1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Muhteşem Yüzyıl!
Muhteşem Yüzyıl!

Muhteşem Yüzyıl!

Bildiğiniz gibi televizyon kanalları kış aylarında gecelerin uzunluğundan yararlanarak dizi yarışına girerler. Hemen her televizyonun haftada en az 2-3 tane dizileri vardır. Bu diziler, gerçekten

A+A-

Bildiğiniz gibi televizyon kanalları kış aylarında gecelerin uzunluğundan yararlanarak dizi yarışına girerler. Hemen her televizyonun haftada en az 2-3 tane dizileri vardır. Bu diziler, gerçekten kitleleri ekran başına kilitlemeyi başarabiliyorlar. Nitekim zaman zaman sokağın nabzını tutan basın mensupları,  bilinmesi gereken kimi devlet yöneticilerinin isim ve resimleri ile bazı aktörlerin isim ve resimlerini halka sorduklarında, alınan cevap dizilerin ne kadar da seyredildiğini gözler önüne sermektedir. Meclis başkanının kim olduğunu bilmeyen vatandaş, x dizisinin kadın ya da erkek sanatçısını aile ferdinin ismini verir gibi bir çırpıda söyleyiveriyorlar. Bu da toplumun dizilere ne kadar da müptela olduğunu gösteriyor.

Bir TV kanalında yeni bir dizi başladı. Bu dizinin adı “Muhteşem Yüzyıl” Bu dizi, Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını, haremini, diğer devlet başkanları ile yaptığı görüşmeleri ve infazları anlatıyor. Bu dizinin ilk bölümünü seyretme fırsatını buldum. Daha ilk bölümde, kadınları, cariyeleri ve hadım edilmiş erkekleri görünce kendi kendime dedim ki, (Eğer gösterilenler doğru ise)- Yahu, biz bu Deniz Baykal’a haksızlık etmişiz. Adam bir kadınla yakalandı diye kıyametler koptu. Ahlaksızlık söylentileri ayyuka çıktı. Adamcağız genel başkanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Baksanıza Kanuni Sultan Süleyman devlet imkânları ile haremine aldığı onlarca güzel kadını önce huzurda dans ettirip içlerinden gözüne kestirdiğinin üzerine mor mendil fırlatarak canının istediği gibi koynuna alabiliyor. Üstelik milletin gözünün önünde bunu yapıyor. Yetmiyor, devletin imkânlarıyla bu kadınlar yedirilip içiriliyor ve de mücevherlere boğuluyorlar. Yerlere ve göklere sığdıramadığımız Osmanlı padişahları eğer gerçekten işleri güçleri zevk-ü sefa ise, gece-gündüz uçkurlarını düşünüyorlarsa, -ecdadımız şöyleydi, böyleydi- deyip böbürlene böbürlene dolaşmamız hiç de yerinde değil. Eğer gerçekten Osmanlı padişahlarının hayatları bundan ibaret ise, bunun İslam ile uzaktan-yakından alakası yoktur ve bu çok vahim.

Eğer bu dizi, gerçekleri yansıtmıyorsa, çarpıtıyorsa, bu dizi ile Osmanlı’nın manevi hükm-ü şahsiyeti tahkir ediliyorsa, tezyif ediliyorsa yetkililerin derhal harekete geçmesi lazım. Zira böyle bir görüntü, ecdadı çocuklarımızın gözü önünde küçük düşürür.

Bir diğer önemli nokta da, kendisini ziyarete gelen yabancı misyon şefinin adeta esir alınmış gibi iki kişinin kolları arasında ve yerlerde sürünerek huzura getirilmesi hadisesidir.  Bu da çok çirkin bir davranış ve insanlık onuru ile bağdaşacak bir davranış değildir. Koskoca bir Osmanlı padişahının misafirperverliğe ters düşen böyle bir davranışı bir başka ülkenin temsilcisine reva görmesi mümkün gibi gelmiyor bana.

Bu filmlerdeki maksat eğer gerçekten yaşanmışları ortaya koymak ise, aslına uygun şekilde konu işlenmeli ve ileri tarihe ışık tutmalıdır. Sırf reyting uğruna abartılı sahneleri millete seyrettirmek ise ahlaksızlıktır ve cezalandırılmalıdır.

Bu haber toplam 1188 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.