1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. MİLLET SORUYOR, BUGÜN DEĞİLSE YA NE ZAMAN?
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLET SORUYOR, BUGÜN DEĞİLSE YA NE ZAMAN?

A+A-

Bugüne kadar devletimizi yöneten milli ve yerli karakterli siyasileri, siyasi iktidarları, iş adamlarını, aydın ve yazarları, bürokratları, cemaat ve tarikatların milli hamlelerine, dış şer güçler ve içteki yerli işbirlikçiler, birlikte hareket ederek, nasıl engel olduklarını üç aşağı beş yukarı biliyoruz.  Hain ve zalimlerin açıkça ihanetlerini milletçe gördüğümüz halde,  tüm siyasi partilere soruyoruz, birlikte hareket etmenin zamanı bugün değilse, ya ne zaman?
Ülkenin kalkınması için çalışan siyasilerden, rahmetli Adnan Menderes ve iki arkadaşını idam ederek, rahmetli Turgut Özal ve Erbakan Hoca’yı zehirleyerek, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu,  Adanan Kahveci, PKK terör örgütünü bitirmeye çalışan Orgeneral Eşrefe Bitlis’i suikastla öldürerek engel oldular. Milli ve yerli uçak yapan İş adamlarımızdan Rahmetli Nuri Demirağ’a,  milli ve yerli silah fabrikası kuran Nuri Killikil’e,  yerli devrim otomobili yapan, yerli gümüş motor fabrikasını kuran Erbakan Hoca’ya, daha birçok insanımıza, akla hayale gelmeyen ihanetlerle, sabotajlarla engel çıkardıklarını biliyoruz.
Müstemleke tipi kalkınma yerine, milli ve yerli kalkınmaya öncelik veren şahsiyetlerin ve siyasilerin yolundan yürüyen, maddi ve manevi kalkınmaya önem veren, Sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan’a benzer şekilde,  siyasi ve ekonomik krizlerle, muhtıralarla, suikastlarla, darbe girişimleriyle, engel olmaya çalıştılar, çalışıyorlar.  Yapılan bu alçakça girişimlerin arkasında dış şer güçler olduğu bilindiği halde, AK partisi, özelikle Sayın Erdoğan iktidardan düşürülsün anlayışına tutsak, basit siyasi getirileri uğruna milli ve yerli düşünmeyi unutan, ufku dar bir kısım siyasilerin, işadamları ve medya mensupları, şer güçlerle nasıl bir işbirliği yaptıklarını milletçe çok iyi biliyoruz. 
Milli ve yerli düşünen yazarlar, siyasi partiler ve özelikle AK partisinin yetkilileri yukarıda özetle anlatmaya çalıştığım insanların neden engellendiğini teferruatlı bir şekilde topluma anlatarak, tarihi hafızalarını tazelemelidirler. Zira  “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür.” Yani insanlar unutkandır.  2019 seçimlerinden sonra, kurulacak olan cumhurbaşkanlığı hükümet etme sistemi, ülkenin ve milletin yararına olacağını çok iyi anlayan milletimiz, tarihi bir karar verecektir.   Tarihi tecrübelere sahip olan, milli yerli düşünen milletimiz ve tüm siyasi partilerin mensupları, şer güçlere ve içteki işbirlikçilere inat, tarihi bir rekorla Sayın Erdoğan’a desteklerini esirgemeyecekleri kanaatindeyim.
Sayın cumhurbaşkanımızın 40 yılı aşkın siyasi tecrübesiyle, 15 yılı aşkın iktidar birikimiyle, ülke içinde ve dışında tezgâhlanan siyasi ve ekonomik olayları, İslam coğrafyasını parçalamak için hazırladıkları hain planları, kültürel ve ırkı baskıları çok iyi analiz ederek,  güçlü bir iradeyle zalim güçlere karşı dik durduğunu, aziz milletimiz yakinen görmüştür,
Ülkemizi siyasi ve ekonomik krizlerle, terör olaylarıyla zayıflatarak parçalamak isteyen zalim güçlere karşı dik duran Sayın Cumhurbaşkanımızı,  şer güçler anladığı halde, içteki bazı siyası partiler, ilahiyatçılar, cemaat, tarikat ve sivil toplum örgütleri, bu dik duruşu görmemek için gözerini kapatmışlardır.  Sayın Erdoğan’ın şahsında ülkemize ve milletimize yapılan hukuk ve ahlak dışı alçakça saldırılara kulaklarını tıkamışlardır.  Milli bir duruşla hareket etmeyen din bezirgânı korkaların, sözde aydın ve siyasilerin, yarın eyvah dememeleri için özlerine dönerek, milli ve yerli olmalarını tavsiye ederim.
Şer güçlerin ve yerli işbirlikçilerin yaptıkları bütün bu olumsuzluklara rağmen, ülkenin ve milletin selameti için çalışan AK partisine, özelikle Sayın Erdoğan’a fütursuzca muhalefet edenler,  akıllarını başlarına almalıdırlar.  Zalimlere ve hainlere karşı milli bir duruş sergileyemeyen, milli birlikten yana olmayan bazı siyasilere, siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine, cemaat ve tarikatlara, medya mensuplarına,  milletçe soruyoruz;  “Bugün bir ve beraber olmazsak, ya ne zaman” sorusuna, milli bir duruşla cevap vermeyenlere, milletimiz sandıkta okkalı bir cevap vereceğine inanıyorum.  
 Kadirşinas olan milletimizi rahatsız eden,  devletin sivil ve resmi kurumlarına, AK partisi teşkilatlarına sızan, şartlara bağlı olarak bukalemun gibi renk değiştiren, sümüklü böcek gibi kabuğuna çekilmiş hainlerin,  yeniden renk değiştirerek, kabuklarından çıkarak, toplumu ifsat etmelerine,  devletimizin yetkili kurumları,  medyamız ve milletimiz devletimizin imkân vermemelidir.
Bukalemun karakterli hainlerin kolay bulmak için halkın şöyle bir düşüncesi vardır.  “Çocuktan al haberi” misali, zira çocuk saf ve temiz bir kalbe ve zihne sahip olduğundan, gördüğü herhangi bir olayı anlatırken ilave ve eksiltme yapmaz, yapamaz.   Milletimizin büyük çoğunluğu vatanına, milletine, dinine bayrağına ve devletine karşı olun duyguları çocuk saflığı gibi saf ve temizdir. 
 
Bugüne kadar, milletimizin bu saf ve temiz anlayışını haince ve alçakça istismar eden dış şer güçler, işteki işbirlikçiler, bazı sivil örgütler, bürokratlar, cemaatler ve tarikatlar, bundan böyle vefakâr milletimizi istismar edemeyeceklerini, 20’lik bir çivi ile beyinlerine çakmalıdırlar.  Milletimizin saf ve temiz düşüncesinden özelikle İstihbarat teşkilatları istifade etmelidir. İstihbarat teşkilatlarının aradıkları herhangi bir teröristi, öğrenmek istedikleri her hangi bir bilgiyi,  öncelikle halktan ve mahallinden öğrenmeye çalışmalıdırlar. İstihbarat teşkilatlarının topladıkları bilgilerin çoğu, devletin sivil ve resmi kurumlarında çalışan bazı bürokratlar, bazı medya mensupları tarafından kirletilmiş olduğundan, isabetli bir istihbarat analizleri yapamazlar.
İstihbarat teşkilatları ve devletin üst yetkilileri doğru bir bilgiye ulaşmayı istiyorlarsa ki istiyorlar,  aradıkları teröristleri ve öğrenmek istedikleri bilgiyi doğrudan halktan almaya çalışmalıdırlar. İstihbarat teşkilatlarına, ayrıca  “BİMER ve CİMER’ E”  imzalı ve imzasız olarak gönderilen bilgiler, mahallindeki sivil halktan öğrenilmesinin çalışmasını yapmalıdırlar.
Örnek vermek gerekirse,  herhangi bir teröristi,  terör örgütlerine mensup olan ve terör örgütlerine destek veren kişileri bulmak sanıldığı kadar zor değildir.  İstenilen bilgiyi elde etmek için, araştırmayı mahallinde yapmak en isabetli yoldur.  Herhangi bir mahallede veya köyde yaşayan insanlar, birbirini çok iyi tanır. Kimin ne iş yaptığını, kimin zengin, kimin fakir, kimin hangi cemaat, tarikat mensubu olduğunu, kimin hangi etnik gruptan mezhepten, meşrepten olduğunu, kimlerin hangi partiye destek verdiğini, kimin kimlerle akraba olduğunu,  devlet kurumlarında kimlerin görev yaptığını çok iyi bilirler.  
Devlet vatandaşa güven verirse, vatandaş da ülkesi ve milletinin milli ve manevi menfaatlerine aykırı davranan oğlu dahi olsa, onu devlete teslim eder. Bu yol ciddi bir şekilde ele alınarak üzerine çalışılırsa teröristler, hainler, satılmışlar, eğitilmiş mankurtlar, çorap söküğü gibi çözülerek deşifre olacaklardır. Bu çözülme halkın devlete olan güvenini artıracaktır. Hainler zalimler bilsin ki, ülkemiz, devletimiz, çaresiz olmadığı gibi, cumhurbaşkanımızda yalnız değildir. İman edip, Salih amel işleyenlerin yardımcısı Yüce Allah’tır. 
                                                                                                       

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.