• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Kocaeli 7 °C

MİLLET REİSİYLE BÜTÜNLEŞTİ VE İHANETE DUR DEDİ

Alaattin KÖKSAL

15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişimini gelecek nesillerimize doğru bir şekilde anlatmak ve tarihe not düşmek hususunda hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bazı tespitlerimizi maddeler halinde sıralayarak milletimizle paylaşmak istiyorum.
1- Ülkemizin maddi ve manevi kalkınmasını hazmedemeyen hain şer güçlerin desteğiyle ayağa kalkan taşeron FETÖ örgütünün ihaneti olarak tarihe geçecektir.
2- Yapılan bu darbe girişimine karşı durmak ve engel olmak için,  kararlı bir şekilde ve cesurca, Sayın Cumhurbaşkanımız T. Erdoğan’ın, Sayın Başbakan Binalı Yıldırım Bey’in, Milletimizi meydanlara davet etmek suretiyle, darbecilere ve onlara destek veren iç hainlere ve dış şer güçlere, canı pahasına onurlu ve vakarlı bir şekilde dur diyen milletin,  milli kalkışı olarak anılacaktır. 
3- Vatan ve mukaddesat sevgisiyle meydanlara inen bu aziz millet; kendini bilmez bazı subayların, er ve erbaşların kurşunlarına hedef olmalarına rağmen, büyük bir cesaretle ve sabırla tankların önüne yatarak ve üzerlerine çıkarak, askerlerin ellerinden silahlarını alarak, bu hain kalkışmaya geçit vermeyen milletimiz ve şehitlerimiz milli kahramanlar olarak hatırlanacaktır.
4- Hiçbir siyasi hesap yapmadan devletin ve iktidarın yanında milli bir duruş sergileyen Sayın Devlet Bahçeli’yi, siyasi tarihimiz kalın harflerle yazarken, gecikmeli olarak darbeye karşı çıkan diğer siyasi partileri ünlem işaretleriyle yazacaktır. 
5- Gülen cemaatiyle iş birliği yaparak, iktidara karşı yapılan bu acımasız darbe girişimi, bugüne kadar yapılan hiçbir darbenin ilkeleriyle bağdaşır hiçbir ilkesinin olmadığı,  bir ihanet olarak anılacaktır.
6- 15-Temmuz-2016 tarihinde yapılan darbe girişiminin şuana kadar net olarak gözüken bilgilerinin özeti şu şekildedir; Anayasa gereği başkomutan olarak sıfatlandırılan Türkiye cumhuriyetinin seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Sayın Tayyip Erdoğan’ı öldürmek kastıyla, kaldığı öteli bombardımana tabi tutmak.
Sayın Başbakanın makam arabasını kurşunlamak, Türkiye büyük millet meclisini ve cumhurbaşkanlığının makamını (külliyeyi) bombalamak,  polis özel hareket merkezini bombalayarak 47 polisi şehit etmek. Genelkurmay Başkanını ve diğer kuvvet komutanlarını rehin alarak işkencede bulunmak, korsan bir bildiriyle halkı psikolojik olarak etkilemek. Ayrıca, silahsız sivil halkın üzerine ateş açmak suretiyle, yüzlerce insanı şehit edilmiş binlercesi yaralanmıştır.
Özetleyerek yazmaya çalıştıklarımın hiç birinde zan ve duyum yoktur hepsi gerçektir. Bu darbe girişiminin öncesinde ve sonrasında nelerin yaşandığını kimlerin nasıl bir işkenceden geçtiğine ne gibi tacizlere uğradığını ileriki zamanlarda çok daha iyi öğrenmiş olacağız. Yaşanılanları ve anlatılanları tarihe gerçek notlar düşürerek, gelecek nesillerimizin ufkunu açmış olacağız.
Bu makaleyi gaz almak, gaz vermek, kin kusmak, birilerine hakaret etmek ve aşağılamak için kaleme almıyorum. Ancak yapılanlara eyvallah diyerek de susmayacağım. 1961 darbesini altı yaşında olduğumuz için ne olup bittiğini anlamamıştım. O yılarda unutmadığım ve anlayamadığım bir şey var ki, büyüklerimizin sessizce ağladıklarını hatırlıyorum. 
Yaşımız ilerledikçe, 1961 darbesinin ülkeye nasıl bir zarar verdiğini, Türkiye’nin Başbakanı Adnan Menderes’in, Maliye bakanı Zorlu ve İçişleri Bakanı Polatkan’ın idamına şahit olduk. Birçok general ve subay ordudan nasıl atıldığını öğrendik. 
1972 askeri muhtırayı, 1980 darbesini, 28 Şubat 1997 post modern darbesini ve 2007 
e-muhtırayı, yaşadım. Benimsemediğim bu darbelerin toplamı 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişimi kadar ülkeye zarar vermemiştir.  15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi birkaç ay içinde planlanan bir süreç değildir. Bu süreç. Merhum Erbakan Hocaya yapılan post modern darbeyle başlamış, AK partisini özelikle Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı nasıl engelleriz projeleriyle devam ederek bugüne gelinmiştir. Bu hain planların ne olduklarını bir önceki makalemizde yazdık. 
Bu hain planlara kimi partiler bilerek veya bilmeyerek siyasi getiri uğruna destek vererek AK Parti’nin karşısında saf tuttular. Yapılan bu ihanetleri devlet yetkilileri ve AK partisi hükümeti takip etmemiş olsaydı, yapılan ihanetler kolayca bertaraf edilemezdi. Şahsi kanaatime göre Askeri kurumun içinde kümelenen darbeciler, emir komuta zinciri içinde hareket eden Kemalist darbeciler, emir komuta içinde hareket etmeyen FETÖ terör örgütüyle işbirliği yapan darbeci askerler olarak ikiye ayrıldılar.  
FETÖ örgütüyle hareket eden darbeci askerler, kendilerini yıllarca saklayarak ilerde yapacakları darbeyi Kemalist darbecilere kaptırmamak için, balyoz ve Ergenekon operasyonlarıyla Kemalist darbecileri tasfiye ettiler. Bu durumu bilinçli siyasiler, MİT, diğer istihbarat örgütleri ve Sayın Erdoğan’ın görmemesi mümkün değildi. Olayı çok dikkatli ve dengeli takip ederek zamana karşı yarışarak pozisyon aldılar. 
Nitekim askeri kurumun ve diğer sivil kurumların içinde sızan yerleşen yerleştirilen on binlerce insan iki gün içinde tespit edilerek açığa alınmaları mümkün değildir. Devlet sabırla hareket ederek gerekli tedbirlerini almıştır.   Bu hainlerin yerli destekçilerini hızlı bir şekilde tasfiye etmek için üç aylık OHAL ilan edilmiştir.
Bundan sonra yapılacak en önemli iş sivil ve resmi kurumlarda çöreklenmiş ve sızmış darbecileri ve darbeci zihniyeti söküp atmaktır. Kökü kurutulmayan ağaç yeniden filiz verir düşüncesiyle, çok akıllı ve planlı bir şekilde hareket edilmelidir.  Devlet mekanizmalarında boşluk olur düşüncesiyle, toplumu ve devletin sivil, resmi yetkililerini yönlendirmeye çalışanlara dikkat edilmelidir. Her bir paralelciyi veya darbeciyi tasfiye etme yerine onlar ikna edilmelidir gibi ve benzeri algı operasyonların tuzağını düşmeden, ben ikna oldum yanlış yaptım, bir daha yapmam gibi özürlere müsamaha gösterilmemelidir.
Devletin güvenlik güçleri, terörle mücadele ederken 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi, ülkenin bölünmesine siyasi ve ekonomik istikrarını bozmaya yönelik en alçak bir darbe girişimi olarak tarihte yerini almıştır. 17-25 Aralık operasyonlarını, gezi parkı olaylarının dış destekli hain kalkışmalar olduğunu anlamayanlar, anlamak istemeyenler, bilerek veya bilmeyerek bu kalkışmalara destek verenler, akıllarını başlarına almalıdırlar. Beyinlerini, dillerini, kalemlerini ve kalplerini nefislerinin emrine verip, şer güçlerin istek ve arzularına göre hareket etmemelidirler. 
15-Temmuz-2016 darbe girişimi ile her şeyin açık bir şekilde ortaya çıkmasına rağmen, kafalarını kuma sokan sözde İslam’ı hassasiyetlere önem veren kimi insanların, hala Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ve AK Parti’ye körü körüne muhalefet etmeleri en hafif ifadeyle gaflettir. 
Basit bir siyasi getiri uğruna bilerek veya bilmeyerek paralel devlet yapılanmasıyla hareket edenler, yaptıklarından pişman olmalıdırlar. Paralel devlet yapılanmasının bu derecede ihanet içinde olacağını bilmedikleri bu yapıyla yan yana duranlar, kör bir inat uğruna, şuursuzca muhalefetlerine devam edenler, dolaylı bir ihanet içinde olduklarını düşünmelidirler.
Darbe girişimi başarılı olamayacağını gördükten sonra, kartondan kaplanların, sözde demokratların yaptıkları açıklamalar, milletimiz tarafından kabul görmemiştir. Kimin ne yaptığını ne söylediğini milletimiz çok iyi biliyor ve ona göre değerlendirmesini yapıyor ve yapacaktır. 
Vatanımın bölünmemesi, siyasi ve ekonomik istikrarın bozulmaması için darbe girişiminde bulunanlara karşı dik duran Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında saf tutmak için Kocaeli il binasının önünde milletle birlikte şerefimle onurumla ve büyük bir zevkle nöbet tutmaya gittim.  28 Şubat 1997 tarihinde Refah Partisine karşı yapılan post modern darbesinde RP’sinin il başkanlığı görevini yürütüyordum. O gün; insanlar büyük bir öfkeyle parti binasına gelmişlerdi.. Kendilerine sabır tavsiyesi yaparak Erbakan hocamızın ne söyleyeceğini beklemeliyiz diyerek, kendilerini teskin ediyordum. 
Bir müddet sonra merhum Erbakan Hocamız, büyük bir sabır ve vakurla, kamuoyuna açık bir şekilde yaptığı basın toplantısıyla şu tarihi cümleyi söylüyordu. “ Yapılan bu operasyon, tarihin akışı içinde zerre kadar bir değeri yoktur” diyerek, milletimizi teskin ve teselli etmişti. 
Aynı yoldan yürüyen Sayın Cumhurbaşkanımızın Tayip Erdoğan, Atatürk havalimanında yaptığı ilk açıklamasında özetle ve mealen şu cümleleri kullanmıştır. “ Kim ne yaparsa yapsın, kim ne derse desin Mutlak surette Yüce Allah’ın dediği olacaktır. 
Siz isteseniz de istemezseniz de Hak nurunu tamamlayacaktır. Ben halkımın arasındayım, milletimle birlikte yürüyeceğim. Halkın iradesinden başka bir iradeyi,  Yüce Allah’ın gücünden başka bir gücü tanımam, zalimlere asla boyun eğmem, Yüce Allah’ın izniyle darbe girişimine kalkışanlar başarılı olamayacaklardır. 
Ülkeye millete zarar verenlerin yaptıkları yanlarında kâr kalmayacaktır. 
Hukuk çerçevesinde kendilerine verilmesi gereken en ağır ceza verilecektir. Bundan sonra darbe teşebbüslerinde bulunulmaması ve caydırıcı olma hususunda milletin gerekli gördüğü yeni yasal düzenlemeler yapılacaktır.  ‘Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır’ ilahi ferman gereğince bu darbe girişimi bir bakıma hayırlı olmuştur. Hainler turnusol kâğıdı gibi ortaya çıkmıştır.”
Sonuç olarak 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi operasyonunu onurlu bir şekilde demokrasi bayramına çeviren başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere milletimize,  ordumuzun kahraman komutanlarına, subay, astsubay, er ve erbaşlarına, büyük bir özveriyle ve şerefle mücadele eden polis teşkilatımızın tüm mensuplarına en kalbi şükranlarımı takdim ediyorum.  
Yüce Allah’ın (CC)  ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikelerden muhafaza etmesini cani gönülden niyaz ediyorum. Darbe girişimiyle gündem değiştiğinden, İsrail ile anlaşma Rusya ile yakınlaşma yazı dizimizin üçüncü bölümü, nasıp olursa önümüzdeki hafta Çarşamba günü yayına girmiş olacaktır.

Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37