1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM

A+A-

Mektubuma başlarken, ailenizle birlikte iki cihanda mutlu ve bahtiyar olmanızı Yüce Allahtan niyaz ederim. Merhametliler merhametlisi olan yüce Rabbimiz, sizi ve sizleri Allah rızası için sevenleri rahmetinin içine alsın. Kamuoyuna açık bir şekilde yazdığım bu mektup cumhurbaşkanımızın şahsında tüm mü’minleredir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız”

 Bir mümin olarak, Müslüman olduğunu söyleyen herkesi, sevgi dereceleri farklı olarak seviyorum, imanım gereği sevmeye mecburum. Bu manada devletimizin başkomutanı olan Sayın R.Tayyip Erdoğan’ı hiçbir dünyevilik beklentisi içinde olmadan vatanıma, milletime, dinime ve mukaddes değerlerime hizmet eden saygı duyan yaşamaya çalışan, şer güçlere karşı canını ortaya koyarak mücadele ettiği için diğer mü’minler den daha fazla seviyorum.

 Bu mektubu yukarıda ifade ettiğim şekilde sayın cumhurbaşkanımızın şahsında herkese yazdığımdan, bilen/ bilmeyen Müslümanlara bazı ayeti kerime ve hadisi şerifleri hatırlatmak için nakletmek istiyorum.

“ O dilediğini rahmetine koyar. Zalimler için gayet açıklı azap hazırlamıştır.” (İnsan süresi 31) 

Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı; bir de, gerçekten Allah şefkatli ve acıyıcı olmasaydı! (Halimiz nice olurdu!) (Nur 20)

“ Allah kimseye gücünden fazlasını teklif etmez.” (Bakara 286)

“..Hem Allah hükümdarlığı dilediğine verir, Allah’ın lütfu  geniştir. İlmi sonsuzdur.” (Bakara 247)

“Ey iman edenler, sabır ve namazla ile yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara 153)

“ Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıktan aydınlığı çıkarır.” (Bakara 257)

“ Eğer Allah size yardım ederse, o zaman size galip gelecek yoktur ve eğer O, sizi yardımsız bırakırsa, O’nun dışında size yardım etmek kimin haddine? O halde mü’minler sadece Allah’a dayansınlar.” (Al-i İmran 160) “

Ey mü’minler!  Hep birlikte Allah’a tövbe edin. Belki kurtuluşa erersiniz.” ( Nur süresi 31) “ Bunun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık; ama müminlere yardım etmek üzerimize düşen bir görev oldu.” (Rum süresi 47)

Kitap ehli ve dinden çıkmış fasıklar. Size eziyet vermekten başka bir zarar veremezler. Sizinle çarpışacak olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar: sonrada yardımda bulamazlar.” (Al-i İmran 111)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.A.V.) şöyle buyurdular.[ “Bir kişinin kalbinde aynı anda imanla küfür, doğrulukla yalancılık, hıyanetle emanet bir arada bulunmaz.” “ Sabır ve dua mü’minin ne güzel silahıdır.” “ Hakiki mücahit nefsine karşı cihad edendir.” “Dünya güzel bir binektir ona bininiz ki sizi ahrette götürsün.” “ Bir kimseye ilim olarak Allah’tan korkması yeter. Cehalet olarakta ilmini beğenmesi yeter.” “Cennet cömertlerin yurdudur.”]

“Böylece bazılarını bazısıyla fitneye düşürdük ki, “Allah’ın aramızdan lütfuna layık gördüğü kimseler şunlar mı?” desinler. Allah şükreden kullarını en iyi bilen değil midir?” (En’am 53)

“ Muhakkak ki Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’a tevekkül et;  vekil olarak Allah yeter.”(Ahzab 2,3)

“Gaybın anahtarları onun yanındadır, onları ancak O bilir. Karada, denizde ne varsa hepsini bilir. Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıkları içine bir tane girmez ki, O,bilmesin. Yaş kuru hiçbir şey yok ki, her şeyi açıklayan o kitapta bulunmasın!” (En’am 59)

“Her haberin gerçekleşeceği bir zaman var; artık ilerde bilirsiniz” (En’am 67) “Her ümmet için takdir edilen bir müddet, ecel vardır. Müddetleri gelince bir an dahi geri kalmazlar, öne de geçemezler” ((Araf 34) “Hem Allah’ın izni olmadan kimseye ölüm yok! O, süresi yazılmış şaşmaz bir yazıdır.! ( Al-i İmran 145)

“De ki, ‘Bize hiçbir zaman, Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey isabet etmez. O, bizim sahibimizdir.’ Dolayısıyla mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.” (Tevbe 51)

Değerli cumhurbaşkanım; Nakletmeye çalıştığım bu ayet ve hadisleri inanıyorum ki, bu fakirden çok daha iyi biliyor ve anlıyor ve yaşamaya azami gayret gösteriyorsunuz. Yükün ağır, sorumluluğun büyüktür. Bilirsin ya, yüksek dağın başı karlı olduğundan, diğer dağlara nazaran daha azametlidir. Sende seçilmişsin ve seçimini yapmışsın. Kefenini koltuğunun altına alarak, inandığın kutlu dava için yola koyulduğunu açıkça ilan etmişsin. Maddi ve manevi güce ermek için, dünyayı elinde tutan kalbine koymayan bir zahit gibi mücadele eden bir mücahitsin.

Kıymetli cumhurbaşkanım; Toplumun önünde başı dik alnı açık izzet ve şerefinle, onurlu ve asaletli yürüyüşünle bizleri aslan taklidi yapan çakallara, leş kargalarını ezdirmedin.  Biliyorum ki, seni düşmanların korkutmuyor, onlar sana hız veriyor azmini artırıyor. Lakin dost bildiklerin, birlikte yola çıktığın insanların fütursuz konuşmaları seni derinden derine üzüyor. Bir de dini hassasiyetlere önem verdiklerini ifade edenlerin, basit siyasi getirileri için hakkınızda yaptıkları gıybet, dedikodu ve iftiraya varacak kadar bilgisiz, belgesiz ve tutarsız beyanatları yüreğinizi kanatıyor.

Değerli Cumhurbaşkanım; 15-Temmuz-2016 darbe girişimine zemin hazırlayan gafillerin, kimlerle hangi şer güçlerle ve istihbarat teşkilatlarıyla iş biriliği içinde olduklarını gördükçe yüreğin parçalanmıştır. Ülkenin nasıl bir uçuruma sürüklenip bölüneceğini nasıl bir vahşet ve alçaklıkla karşı karşıya kaldığını düşündükçe, inanıyorum ki çok daha farklı ve etkileyici tedbirler alacaksın.

 15-Temmuz-2016 tarihli darbe girişimiyle, milletçe şunu gördük; Sizin şahsınızda, ülkemizin ve İslam âleminin dostu az, düşmanın çok olduğuna şahit olduk. Düne kadar FETÖ’ nün yanında yer alan, kendi gazetelerinde yazan, bugün ise FETÖ karşıtı gazetelerde yazan, televizyonlarında konuşan kimi insanlar, açıkçası bana çok fazla güven vermiyorlar.

FETÖ’ nün yanlışlarını gördükleri halde,2013- 2014- 2015 yıllarına kadar bekleyip, şimdilerde FETÖ’ nün aleyhine konuşanlar, bilinenlerin dışında hiçbir şey söylemediklerini, sadece zamana oynadıklarını düşünüyorum. Zira Fetullah “Benim aleyhime planlı bir şekilde konuşarak, kendinizi ve beni koruyun” talimatını verdiğini biliyoruz.

Sözünü ettiğim bu beyler konuşmalarında, “Darbe girişiminin lideri Fetullah’ tır ”  demek suretiyle üst aklı koruduklarını, ayrıca “ devletin aradığı bazı kişilerin önemsiz olduğunu, onların üstünde ki insanların önemli olduğunu” ifade ederek işi sulandırmak suretiyle aranan kişileri bir nevi hafife alarak meseleyi saptırmaya çalıştıklarını düşünmekteyim. “Fetullah; Kendi idealleri için işbirliği yaptığı insanları çok iyi kullanmasını bilen, beş verip on almasını beceren çok zeki bir insandır” diyenler için soru şu; FETÖ kendine muhalif olan herkesi tutukladığı halde sözünü ettiğim bu insanları neden tutuklamamıştır? Abant toplantılarına katılanlar neden konuşmuyor?

Bu yazı toplam 1161 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum