• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • Kocaeli 3 °C

Millet; siyasi partilere abdestinizi tazelemeden bize gelmeyin diyor

Alaattin KÖKSAL
Parlamento içi ve dışı tüm siyasi partiler, O7- Haziran 2015 seçimlerini çok iyi analiz ederek, halkın beklentilerine göre kendilerini yenilemelidirler. İktidar ve muhalefet partileri bugüne kadar millete ne vaat ettiklerini, hangi hizmetleri yaptıklarını, önümüzdeki yıllarda ne yapacaklarını, birbirlerine karşı yaptıkları eleştiri ve hakaretleri gözden geçirerek, siyasi abdestlerini tazelemelidirler.
Ülkemizde ve çevremizde yaşanan her türlü terör olaylarının, siyasi, ekonomik krizlerin arkasında kimlerin olduğu tüm çıplaklığıyla görülmüştür. Ülkemize, milletimize veçevremize yapılan çirkinlikleri ve alçaklıkların açıkça görülmesine rağmen, basit siyasi getiri uğruna, AK partisine ve Sayın Cumhurbaşkanına, eski usullerle muhalefet etmeyi milletimiz tasvip etmiyor ve etmeyecektir. İktidar partisi dâhil, tüm siyasi partiler, halkın milli ve manevi değerlerine sahip çıkarak, ülkenin ve milletin milli menfaatlerine göre abdestlerini yenilemelidirler.
Siyasette abdest tazelemenin şartları, temel esaslarının yanında, değişen gelişen siyasi, sosyal ekonomik ve kültürel olaylarla birlikte yeniden yenilenmelidir. Değişmeyen esasların başında imanımızın 6 şartına bağlı kalarak, Yüce Allah’ın emrettiklerini yapmak, yasakladıklarından sakınmak, vatanımıza, bayrağımıza ve mukaddes değerlerimize sahip çıkmaktan taviz vermemektir.
Siyasi anlayışımızda, idare etmek değil yönetmek, sosyal hayatımızda adil paylaşımdan yana olmak, hak edene hakkını adil bir şekilde vermek, hukuki anlayışımızda dağ başındaki çobanla devletin başında olan Cumhurbaşkanı, hukuk karşısında eşit olacak bir adalet’e sahip olmak, ekonomi de, dışa bağımlılıktan kurtulmak, yerli ve milli sanayi önem vermektir.
Kültürel alanda, İslam dinini yanlış ve kasıtlı yorumlarla ılımlaştırmaya çalışan, mezhep çatışmalarına sebebiyet veren âlim bozuntusu insanları, İslam’ın temel esaslarıyla susturarak fitne çıkaranlara engel olmaktır. Özetleyerek anlatmaya çalıştığım bu temel esasları uygulayacak ehil insanları seçerek aday göstermekte siyasi abdestin şartlarındandır.
Siyasilerimiz değişmesi mümkün olmayan manevi değerlere sahip çıkarak, değişen gelişen siyasi ve ekonomik olayları, temel esaslara muhalif olmayacak şekilde siyasi anlayışlarımızı yeniden gözden geçirerek halkın karşısına güvenli bir şekilde çıkmak isteyen partiler, yukarıda özetlediğim şartlara göre siyasi abdestlerini tazelemelidirler. Halkımız, partilerin alacakları abdeste göre hareket edeceğinden, siyasilerimiz ve siyasi partiler, abdestlerini halkın maddi ve manevi değerlerine göre almalıdırlar.
Mecliste grubu bulunan siyasi partilerden HDP; ülkenin siyasi partisi olmak istiyorsa, şer güçlerin organize ettiği PKK terör örgütüyle direk ve endirekt tüm bağlarını açıkça keserek 78 milyonun partisi olma anlayışıyla hareket etmelidir. Ülkeyi bölmek, Kürt halkını ezmek ve bölgenin zenginliklerini sömürmek isteyen hain şer güçlerin ve onların yerli işbirlikçilerine gereken dersi vererek, ülkenin ve milletin milli menfaatlerine uygun bir siyasi anlayışla muhalefet görevi yaparak iktidara hazırlanmalıdır.
HDP, şer güçlerin pis suyundan, PKK terör örgütünün kan akan musluğundan siyaset abdesti alarak, 78 milyonu meydana getiren Türk, Kürt ve diğer ırkların meşru olan, siyasi, ekonomik, hukuki ve kültürel haklarını doğru bir şekilde savunamaz. Ülkemiz ve bölgemiz üzerinde alçakça planları olan insanların, kirletilmiş fikir kuyularından aldıkları siyaset abdestiyle yaptıkları icraatlarını vicdan süzgecinizden geçirmelidirler. Ülkeye, Türk milletine ve Kürt halkına verdikleri siyasi, ekonomik ve insan kayıplarının nelere mal olduğunu ve ne gibi olumsuzluklara yol açacağını düşünerek yaptıkları yanlışlardan vazgeçerek yeni
bir muhalefet anlayışıyla halkın karşısına çıkmalıdır.
Bağımsız veya özerk bir Kürdistan düşüncesiyle, Kürt halkını kandıran dış destekli PKK terör örgütünün baskısıyla, zorla ve tehditlerle ve bazı hainlerin yaptıkları siyasi mühendislik hesaplarıyla AK partisini İktidardan düşürmek için HDP ye emanet oy verilmesi planlanmıştır. Ayrıca seçimden önce ve seçim arifesinde, tüm siyasi partiler AK partisine karşı birlikte muhalefet yaparak HDP’nin seçim barajını aşmasına yardımcı oldular ve AK partisinin iktidar sayısına ulaşmasına engel oldular. Seçimlerden önce AK partisine karşı muhalefet koalisyonu yapanlar, seçimden sonra koalisyon kurmaya cesaret edemediler. 276 sayısını bulup Cumhurbaşkanının önüne koyamadılar.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, AK partisine karşı %60 olduğunu söyleyince, Sayın Bahçeli bu ifadeye karşı gelerek, CHP ile AK partisi veya AK partisi ile HDP koalisyon kursunlar diyerek kendisi hiçbir koalisyon hükümetine girmeyeceğini ifade etmiştir. Ayrıca azınlık hükümetine, anayasa gereği kurulacak seçim hükümetine de üye vermeyeceğini açıklamıştır. Benzer şekilde CHP de, seçim hükümetine katılmayacağını ifade etmişlerdir. Bu şekilde yapılan açıklamalarla, AK partisi ile HDP’nin seçim hükümeti kurmalarına zemin hazırlayarak, AK partisini ve Cumhurbaşkanını yıpratmaya çalışmalarını, milletimiz ahlaki görmemektedir.
Sayın Bahçeli dimyatta pirince gideceğini düşünerek, evdeki bulgurdan olacağını düşünmemesi bana çok mantıklı gelmiyor. Bahçelinin ne gibi düşünceleri olduğunu ileriki zamanlarda daha iyi öğrenmiş olacağız. Türkiye’yi AK partisinin yönetmesinden şer güçlerin rahatsız olduğunu anlarım. Lakin siyasi partilerin AK partisinin iktidar oluşundan hangi gerekçelerle rahatsız olduklarını doğru bir şekilde ifade edemediklerinden, anlamakta zorlanıyorum.
Önümüzde seçimlerde AK partisi etkileyici adaylarla ve halkın maddi ve manevi beklentilerine cevap verecek şekilde abdestini tazelerse siyasi mühendislerin planları ters yüz olabilir, MHP ve HDP barajın altında kalabilir. Nitekim 1999 seçimlerinde MHP ve CHP seçim barajının altında kalmıştır.
Gerçek şu ki, Milletimiz, partilerin birbirine yaptıkları muhalefetten çok ülkeye ve millete yapılan muhalefeti affetmiyor. Her zaman sandıkta en güzel bir şekilde cevabını veriyor. şer güçlerin planlı bir oyunu olduğu 08-Haziran 2015 tarihinde net olarak anlaşılmıştır. Yapılan siyasi mühendislik hesaplarıyla, kalıcı olmayan % 13’lük bir rey oranıyla 80 milletvekili çıkaran HDP, Kürtlere siyasi ve ekonomik bir huzur getirememiştir.
Zira PKK terör örgütü, batılı silah ve eroin kaçakçılarıyla işbirliği halinde olduğundan baronlar emir verince PKK tekrar terör eylemlerine başlamıştır. Meselenin özü Türkiye’nin
güçlenmesini istemeyen hainlerin alçakça planlarına HDP ve Kürt halkı alet olmamalıdır. Kürt halkı da devletin güvencesi altında, PKK terör örgütünün ve dıştaki hain baronların, içteki satılmışların baskısından kurtarılmalıdır. Vatanın bölünmez bütünlüğünü, ülkenin huzur ve barışını sağlayan güçlü bir Türkiye oluşmasını arzulayan, siyasi partiler, iş adamları, medya mensupları ve patronları, sivil toplum örgütleri kanaat önderleri hep birlikte ülkenin ve milletin milli menfaatleri için abdestlerini yeniden ve doğru bir şekilde tazeleyerek, devletin ve milletin yanında var güçleriyle yer almalıdırlar.
CHP’liler eski abdestle siyasette devam edecek olursa, milletten beklediği desteği alamayacaktır. Geçmişiyle yüzleşerek, milletin kabul edeceği yeni bir anlayışla siyasi abdestini tazeleyerek halkın karşısına çıkmalıdır. AK partisine yaptıkları muhalefetin sınırlarına dikkat etmelidirler. Devletin ve milletin milli menfaatlerini zorlayan bir muhalefet anlayışından uzak olmalıdırlar. Siyaset toplumu ilgilendiren çok önemli bir görev olduğundan, siyasette düşünmeden konuşmak doğru değildir. Siyasi başarının sırrı, öngörü ve tecrübenin yanında bir de zamana ayarlı sabır olduğu unutulmamalıdır. Medya önünde öngörülerini erken açıklayan siyasetçiler, kaş yapayım derken göz çıkarabilirler.
Karşı tarafın uyanmasına vesile olduklarından, vakitsiz öten horoz misali siyaset meydanından erken tasfiye edilirler.
Ülkenin ve milletin menfaatine uygun olmayan ideolojik fikir ve düşüncelere, faşizan tutumlara, iç ve dış etkenlere karşı ön almak, tedbirli olmak, siyasi partilerin ana görevidir. İç ve dış politikada, ekonomik kalkınmada, milli savunmada, eğitim ve öğretimde, sosyal hayatta öngörüsü olmayanların gelecekle alakalı vizyonları olamaz.
Siyasi partilerin birbirleriyle olan muhalefetlerini, ülkenin ve milletin yararına olan işler üzerinden yapmamalıdırlar. Basit siyasi çıkarlar için iktidarda olan partinin hayırlı icraatlarına engellemek suretiyle, iç rantiyecilerin ve dış şer güçlerin planlarına alet olmak, İç işlerimize karışacak kadar küstahlaşan, ülkenin milli projelerine engel çıkarmak için fitne ve fesat çıkaran, hain dış şer güçlere karşı ittifak halinde olmayan, milli bir duruş gösteremeyen siyasi partilerin ve siyasetçilerin en büyük eksikliği öngörürsüzlüktür.
Siyaset; yedi harf üç heceden meydana gelen basit bir kelime değildir. Siyaset; ülkenin ve milletin maddi ve manevi meseleleriyle ilgilenen sorumluluğu ağır olan bir meslektir. Siyasetçi feraset ve dirayet sahibi olmalıdır. Siyasi parti liderleri, İstişareye önem vermelidir. İstişareyi de ehil olan insanlarla yapmalıdır. Devletin, siyasi, askeri ve ekonomik sırları uluorta konuşulmamalıdır.
Devletin sırlarını ifşa edenler ve onları basit siyasi getiri için destekleyenler, milliyetçi olamazlar. Devleti dışarıya ihbar etmek ihanettir.
Sade bir vatandaş olarak, tüm siyasi partilerimize ve milletimize sesleniyorum; ülkenin geleceği, milletin milli menfaatleri için topluca Tevbe ederek, tecdidi bir imanla “Nur üstüne nur” yapmalıyız. Siyasi partiler yeniden abdest alarak halkın karşısına çıkmalıdırlar. Abdestlerinde şüphesi olmayanlarımızda, abdestlerini yenilemek suretiyle peygamberimizin ifadesiyle “ Nur üstünde nurdur” emrine uyarak abdestlerini tazelemelidirler.
Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37