1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Miadını dolduran kurum: YÖK
Miadını dolduran kurum: YÖK

Miadını dolduran kurum: YÖK

YÖK, kurumlaşamadı bir türlü. Bu gerçeğin altını çizelim. 12 Eylül ürünü bir kurum. Pek çok üniversite öğretim üyesinin 1402’lik olmasına ortam hazırladı. Doğramacı’nın jakoben mantığı bu kuruma sinmiş

A+A-

YÖK, kurumlaşamadı bir türlü. Bu gerçeğin altını çizelim.

12 Eylül ürünü bir kurum.

Pek çok üniversite öğretim üyesinin 1402’lik olmasına ortam hazırladı.

Doğramacı’nın jakoben mantığı bu kuruma sinmiş bir kere.

Silip atmak çok zor.

“Yandaş”lığı esas alan bir profili var.

Dün de öyleydi.

Bugün de.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’i bunca skandala karşın hala o koltukta oturtan güç nedir?

Neden genellikle “muhafazakar” eğilimliler rektör seçilir?

Hikmetleri ne?

Bilen var mı?

YÖK, hiçbir zaman, “zamanın ruhu”nu yakalayamadı.

Bu gidişle de yakalayamaz.

Geçmişi hatırlayalım.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, bu kurumu “Yüksek Öğretim Komiserliği” gibi yönetmedi mi?

Aşırı hiyerarşi ve “şef” gibi düşünen rektörler dönemi yaşanmadı mı?

İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Münir Kutluata ve arkadaşları, Alemdaroğlu’nun “feadal”  zihniyetini ve yönetimini protesto etmek için istifa etmediler mi?

Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, Alemdaroğlu’na tepki olsun diye, dekanlıktan ayrılmadı mı?

Alemdaroğlu, Atatürkçü geçiniyordu.

Protestolarla istifa eden bilim adamı sayısı 20 cıvarındaydı.

Hem de Prof. Dr. Burhan Şenatalar ve Prof. Dr. Bülent Tanör ve Prof. Dr. Toktamış Ateş gibi gerçek Atatürkçülerdi bu isimler.

Bunlara Prof. Dr. Ülkü Azrak’ı da ilave edelim. Çetin Özek’i de, Cemal Bali’yi de, Murat Orbay’ı da.

Neden barınamadılar Atatürkçü Alemdaroğlu’nun yönetimindeki üniversitede?

Prof. Dr. Münir Kutluata’nın şu sözleri, akademik dünyada devamlı yankılanmalı:

“Öğretim üyeleri özgür ortamda yetişir. Zorlama ve siparişle öğretim üyesi yetişmez”

Akademik hürriyetlerin boğulduğu alandır YÖK.

Liberalizmin kurucularından Hayek der ki:

“Entellektüel özgürlüğün, gelişmenin temel itici gücü olarak işlevini yerine getirmesi için, fikirlerin özgürce tartışabilmesi gerekir.

Değişik bilgi ve görüşlere sahip insanların karşılıklı ilişkileri oluşturur. Aklın gelişmesi bu farklılıkların varlığına bağlı sosyal bir süreçtir.

Mevcut YÖK ortamında öyle bir sosyal süreç var mı?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.