1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. MUHAMMED MURSİ’Yİ RAHMETLİ ANIYORUM
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

MUHAMMED MURSİ’Yİ RAHMETLİ ANIYORUM

A+A-

Mısır'ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 17-Haziran- 2019 tarihinde zalim mahkemenin duruşma salonunda, hakkı üstün tutan davasını anlatırken, 68 yaşında şehit düştü. Muhammed Mursi, 17-Haziran-2012 tarihinde, mısır tarihinde ilk kez yapılan demokratik seçimle, halkın %52 oranında desteğini alarak, halkın iradesiyle ilk seçilen cumhurbaşkanı olmuştur.

Mısırın 5. Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla millileşme ve yerlileşme, vesayetlerden kurtulma, sömürü düzenine son verme hamleleri yapmıştır, Süveyş kanalını millileştirme hamlesiyle ülke ekonomisine yıllık 100 milyar dolara yakın bir gelirin sağlanmasının önünü açmıştır. Mazlum Filistin halkına Mısır kapılarını açmıştır. Ak denizde petrol ve doğal gaz arama çalışması için Türkiye ile işbirliği yapma anlaşmasını imzalamıştır.

Rahmetli Muhammed Mursi’nin milli ve yerli çalışmalarından rahatsız olan dış şer güçler ve içteki satılmış işbirlikçiler bir araya gelerek 03-Temmuz-2013 tarihinde general sisi tarafından, dış destekli askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırılarak ve idamla yargılanmak üzere zindana atılmıştır.

İslam dünyasında demokrasinin gelişmediğini söyleyen batılı şer ülkeler, mısır halkının oylarıyla seçilen Muhammed Mursi’nin seçilmesine tahammül edemeyişleri demokrat olmadıklarını göstermektedir. Demokrasiden bahseden batılı şer güçler, menfaatlerine aykırı bir durum söz konusu olunca, demokrasiyi rafa kaldırarak alçakça darbeler yapmaktan utanmazlar.

Basit dünyevilik menfaatleri için yalan konuşmaktan, her türlü ahlaksızlığı ve sahtekârlığı yapmaktan, verdikleri sözlerinden caymaktan, zor kullanmaktan, sömürmekten zulmetmekten, düzenbazlıktan, ikiyüzlü davranmaktan, karakterleri gereği çekinmezler.

Şer güçlerin bu alçaklıklarını anlamakta zorlanmasak ta, İslam ülkelerinin bazı liderleri nasıl bir karakter erozyonuna uğradılar ki, her türlü ahlaksızlıkta zulümde ve hainlikte sınır tanımayan şer güçlerle işbirliği yaparak diğer İslam ülkelerine meydan okumaları seçilmiş liderlerini darbeyle indirmeye destek vermeleri anlaşılır gibi değildir. Geçici saltanatları için, İslam ümmetine zarar verecek şekilde zalimlerle işbirliği yapmak, İslam ahlakına uygun değildir.

Hayatı boyunca hakkı üstün tutan davasını anlatmak için yola çıkan Muhammed Mursi son 6 yılını haksız bir şekilde zindana geçirmiştir. Zindanın tüm zorluklarına rağmen mahkeme heyetine karşı, haklı olduğunu ve hakkı üstün tutan davasını anlatarak “Allahtan başka hiç kimseden korkmuyorum. Vakit geldi mi, gönül huzuru içinde Yüce Rabbime dönmek istiyorum” ifadelerini ve benzerlerini mahkeme heyetine ve orada bulunanlara tebliğ ederek insanlık görevini yerine getiriyordu.

Rahmetli Muhammed Mursi’nin duasını, Yüce Allah (CC) kabul etmiştir ki, zalim mahkemenin son duruşmasında hakkı üstün tutan davasını anlatırken, ruhuna sahibine teslim ederek şehitler kervanına katılmıştır. Bu vesileyle İslam coğrafyasın da ve diğer bölgelerde, dünden bugüne ve yarına İslam davasını anlatma yolunda şahadette eren ve erecek olan tüm şehitlerimize selam olsun kendilerini rahmetle anıyorum.

Rahmetli Muhammed Mursi’nin iktidarına sevinmeyen başta ABD, İsrail, AB ülkeleri bu ülkelerle işbirliği yapan bazı İslam ülkelerinin şuursuz liderleri kına yaksınlar. Amerika’nın, İsrail’in ve diğer şer güçlerin bahçelerinde şımarık çocuklar gibi dolaşan ve eğlenen bazı Arap liderleri, gün gelecek güvenle dolaştıkları şer güçlerin bahçelerinden kovulacaklarını ve canlarını zor kurtaracaklarını, mülteci olarak sığınacakları bir yer bulmayacaklarını bir düşünsünler.

Tarih boyunca hak dava uğrunda şehit düşen şehitlerin, âlimlerin, sahabelerin, insanlığın kurtuluşu için gönderilen Hz. Peygamberlerin, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) dönemlerinde yaşayan Müslümanlar, bu muhterem insanlarla kucaklaşma şerefine ulaştılar. Sözünü ettiğimiz bu muhterem insanlarla bedenlerimizle kucaklaşamadığımız halde, ruhlarımızla kucaklaştığımızı, mahşer gününde de Hz. Peygamberimizin sancağı altında ruh ve bedenle buluşmayı Yüce Rabbim den niyaz ediyorum.

dağınıklığından istifade ederek, zalimlerin kurdukları zulme dayalı anıtları, kartondan yapılmış anıtlar gibi yıkılmaya ve yok olmaya mahkûmdurlar. Zalimlerin zulüm saraylarına sığınanlar, Zorbaların güçlerinden korkarak, haklıdan yana taraf olmayanlar, hakkı istismar ederek, haklının gücünü zayıflatanlar dünyada zarar görmeseler de ahirette hiçbir mazeret beyan edemeyeceklerdir.

Basit dünyeviliklerine zarar gelir endişesiyle zalimlere karşı, sağlığında rahmetli Muhammet Mursi’ye doğrudan destek vermeyenler, ölümünden sonra fantezi cümlelerle manşet atanlar, beyanat verenler inandırıcı olamazlar. Rahmetli Erbakan hocamıza sağlığında acımasız bir şekilde eleştirenler, ölümünden sonra işlerine öyle geldiği için “Erbakan hocayı anlayamadık o millici bir liderdi” diyen istismarcılar gibi Rahmetli Muhammed Mursi için, “Seçilmiş şehidimiz, şehitler kervanına katıldı. Gelecek nesillere rehber olacak.” gibi benzeri cümlelere Mursi’yi anmak istismarcılara faydası olmayacağı gibi rahmetli Mursi’nin bu tiplerin rahmet okumasına da ihtiyacı yoktur.

Milli görüş muhalifi güçlerle dolaylı dolaysız dirsek teması içinde olanlar, Sayın cumhurbaşkanımız, emanetini Yüce Allah teslim ettikten sonra, Muhterem Erdoğan hakkında ne diyeceklerini merak etmiyorum. Diyecekleri şey; “ Erdoğan’ı anlayamadık, o cesur bir liderdi. Hakkı üstün tutan davası uğrunda ve siyaset yolunda ağır bedeller ödedi. Türkiye’nin maddi ve manevi kalkınmasında büyük katkıları oldu.” diyenlerin timsah gözyaşlarına inanmıyorum.

Bir de şu hususu konuşmakta fayda görüyorum. İsim vermek âdetim değil, lakın kendileri açıkça fikirlerini beyan ettikleri için isimlerini vererek kendilerine birkaç soru sorarak İslam kardeşliği görevimi yapmak istiyorum. 23-Haziran-2019 tarihinde, İstanbul büyük şehir belediyesi seçimleri için Sayın R. Kutan şöyle diyor.“ Mili görüşçü, Saadet partisinin adayını destekler. Saadet partililerin kendi adaylarının desteklenmesi kanaatindeyim.” Sayın Lütfi Doğan da şöyle diyor; “İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı konusunda, kimseye görüş beyan etmedim. Kimseye de bu konuyla ilgili bir şey paylaşmadım.”

Soru-1 AK partisinin adayına oy verenler milli görüşçü olamazlar mı? Bugünkü Saadet Partisi, milli görüşe uygun siyaset yaptığını söyleyebilir misiniz?

Soru-2 Konya milletvekiliniz Çamlıca Camisi için ‘Dırar mescidi’ söylemiştir. Sizce bu ifade doğrumu dur. Doğruysa bu mescidi ne zaman yıkacaksınız. Yanlış ise bu aklı evveli partinizden ihraç etmeyi düşünmüyor musunuz?

Soru -3 15-Temmuz-2016 darbe kalkışmasını iki batılın savaşı şeklinde açıklayan milletvekilinizin fikrine katılıyor musunuz? Soruları uzatmayacağım net olunuz.

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum