1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. MODERNLEŞMEK BÖYLE OLMAZ…
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

MODERNLEŞMEK BÖYLE OLMAZ…

A+A-

Ülkemizde  bir  çok  konuda  kafaların  karışmaması  mümkün  değil..Öylesine  hızla  değişen   flaş  olayları  üst  üste  yaşıyoruz ki,  bakış  açımızı  bunlardan  birinin  üzerine  oturtup  irdeleyemiyor  ve  o  olay  üzerine  düşünemiyoruz..   Bu  hafta  gündemi  biraz  değiştirelim  istedim,  ne  dersiniz.?                 Haa  yalnız  dikkatinizi  çekerim..  Güzelleştirelim  diyemedim,  sadece  değiştirelim  dedim   ne  yazık ki..   Bizleri  çok  yakından  ilgilendiren  toplumsal  olayların  en  endişe  vericisi  olarak  adlandırabileceğimiz  “şiddet”  hakkında  konuşalım  istiyorum.. Ülkemizde  yaşanan  bütün  can  alıcı  olaylara  rağmen “ şiddet”  tüm  ailelerin  korkulu  rüyası  biliyorsunuz.. Aslında  yıllardır  bu  konuda   oldukça  tecrübe  edindik  hepimiz..   Çünkü,  insanlar  artık  öylesine  kokutuyorlar ki   birbirlerini.. Öylesine  acımasız  haberlerle  sarsılıyoruz ki..Tecavüz,  gasp,  cinayet,  canavar  gibi  her  köşeye  gizlenmiş,  iyiyi,  güzeli,  doğruyu  yok  etmeye  çalışıyor..Sanki  hainlik  sınırını  aştı  insanoğlu.. Çoluk  çocuğu da  içine  alan  bir  acımasızlık  çemberi  ateş  saçmaya  ve  yürekleri  yakmaya  hızla  devam  ediyor.. Peki  ama  neden.? Genç  nesil  bu  duruma  nasıl  bakıyor.?  Yapılan  araştırmalara  göre,  yeni  yetişen  genç  neslin  bu  olup  bitenler  pek  umurunda  değil.. Gençler  global  dünyanın  belli  avantajlarına  öylesine  kaptırmışlar ki  kendilerini,  ayılmaları da  mümkün  değil..Bu  gelişmenin   en  önünde  yer  alan  ve  başını  çeken,  çağın  teknoloji  harikaları  ne  yazık ki.. Yani, Televizyon  ve  internet.. Bir  yığın  boşa  kullanılan  sosyal  iletişim  ağları..Peki,  aileler  bu  yaşananlardan  rahatsızlık    duymuyorlar mı.?  Mutlaka  duyuyorlardır..  Ama,  o da  ailesine  göre  değişiyor   malumunuz..
    Belli  görüşe  sahip  insanların “ zaman  değişti  ve  toplum  değişen  zaman  yaşamına  uymalı” mantığına  karşın, bilhassa  muhafazakar  kesimin  direndiğini  biliyorduk.. Aile  tarafından televizyonlarda   oynayan   bazı  dizilere,  belli  programlara,  hatta   sinema  filmlerine  bile  yasak  geldiğini  duyuyoruz.. Çok  “olmaz  böyle  şey,  bu  ne  biçim  magazin  programı, böyle  programlar  kaldırılmalı” dediğimiz de  oluyor.. Peki  bu  durum  aynen  böyle  sürüyor mu  dersiniz.?  Vallahi  ben  artık  pek  inanmıyorum  buna..Önceden  karşı  çıkılan,  en  ufak  bir  öpüşme  sahnesini  ailesiyle  seyrederken  yüzü  kızaran  insan  topluluğu  yavaş,  yavaş  bitiyor  gibi.. Belki de  aile  içindeki  dejenerasyon  ve  saygı  kalitesi  bu  durumlardan  sonra  düşmeye  başladı..Tamam  tabiî ki  despot  ve  gerici  bir  yaklaşıma  sıcak  bakmıyoruz..Ancak  , evlerde  “ özgürlük  var,  herkes  istediğini  seyretsin”  anlayışıyla  giderek  çoğalan  televizyonlar  ve  kumandalar, “ aile  düzenini  bozmadı “ demek  doğru  olur mu  bilmiyorum..Çocukların  kitap  okumaması da  bu  durumun  doğurduğu  başka  bir  gerçek..Geçen  gün  yolda  yavaş  yavaş  yürüyorum..Arkamdan  yüksek  sesle  konuşan  13 – 14  yaşlarında  beş  kız  öğrenci   geliyor..Konuşmalarını  ben  ve  yakın  çevre  dinliyor  adeta..  Kendilerinden  geçmişler.. Sohbet  o kadar  tatlı ki..İster istemez  kulak  misafiri  oldum..Konu  yeni  başladığını  anladığım  bir  tv  dizisi.. Diziden  bölümler  üzerine  yorum  yapıyorlar..Biri “ Ay  kız  siz  tecavüz  sahnesini  seyrettiniz mi.?Tüh  be,  ben  göremedim, ilk  bölümünü  kaçırmışım”dedi.. Diğer  kızın  cevabı  daha da  ilginçti.. “Yok  kızım  tecavüz  sahnesini  göstermemiş,  ben  anneme  sordum,  annem  bana  anlattı” sözleri  benim  dönüp  kızlara  bakma  sebebim  oldu..Beş  tane  kız  çocuğu  ve  merak  ettikleri,  dizisinin  tecavüz  sahnesi.. Ve,  annesinin  ona  dizinin  detayını  anlatması..Mutlaka  bu  dizi  evde  aileyle  birlikte  seyrediliyor..Tıpkı  diğer  açık saçık  filmler  ve  saçma  sapan  magazin  programları  gibi.. İşte  ülkemizde  insanların  genel  durumu..  İyiden  iyiye  televizyon  esiri olduk ya..  O  ne  verirse  alıyoruz  maşallah.. Resmen  sosyal  yapımızı  yönlendiriyor..  Keşke  kaliteli  konuklarla  dolu,  seviyeli  tartışmalarla  geçen, eğitici  ve  öğretici  Tv  programları da  olsaydı..Belgeseller  seyredilebilseydi.. Keşke  bazı  oturaklı  tartışmaların  saati  gece  yarısından  sonra  değil de,  tüm  aile  fertlerinin  seyredeceği  ve  üzerinde  tartışabilecekleri  bir  saatte  olsaydı..
Şunu da  ilave  etmeliyim ki,  televizyon  denilen  ve  çok  önemli  iletişim  aracı  olduğu  bilinen  nesnenin  bizim  ülkemizdeki  kullanımından  doğan  sonuçlarda  inanılmaz  büyük  vebali  var..                      Bir  gün bu  vebal,  sorumlularını   fazlasıyla üzecek  ve  utandıracaktır..
   “ Türk  halkı  nasıl  bu  derece  ekran  meraklısı  oldu”  diye  sorsanız  “ bu  sosyologların  işi” diye  cevap  verebilirim  belki..Ama  bir  hafta da,  otuz  dizi   seyredenlerin  olduğunu  gördükçe  “pek  sosyolog  olmaya da  gerek  yok  galiba.. Gençlerin ve  çocukların   özellikle   zararlı   yanını  tercih   ettikleri   tespit    edilmiş   olan “ internet”  ise,  toplumumuzu  endişeye  sevk  eden  başka   önemli  bir  konu.. Yani  anlaşılan  biz  toplum  olarak  belli  konularda  biraz  tezat  hareketler  yapıyoruz..Neyin  aile  yapısını  zedeleyeceğine, namus  kavramına  zarar  vereceğine,  yavrularımızı  olumsuz  etkileyeceğine  doğru  ve  yerinde  karar  veremiyoruz..Görünen  o ki, bizler   şu  anda  başka  bir  toplumsal   savaş  veriyoruz..Savaşın  ille de  topla,  tüfekle  yapılması  gerekmez.. Nedenini  bilemediğimiz   büyük  bir  ruhsal  savaşın  içindeyiz,  ve  toplumsal  kimliğimizi  arıyoruz..Bu  modernleşme mi  yani.?  Asla..  Bir  yerlerde  bir  yanlışlık  var  mutlaka.. Aslında,  herkes de   bunun  farkında..  Ama   ne  yazık ki  konuşması   gerekenler,  her zamanki  gibi  susmayı  tercih  ediyorlar..                               
            

 

Bu yazı toplam 1307 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum