Bütün genç siyasetçilerin örnek alması gerekir. Fikri Bey’i, AK Parti’de henüz il başkanı olmadan öncesinden tanıyorum. İl Başkanı oldu. Milletvekili oldu. Her siyasi rütbeyi, hak ederek aldı. Çok çalışarak aldı. Birkaç yıldan beri bakan.. Siyasette daha yukarısı var mı?.. Fikri Işık, bütün hedeflerine ulaştı.
Artık biraz tempoyu düşür. Kendine, ailene zaman ayır, geldiğin yerin keyfini sür.. Hakkı değil mi?.. Ama bakıyorum çevreme, en çalışkan siyasetçi yine Fikri Işık.. Elbette siyaseten hataları olabilir. Kendi partisi içinde bile sevmeyenlerin olduğunu biliyorum. Sevip sevmemek, başarılı veya başarısız bulmak farklı bir şey. Ama hiç kimse Milli Savunma Bakanı Fikri Işık için, “tembel adam” diyemez. 
Şu bayram günlerinde de en çok çalışan siyasetçiydi. Sabahın ilk saatlerinden gece yarısına kadar seçim bölgesi Kocaeli’de her yeri dolaştı. Yüzlerce, belki binlerce kişiyle bayramlaştı. Onlarca kez nutuk atmak zorunda kaldı. Kolay değil bütün bunlar. Üstelik, Fikri Işık bütün bu tempo içinde, yüzündeki tatlı tebessümü de bir an olsun yok etmiyor.
Milli Savunma Bakanı olarak çok önemli görev ve sorumlulukları var. Ayrıca, partisinin bu kentteki en önemli ismi. Elbette Fikri Işık da biliyor. Partisi içinde şehrimizdeki partililer arasında bazı sıkıntılar, problemler var. Hepsini idare ediyor. O herkese karşı aynı mesafede durmayı, özellikle halkın içinde bulunmayı çok iyi başarıyor.
Bazen, Fikri Işık’ın temposunu izlerken ben yoruluyorum. Dikkat edin, bayram günlerinde bazı milletvekilleri hiç ortalıkta yoktu. Bazı belediye başkanları da bayramda tatil yaptı. Ama Fikri Işık hep göz önündeydi. Hep bir yerden bir yere koşturuyor, daha fazla insana ulaşmak için çaba gösteriyordu. 
Siyasette kimileri, şansıyla, kısmetiyle bir yerlere gelir. Çok az insan Türkiye siyasetinde çalışkanlığı ile gerçekten hak ederek yükselir. Fikri Işık, kesinlikle çalışkanlığı ile siyasette geldiği yeri hak eden biridir diye düşünüyorum. İleride siyaset yapmayı düşünen bütün gençler, Fikri Işık’ın bu hiç yorulmak bilmeyen temposunu çok iyi gözlemlemelidir. 

*Yol kenarına TIR park etmesin 
Bizim şehrimiz, şehirlerarası karayollarının ilimizden geçen bölümleri, yıllardır çok acı, çok can kayıplı trafik kazalarına tanık olmuştur. Bu kazaların büyük bölümü, hatalı sollama, aşırı hız kaynaklıdır. İstatistiklere bakılırsa, ilimizdeki en feci, en çok ölümlü kazaların gerekçelerinden birinin de yol kenarlarındaki boş şeritlere park etmiş ağır vasıtalara arkadan gelen araçların çarpmasıyla oluştuğu görülecektir.
1971 yılında Gölcük yolunun Başiskele mevkiinde Leyla Atakan ve arkadaşlarını böyle kaybetmiştik. Bir askeri TIR, arıza yapmış, sürücüsü yol kenarına çekip, aracı bırakmış, hiçbir önlem de almamıştı.  Değirmendere’den dönen leyla Atakan ve arkadaşlarının içinde bulunduğu araç, yol kenarındaki bu TIR’ın altına girmişti.
Sonra benzer pek çok kaza gördük. Son olarak bayramın ikinci günü gecesi, Kartepe Uzunçiftlik mevkiinde benzer bir kaza meydana geldi. 4 genç hayatını kaybetti. Kaza ile ilgili haberlerde, yol kenarındaki TIR’ın altına giren otomobilin çok hızlı olduğundan söz ediliyor.
Ama asıl sorulması gereken soru şudur: “O TIR, neden orada duruyor?”
D-100 gibi, TEM gibi hareketli yollarda, yandaki şerit boş olmalıdır. Bu şeritte hiçbir şekilde araçların durmasına izin verilmemelidir. Eğer büyük bir zorunluluk ortaya çıkmış da araç bu boş servis şeridinde park etmişse, mutlaka arkasında çok görünür önlemler alınmalıdır.
Bizim şehrimizde, aslında belli saatler içinde TIR’ların D-100’e girmesi yasak. Ama kimse bu kuralı uygulamıyor. Denetim yapılmıyor. Bu şehrin her yeri limanlarla, lojistik merkezleri ile doldu. Bırakın Türkiye’yi, belki dünyada TIR trafiğinin bu denli yoğun olduğu başka bir şehir gösteremezsiniz. TIR’lar, herhangi bir nedenle yol kenarında park ederse, özellikle hava karardıktan sonra çok büyük tehlike yaratırlar. Uzunçiftlik’teki son kazada yol kenarında duran araç, otomobil naklinde kullanılan TIR’lardan. Bizim şehrimizin trafik ekipleri, TIR trafiğini takip etmiyor. TIR’ların otoyola girmesi zorunluluğunu takip etmiyor. Ama Allah aşkına.. Hiç değilse şu TIR’ların yol kenarlarında park etmesini önleyin.. Bir ay kadar önce, yine D-100’de yeni Valilik Binası önünde kenarda duran bir TIR’ın altına arkadan gelen otomobil girmiş, bir kişi hayatını kaybetmişti. Bayramın ikinci günü gecesi de Uzunçiftlik’te çok acı bir kaza yaşadık. Ne olur biraz akıllanalım. Bu şehirde, hiç değilse trafik kaidelerinin en basit olanlarının uygulanmasını sağlayalım.

*Atletizm’de madalyalar

Şu sıralar Hollanda’nın Başkenti Amsterdam’da Avrupa Atletizm Şampiyonası devam ediyor. Türkiye, eskiden atletizmde çok gerilerdeydi. Son bir dönem çok önemli madalyalar kazandık. Ama bütün sporcularımız dopingli çıktı, rezil olduk. Şimdi Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’ye devşirme sporcular temsil ediyor. 1996 Kenya doğumlu Yasemin Can isimli siyasi  sporcumuz, 10 bin metrede bütün rakiplerine fark atarak altın madalya kazandı. 
100 metre erkeklerde gümüş, gülle atma kadınlarda bronz madalya kazandık. Türkiye adına yarışan 1987 Küba doğumlu Yasmani Copello Escobar, 400 metre erkeklerde finale kaldı. Büyük olasılıkla madalya alacak. Atletizmde devşirme sporcuları eleştirenler var. Türkiye bu işlere Özal döneminde halterde Naim Süleymanoğlu ile başlamıştı. Şimdi, latin, siyasi sporcuları atletizmde ülkemiz adına yarıştırıyoruz. Ben, Ay-Yıldızlı Milli Forma ile yarışan sporcu madalya alınca büyük sevinç yaşıyorum. Onların omuzlarına Türk Bayrağı’nı koyup, statta tur atmalarından keyif alıyorum. Atletizmde bu devşirme genç sporcularla olimpiyatlarda da madalya bekliyoruz. Bu durumu eleştirenlere şaşıyorum. Bence atletizmde Türkiye’yi temsil adına güzel bir iş yapılıyor.

 

Bu yazı toplam 1107 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37