1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Motosiklet gibi kullanılan kamyonlar
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Motosiklet gibi kullanılan kamyonlar

A+A-
D-100 İzmit geçişinden,  transit giden ağı taşıtların geçişi yasak. Ama bu yasak hiç uygulanmıyor. Bütün transit kamyonlar, tankerler İzmit’in içinden geçiyorlar. Bir de bu şehirde çalışan hafriyat kamyonları var.. Sarı kasalı, dev damperli kamyonlar.. 
Herhalde bu hafriyat kamyonlarının şoförlerine  “Hızlı kullanın. Çabuk gidip gelin. Çok sefer yapın” talimatı veriliyor. Damperli kamyonları sürücüleri adeta motosiklet gibi kullanıyorlar. Kavşaklarda ışıkları takmıyor,  arabalar arasında o koca kamyonlar makas atıyorlar.
Kimse kusura bakmasın. Hiç denetim yok. Bu kamyonlara dur diyen, bu kamyonların bütün kuralları çiğnemesi karşısında gereken cezayı kesen yok. D-100 İzmit geçişinde büyük kazalar olabilir. 
-ARABA TIRLARINA ALTERNATİF YOL LAZIM
Bir de  otomobil taşıyan TIR’lar var.. Her gün, otomobil yüklü TIR’lar limanlara gidiyor. Bir de limanlara inip, ilimizdeki lojistik merkezlerine götürülen otomobiller var.  İzmit ile Köseköy arasında,  D-100 üzerinde giderken,  en az 20-25 otomobil TIR’ı ile karşılaşabilirsiniz. Hyundai’den çıkan otomobil yüklü TIR’ların bir kısmı şehir içine de giriyorlar. 
Her yer lojistik merkezi.. Bu otomobil TIR’ı trafiği giderek artacak. Hele şu Derince Limanı büyüsün,  otomobil TIR’ları arasında kendimize yol arayacağız. Mutlaka limanlar ile lojistik merkezleri arasında bu TIR’lar için alternatif yol yapılmalı. Köseköy Köprülü Kavşağı inşaatı başlarsa,  o zaman bu sıkıntının ne kadar büyük olduğu daha iyi anlaşılacak.

*Eski Adliye binası tamam; Halkevi için de izin alın 
İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ı bir kez daha takdir ediyor ve kutluyorum. Başkan Doğan, “Kültür Tepesi” projesine büyük önem veriyor. Av Köşkü’nün içinde bulunduğu, “Saraybahçe” olarak adlandırdığımız İzmit’in çok özel bölgesi için hazırlandı bu proje. 
Biliyorsunuz, yıllar önce o alanda duran metruk Orduevi Sineması yakılmıştı. Bu bölgeden Vali Evi de kaldırılacak. Başkan Doğan Kültür Tepesi’ni,  çok özel bir tarih hazinesi olan Av Köşkü binası çevresinde yeniden dizayn etmek istiyor. Bu projenin hayata geçmesi için, bahçe içinde bulunan, hiçbir estetiği olmayan, sadece eski olduğu için “Tarihi” kabul edilen binanın yıkılmasına Anıtlar Kurulu izin vermiyordu. Geçmişte Adliye, Sağlık Müdürlüğü olarak kullanılan bu bina yıkılmadan da proje hayata geçirilemiyordu.
Başkan Doğan defalarca Ankara’ya gitti. Bakanların kapısını çaldı. Anıtlar Kurulu ile görüştü. Söz konusu binanın tarihi değerinin olmadığını, bu bina yıkılırsa o alanda İzmit için çok önemli bir projeyi hayata geçireceğini anlattı. Engellerle karşılaştı, yılmadı. Sonunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nu ikna etti. 
Demek ki, oluyormuş. Yıllarca eski Gar binası konusunda da İzmit bu zorlukla mücadele etmek zorunda kalmıştı. Eski Gar berduşlar tarafından yakılıp, yok edilmek üzereyken kurtarıldı. Sonra yıllardır değerlendiremiyoruz bu başka bir şey.
Ama Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nu kent menfaati ile ilgili konularda ikna etmek, yola getirmek mümkün. Bunu görebiliyoruz. Başkan Doğan bastırdı, eski Adliye, eski Sağlık Müdürlüğü binası için yıkım kararı çıktı.
Şimdi, İzmit’in çok önemli değerlerinden biri olan Halkevi binası için bastırmak gerekiyor. Halkevi Binasının restore edilmesi, onarılması şart. Bunun için para-sponsor da hazır. Ama  Anıtlar Kurulu el sürülmesine izin vermiyor. Halkevi binası, gözümüzün önünde yok olup gidecek. Yazık günah. Başkan Doğan, bu konuda da bastırmalıdır. İzmit için önemli değeri olan Halkevi binasının restorasyonu için kurulu ikna edebileceğini şimdi çok daha iyi görebiliyoruz.

*Büyükşehir’de süre neden çok uzun
Yerel gazetelerde aynı gün çıkan, üç  proje ile ilgili inşaat ihalesi duyuruları var. 
Bu ihale ilanlarından biz haber çıkartırız. 
Aynı gün yayınlanan üç ihale ilanından biri İzmit Belediyesi’nin İzmit Belediyesi, Ortaburun köyünde bir mahalle konağı binası yaptıracak. Basit bir iş. Zemin artı 1 katlı,  toplam inşaat alanı 300 metrekarelik küçük bir bina.
Aynı gün, Kocaeli Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bir inşaat ihalesi var. Körfez ilçede 23 derslikli büyük bir okul binası ile, çevre düzenlemesi işini ihaleye çıkartıyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de Karamürsel 100 ncü Yıl Meslek Lisesi’ne kapalı spor salonu yaptıracak. Bunun ihalesine çıkmış. 
Ülkemizde inşaat sektörünün ne kadar geliştiği malum. Şimdi bu üç ihalede, işi üstlenen müteahhit firmalara verilen sürelere bakalım. 
İzmit Belediyesi’nin basit mahalle konağı inşaatı için verilen süre 180 gün. 
Milli Eğitim Müdürlüğü 23 derslikli büyük bir okul binası yaptıracak. İşi üstlenen müteahhide  yer tesliminden sonra 300 gün süre veriyor. 
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Karamürsel’deki okul için yaptıracağı spor salonunun müteahhidine işi bitirmesi için tanınan süre ise 400 gün. 
Elbette iki katlı bir mahalle konağı inşaatı ile, bir spor salonu inşaatının bitim süresi aynı olmayacak. Ama yıllardır dikkat ediyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin her işinde vadeler çok uzun. Fen İşleri’nin çıktığı ihalelerde de, İSU’nun açtığı ihalelerde de en basit iş için bile 365 gün süre veriliyor. Büyükşehir’in hiç zaman mefhumu yok. Bu nedenle başlayan köprü inşaatı, başlayan alt yapı inşaatı çok uzun zaman alıyor. Şehri rahatsız ediyor. Bir türlü bitmek bilmiyor. 
Günümüzde, Büyükşehir Belediyesi’nin Karamürsel’de yaptıracağı türden bir spor salonunun inşaatı için 100 gün bile yeter. Olmadı, 200 gün olsun. Bizim Büyükşehir 400 gün süre veriyor. Başlayan iş bir türlü bitmiyor, uzuyor. Büyükşehir’in okullar için spor salonu yaptırıyor olması elbette güzel bir şey Ama merak ediyorum. Bu inşaat, alt yapı işlerinde, müteahhitler için tanınan yasal süreleri kim belirliyor. Belli ki bu insanların iş bitsin diye hiç aceleleri yok. Ama bu kentin biraz acelesi olduğu unutulmamalı. 

*Sınavdan sonra eğlenin arkadaşlar
Bugün YGS günü. Türkiye genelinde 2.2 milyon, ilimizde yaklaşık 46 bin genç, hayatlarının en zor sınavlarından birine giriyorlar.
Sınavın zorluğu, sorulardan kaynaklanmıyor. Bu sınava, liselerin 4 ncü sınıflarında okuyan,  hayatlarının en güzel, en hareketli çağındaki çocuklar girecekler. Hepsinin üzerinde çok büyük baskı var. Aileleri onları yıllardır bu sınava hazırlıyordu. Anneler-babalar yemediler, içmediler, çocuklarını bu sınav için dershaneye gönderdiler. Test kitapları aldılar. Şimdi, çocuklar bu sınavda başarılı olup, ailelerine kendilerini kanıtlamak zorundalar.
Komşu Fatma Teyze, mahalledeki emekli Mehmet Amca, hepsi sınava giren gencin alacağı puanı merak edecek. Babaanneler, anneanneler bu sabah torunlarını sınava dualarla gönderecek. Herkesin gözü onların üzerinde.
En soğukkanlı, en vurdumduymaz görünen genç bile, bugün YGS’ye girerken yüreğinin çarptığını hissedecek. Her soruyu okuyup, elindeki kalemle test şıklarından birine işaret koyarken aklından kim bilir neler geçecek.
Zor bir iş. 17-18 yaşındaki gençler için çok ağır bir sorumluluk. Saat 13.00 sıralarında sınav bitecek. Hoş 1-2 ay sonra ikinci sınav var. Ama bugünkü ilk sınavın bitmesi, o gençler için çok büyük bir boşalma gerekçesidir. Öğleden sonra sınav çıkışında herkesin bu çocukları çok iyi, çok sempatik davranması gerekiyor. Bırakın eve kapanmasın, soruların üzerinden bir daha geçmesin.. Sokakta kalsın. Mümkünse, biraz eğlensin, rahatlasın.. Arkadaşları ile takılsın. Yıllardır bu çocuklar bu sınavın heyecanını, baskısını yaşıyorlar. Bugün sınav çıkışında kimseye zarar vermeden biraz dağıtmak hakları olmalıdır.


*Yılbaşından itibaren daha çok evlere kapandık 
Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) isimli bir dernek var. Bir araştırma raporu hazırlamışlar. Bu rapora göre, bu yılın ilk iki ayında Türkiye’de oteller, restaurantlara gelen müşteri sayısı çok büyük oranda azalmış.
Büyük oteller ülkemize turist gelişi azaldığı için boş. Türkiye genelinde 2 binden fazla otel satışa çıkartılmış. İstanbul’da birkaç yıl öncesine kadar otellerde yer bulunmazdı. Şimdilerde, İstanbul’daki otellerin doluluk oranı yüzde 20’ler seviyesinde. ETÜDER’in raporuna göre, büyük oteller, restaurantlar malzeme alımlarını çok kısmışlar. Çünkü, aldıklarını satamıyorlar. Müşteri yok.  Türkiye’de bir kişinin ev dışında yaptığı yıllık harcama 730 TL olarak saptanmış. Bu rakam Avrupa’da 3.212 TL, ABD’de 6.600 TL.  Türkiye’de insanların ev dışında yemek-eğlence harcamaları giderek azalıyor. 
En basit dönerciye gitseniz, kişi başına 20 TL’den aşağı çıkamıyorsunuz. İçkili bir restaurant’ta basit bir yemek için kişi başına en az 100 TL ödemeniz lazım. İçkisiz lokantalar ile, fast food sektöründe işler nispeten iyi. Ama oralarda da müşteri sayısı azalıyor. Giderek daha fazla eve kapanıyor, iki yumurta, bir makarna ile öğün geçiriyoruz. Otel ve yiyecek sektöründe işler iyi gitmiyor. Evlerine kapanıp,  önlerinde makarna tabağı ile televizyon dizisi izleyen insanların sayısı arttıkça da, toplumun mutluluk katsayısı hızla düşüyor. Güzel bir tablo olmasa gerek. 
*İki ana cadde nihayet aydınlandı 
Kim bilir bu sütunlarda kaç kez yazdım. Yazarak anlatmayı bırakın, önüme çıkan her yetkiliye, her AK Partili’ye sitem ederek anlattım. Aylardır İzmit’in şehir merkezi, göbeği karanlıktı. Yürüyüş Yolu, Hürriyet ve Cumhuriyet Caddeleri’nde bir tek sokak lambası bile yanmıyordu. Sokak aydınlatması, Sedaş’ın değil, belediyenin sorumluluğu.
Nihayet birileri sesimizi duymuş olmalı. Hürriyet ve Cumhuriyet Caddeleri’ndeki sokak lambaları, önceki akşam yanmış. Aylar sonra şehrin göbeğindeki aydınlatma sistemi onarıldı diye kimseye teşekkür borcumuzun bulunduğunu sanmıyorum. Bu arada iki ana caddede, kaldırımlar üzerindeki lambalar yanarken, Yürüyüş Yolu’ndaki dekoratif lambalar hala sönük. Belli ki bir merkezi arıza vardı. Bir bölümü giderildi. Hele şu Yürüyüş Yolu’nun üzerindeki lambaları da yaksınlar, o zaman  “Eşeğini kaybedip de, yeniden bulmuş” bir vatandaş gibi, bu konuda zahmet edenlere teşekkür ederiz. 
*Kış geri geliyor
İlimizde son zamanlarda takdiri, övgüyü  hak eden bir devlet kurumu var: Kocaeli Meteoroloji Müdürlüğü..  2002 sonunda AK Parti’nin iktidara gelişinin ardından, Meteoroloji’de siyasi kadrolaşma başlamıştı. 1999 büyük deprem felaketi döneminde Meteoroloji Müdürü olan ve gerçekten büyük bir özveri ile çalışan Gürkan Say görevden alınmış, Meteoroloji siyasi iktidara yakın kişilerin eline bırakılmıştı. Sıkıntılı bir dönemden geçildi.
Ama son yıllarda Kocaeli Meteoroloji Müdürlüğü gerçekten gayet başarılı. Bütün tahminleri, raporları da yüzde 100’e yakın isabetli çıkıyor. Meteoroloji, bir süredir devam eden bahar havalarının ardından, bugün bölgemizde sıcaklığı, 8-10 derece birden düşeceğini öngörüyor. Uzun süredir ılık günler yaşıyoruz. Giysilerimiz, ayakkabılarımız bile değişti. Ama yarın bu kış döneminin belki de son soğuk günlerine girmemiz bekleniyor. Yeniden okullarda, işyerlerinde hastalıklar yaygınlaşmaya başlayabilir. Neredeyse kar soğukları yaşayacağız. Bir süredir kapalı tuttuğumuz kombiler yeniden devreye girecek. İnsan sağlığı açısından ani ve büyük oranlı sıcaklık değişimleri son derece önemli. Bugün piknik yapacak kadar iyi hava olmasa da, kalorifer yakmayı gerektirmeyecek bir hava bekleniyor. Yarın ise, birden bire sıcaklıklar 10 derecenin altına inecek. Tedbirli olun, üşütmeyin. Zaten bu son soğuk hava dalgasının ardından da,  gerçek manada bahar gelecek.
Bu yazı toplam 691 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.