1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Muhteşem Yüzyıl’ın hatırlattığı
Muhteşem Yüzyıl’ın hatırlattığı

Muhteşem Yüzyıl’ın hatırlattığı

Toplumlar, coğrafyaları, aidiyetlerini tayin eden diller ve yaşadıkları med-cezir süreçleriyle, tarih düzlemindeki kimliklerini oluştururlar. Bu tarihsel derinlik içinde 3 Mart 1924 çok önemli bir

A+A-

Toplumlar, coğrafyaları, aidiyetlerini tayin eden diller ve yaşadıkları med-cezir süreçleriyle, tarih düzlemindeki kimliklerini oluştururlar.

Bu tarihsel derinlik içinde 3 Mart 1924 çok önemli bir dönüşümü ifade eder. Halifelik kaldırılıyor ve 1517’den beri devam eden bu ruhani önderliğe son veriliyordu.

Yavuz Sultan Selim’in, halifelik kurumunu ve unvanını 1517’de Mısır’ın ve Hicaz’ın kazanılmasıyla Memlukler’den alması, Osmanlı İmparatorluğu’nu Balkanlar’dan Nil’e, İran’dan Mora’ya kadar emperyal bir güç haline getirmişti.

3 Mart 1924 tarihi ise, bu ürecin noktalandığına işaret ediyordu.

37 şehzade (imparatorluk prensi), 42 sultan (imparatorluk prensesi), 27 kadınefendi ve şehzade eşi (bunların gitmesi kendi istekleriyle oldu, kalanlar da vardı) ülkeyi terk etti.

1952’de hanedanın kadın üyeleri, 1974 affı ile de erkek üyeler dönebildi.

Hilafetin kaldırılmasına ilk itiraz Hind Müslümanlarından geldi.

Hilafei almaya çalışanlar muvaffak olamadılar.

Çünkü imparatorluğun bu ağır mirasını Osmanlı’dan başka taşıyabilecek Müslüman toplum yoktu.

Mısır’ı ve Haşimi Hanedanı’nı kimse halife olarak kabul etmiyordu.

Hiçbiri Osmanlı’nın haşmetine ve azametine sahip değildi.

Hilafet, kalktığı an avdet edebilecek bir kurum değildir. Hilafet, hukuki esaslardan ziyade gelenek ve göreneklere dayanan bir kurumdur.

15. Yüzyılda Endülüs’ün zayıflayan hükümdarları, Hind’de Babürlüler, Mısır’da Memlükler ve hatta ikinci Mehmed ve İkinci Bayezıt zaman zaman halife unvanını bazı fermanlarda kullanıyorlardı.

Ancak... Osmanlı için “Hadim-ül Haremeyn ve Şerifeyn” (Mekke ve Medine’nin hizmetkarlığı) farklı bir statüydü.

Bu statü, Yavuz’la start aldı.

Hilafet ünvanını padişahlar 18 ve 19.yüzyıllarda daha çok benimsediler.

Bu benimseme Orta Asya ve Hind Müslümanlarından toplanan bağışla Hicaz Demiryolu’nun yapılmasına, o ülkelerde Osmanlı konsoloslarının el üstünde tutulmalarına imkan sağladı.

Show TV’deki Muhteşem Yüzyıl dizisinin, bu tarihsel prizmadan izlettirilmesi daha doğru olurdu.

Kanuni Sultan Süleyman’ı ve çağını ifade eden manevi iklim, hepimizin ruh dünyasında izdüşümü olan bir tarihsel süreçtir çünkü.

Bu haber toplam 894 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.