1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. MMO’dan Enerji Verimliliği Kongresi
MMO’dan Enerji Verimliliği Kongresi

MMO’dan Enerji Verimliliği Kongresi

Makine Mühendisleri Odası (MMO) Kocaeli Şubesi tarafından, 13-14 Ekim tarihlerini kapsayan 4. Enerji Verimliliği Kongresi Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

A+A-

Kongreye; KOÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Tekin Öztürk, KYÖD Başkanı Mehmet Toker, Kocaeli İl Kültür Müdürü Adnan Zamburkan, MMO Genel Başkanı Ali Ekber Çakır, MMO Kocaeli Şube Başkanı Ünal Özmural, oda üyeleri ve öğrenciler katıldı. 

Kongrede açılış konuşması yapan MMO Kocaeli Şube Başkanı Ünal Özmural “Dünyada yıllık nüfus artışından daha fazla enerji talebi artışı yaşanmaktadır. Ülkemizde gittikçe artan bir enerji talebiyle karşı karşıya olup, nüfus artışıyla birlikte enerji kullanımı;  sanayi, ulaşım ve binalarda hızla artmaktadır. Sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu fosil yakıtların hızla tükenmesi, enerjinin verimli kullanımını daha da önemli hale getirmektedir. Enerji Verimliliği, Ülkemiz artan enerji talebini riskine karşılık  en kolay, en ucuz ve doğrudan bir yoldur. Hali hazırda Ülkemizin yaklaşık olarak bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %40  ve ulaşım  sektöründe %15 olmak üzere enerji tasarruf potansiyeli mevcuttur. Mevcut tesislerde enerji verimliliğinin artırılması,  yeni kurulacak sistemlerde enerji verimli teknoloji ve ekipman kullanımı ile enerji yoğunluğunun düşürülmesi, ülkemiz ekonomisinin gelişimine çok önemli bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca, sanayileşme ve denetimsizlik yüzünden halkın yaşamını tehdit eden çevre kirliliğinin engellenmesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınma ile etkin bir mücadele yöntemi olan enerji verimliliği dünyanın korunması için önemli bir adımdır. Petrol, gaz ve kömür tekellerinin çok etkin olduğu günümüz dünyasında, birincil enerji tüketiminde 2016’da %85,5 oranında olan fosil yakıtlara yüksek bağımlılık, izlenen politikalarda radikal değişiklikler olmadığı sürece, kısa ve orta dönemde kayda değer bir azalma göstermeyecektir.

t3-020.jpg

ENERJİDE DEMOKRATİK DENETİM İHTİYACI
Elektriğe hâlâ erişemeyen dünya nüfusunun %15’ine  ulaşan “enerji yoksunu” 1,1 milyar insanı, elektrik kullanabilir hale getirebilmek, yemek pişirmek ve ısınmak için çalı çırpıdan öteye geçememiş yüz milyonlarca insanı, çağdaş yaşam koşullarına ulaştırabilmek için, enerji sektörünü özel tekellerin salt kâr egemenliğinden çıkarıp kamusal bir düzleme aktarmak ve yenilenebilir kaynaklara dayalı, düşük karbon emisyonlu bir ekonomiye yönelerek, enerjide demokratik bir denetimi gerçekleştirme ihtiyacı vardır. Fosil yakıtlı enerji tüketiminin sebep olduğu hava ve çevre kirliliğinin insan ve toplum yaşamına olumsuz etkilerini azaltmak; iklim değişikliğinin insan yaşamını tehdit eden, kuraklıklar, orman  yangınları, beklenmedik zamanlarda yüksek yağışlar ve su baskınları, çok sert geçen kışlar vb. olumsuz etkilerini azaltmak; hızlanma eğilimindeki sıcaklık artışını sınırlamak zorunludur. Paris İklim Değişikliği görüşmelerinin hedefi olan küresel sıcaklık artışını 1,5 veya en fazla 2 santigrat  derecede tutabilmek için, enerji arz ve tüketiminde ciddi ve radikal  politika değişiklikleri gereklidir. Küresel emisyon artışı yıllık olarak 40 Gton. Bilimsel çalışmalar dünyanın kritik iklim değişikliği aşamasına gelmeden kaldırabileceği emisyon miktarının azami toplam 800 Gton olduğunu işaret ediyor. 

20 YIL KRİTİK DÖNEM
Önümüzdeki 20 yıl çok kritik bir dönemde aşırı dışa bağımlılık, artan enerji faturaları, temininde aksama ve sıkıntılar nedeniyle, enerji, ülkenin güvenliği ve halkın refahı için bir sorun kaynağı ve gelişmenin ve bağımsızlığın önündeki en önemli engellerden biri de olabilir. Bu nedenle, toplum çıkarlarını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan demokratik enerji politika ve programlarını; Önce hayal etmek, Sonra tanımlamak, tasarlamak, kurgulamak, planlamak, Geliştirmek ve uygulamak için yoğun bir şekilde çalışmalıyız. Odamız, 01-02 Haziran 2007 tarihlerinde ilkini,  09-11 Nisan 2009 tarihlerinde ikincisini ve 31 Mart-2 Nisan 2011 tarihlerinde üçüncüsünü gerçekleştirildiği Enerji Verimliliği Kongrelerinde;  Enerji sektöründe temel politikaları ve teknolojik gelişmeleri irdelemek, enerjinin etkin, verimli ve tasarruflu kullanımı için toplumsal "farkındalık", "bilgilenme" ve "bilinç" yaratmaya yönelik yeni açılımlar sunmak, alternatifler üretme sorumluluğunu yerine getirmiştir. 13-14 Ekim 2017  tarihinde dördüncüsü düzenlediğimiz Enerji Verimliliği Kongresi’nde, Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Oturumları, Panel ve Forumlar aracılığıyla Ülkemizin dört bir yanındaki sektörle ilgili akademisyenler, kamu ve özel sektör yetkilileri, sektörde ürün ve hizmet üreten firmalar ve  işletmelerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları,  mühendis ve teknik elemanların  buluşturulması amaçlanmıştır” dedi. 

DÜNYA ENERJİ SEKTÖRÜ RADİKAL DEĞİŞİMDE
Ali Ekber Çakır, “Enerji toplumsal yaşamın ve biz makina mühendislerinin ağırlıkla çalıştığı, ülke sanayisinin en temel girdisi konumundadır. Enerji dönüşüm sistemleri, yalıtım, enerji performans değerlendirmeleri, enerji verimli ve çevre uyumlu taşıtlar, ısıtma, soğutma, iklimlendirme ve sıhhi tesisatları tasarlanması, uygulanması, atık enerjinin geri kazanımı; kojenerasyon tekniklerinin kullanımı ve bu amaçlara uygun cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımı, imalatı ve kullanımı; enerji ile ilgili konulardan bazılarıdır ve doğrudan makina mühendisliği meslek uygulama alanları arasındadır. Bu nedenle Oda olarak enerji ve bağlantılı konularda geçmişten beri bir dizi çalışma yürütmekteyiz. Dünya enerji sektörü de radikal bir değişimin eşiğindedir. Özellikle fosil kaynaklara sahip olmayan ve enerjide dışa bağımlılığı artan sanayileşmiş ülkeler, bu değişim sürecinde; hem güvenli enerji kaynaklarına yönelmek, hem de yenilenebilir enerji teknolojileri satarak bu yeni dönemde ekonomilerini güçlendirmeye çalışmakta ve “temiz enerji ekonomisi” olarak adlandırdıkları bu sektörü ciddi olarak desteklemektedir. Türkiye bugün doğalgaz, petrol, kömür, petrol koku ithalatında ve dünya “net enerji ithalatında” ön sıralarda yer almaktadır. Ayrıca proje stoku gerçek ihtiyacın üzerindedir. Toplum yararını gözetmeyen serbestleştirme ve özelleştirme politikaları kapsamında plansızca ve ihtiyacın çok üzerinde elektrik üretimi amaçlı tesisin yapımı için lisans verilmekte ve teşvik edilmektedir. Bu projelerin 35 milyar dolar tutarındaki kredilerinin nasıl geri ödeneceği sorusunun tek yanıtı, ne yazık ki faturanın yine halka ödetileceği şeklindedir. Plansız, çevre ve toplumla uyumsuz yatırım alanlarında halkın istemediği projeler üretim ve yaşam alanlarını tahrip etmektedir” dedi. 

Ayşegül KALAYCI
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.