• BIST 106.942
  • Altın 141,866
  • Dolar 3,5300
  • Euro 4,1089
  • Kocaeli 26 °C

MÜ’MİNİN NURU ABDEST (2)

Mehmet SÖNMEZOĞLU
Abdest günahların bağışlanmasına vesiledir 
Abdest almak, insanı maddî kirlerden temizlediği gibi, manevî kirlerden yani hata ve günahlarından da arındırır. Hadis-i şeriflerde şöyle buyrulmuştur:
“Müslüman –veya mü’min– bir kul abdest alır ve yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile yüzünden çıkar. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ellerinden çıkar. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ayaklarından çıkar. Neticede o mü’min kul günahlardan temizlenmiş olur.” (Müslim, Tahâret, 32)
“Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar.” (Müslim, Tahâret, 33)
Başka bir hadis-i şerifte ise, Allah Resûlü (s.a.s.) zorlukla da olsa güzelce abdest almayı günahları yok edip, dereceleri yükselten hayırlar arasında zikretmiştir. (Müslim, Tahâret, 41)
İnsan, beşer olması dolayısıyla yanılır, hata ve günah işleyebilir. Bunu da vücudunda bulunan uzuvlarla yapar.  Meselâ eliyle dokunulması haram olan bir şeye dokunur, gözüyle bakılması yasak olan bir şeye bakar, kulağı ile dinlenilmemesi gereken haram sözleri dinler, diliyle kötü söz söyler, ağzına haram lokma koyar, ayaklarıyla haram işlemek maksadıyla bir yere gider. Kişinin günah işlemiş olduğu azaları hesap gününde yaptıklarını itiraf edecek ve kişinin aleyhinde şahitlik yapacaklardır. 
Bu nedenle insanın dünyada iken bu günahlarından kurtulması lazımdır. Bu manada abdestin büyük önemi vardır, çünkü abdest kişinin günahlarına kefaret olur. Ancak bu işlenen küçük günahlar için söz konusudur, zira büyük günahlar için tevbe istiğfar edilmesi, kul hakkı ihlali varsa helalleşmek şarttır. Böylece abdest sayesinde günahlarından arınan mü’minin nuru ziyadeleşir, cennetteki makamı yükselir.
 
Abdest,  cenneti kazandırır
Kişi abdest alır, ardından da kelime-i şehadet getirirse bu cennette girmesine vesile olur. Hz. Peygamber (s.a.s.) şu müjdeyi vermiştir: “Sizden biriniz güzelce abdest alır –onu tastamam yapar– sonra da: Eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh.  Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh, derse, o kimseye cennetin sekiz kapısı açılır. O da dilediği kapıdan girer.” (Müslim, Tahâret, 17) 
Abdest esasen hükmî temizlik yani manevî arınma yoludur. Ancak abdestin maddî temizlik özelliği de bulunmakta, sağlık açısından insana pek çok faydalar sağlamaktadır. Bu yönüyle abdest, maddî temizlikle manevî temizliği birleştiren, Müslümana ruhen ve bedenen güçlendiren özelliğe ve öneme sahiptir.  
Bazı ibadetler ve fiiller içinse abdestli olmak dinen gerekli görülmemiş olsa bile, taşıdığı birçok maddî ve mânevî faydalar sebebiyle tavsiye edilmiştir. (…) Yatmadan önce abdest almak, vakit namazları için ayrı ayrı abdest almak, ezan okurken abdestli bulunmak mendup görülmüştür. Hatta mümine manevî destek sağladığı, âdeta mü’minin silahı olduğu, ayrıca Hz. Peygamber’in mümkün olduğu ölçüde abdestli halde bulunduğu göz önünde tutularak İslam âlimleri mü’minin imkan ölçüsünde her işe abdestli olarak başlamasını ve abdestli bulunmasını tavsiye etmişlerdir. (İslam İlmihali, DİB. Yay. C. I, Sh. 196)
Ayet-i kerimede abdestin farzları sayılmaktadır.  (Mâide, 5/6) Abdestin zikredilen bu farzlarının yanında birtakım sünnetleri ve edepleri vardır. Abdest ve diğer ibadetlerimizle alakalı bilgiler, her Müslümanın mutlaka bilmesi gereken, bilinmemesi ise Allah katında mazeret sayılmayan her fert için farz-ı ayın olan konulardır. Bunlarla ilgili bilgiler ilmihal ve fıkıh kitaplarımızda geniş bir şekilde yer almaktadır. O halde bunları okuyup öğrenmek gerekir.
 
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ashabına nasıl abdest alınacağını öğretmiş, ashab-ı kiram da Hz. Peygamber O’ndan gördükleri şekilde abdest almışlar ve bunu başkalarına da hem fiilen göstererek öğretmişler, hem de Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bu husustaki sözlerini de nakletmişlerdir. 
O halde,  Allah’ın rızasını kazanmak, dünyada ve ahirette abdestin nuruyla nurlanmak, günahlarımızdan arınmak ve cennette yüksek derecelere nail olmak istiyorsak,  abdestimizi farzlarına, sünnetlerine ve edeplerine riayet ederek güzelce almalı, zarûri durumların dışında da elimizden geldiği kadar abdestli olmaya çalışmalıyız.
                  Mehmet Sönmezoğlu
Kocaeli Dini Yüksek ihtisas Merkezi Müdürü
Bu yazı toplam 463 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37