• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 17 °C

Müslüman nefsiyle değil, yüreğiyle konuşmalıdır

Alaattin KÖKSAL
Müslüman yalan konuşmaz, dünyevilik menfaatlerin peşinde hırsla koşmaz. Menfaati için zalimi alkışlamaz, mazlumun ve mağdurun yanından ayrılmaz. Dünyevilik beklentileri için, karşı tarafın yanlışlarını İslam adına öne çıkararak, kendini haklı, karşı tarafı haksız bir şekilde itham etmez.  Kendi gözündeki merteği görmeden başkasının gözündeki kazığı konuşmaktan sakınır. Müslüman gıybet, dedikodu, iftira yapmaz, başkalarının ayıplarını araştırmaz. Bilerek veya bilmeyerek, aleni olarak kusur ve yanlış yapan ilgili kişileri uyararak münasip bir lisanla uyarma görevini yaparak, "dilsiz şeytan" olmaktan sakınmaya çalışır.
Siyasi, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel olayların ön ve arka yüzünü bilmeden uluorta konuşarak kendini rezil etmez, cehalet bataklığına düşmez.  İslam dinini öğrenmeye, Kur'an-ı okuyarak anlamaya, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hayatını içselleştirmeye çalışır.  İtikat anlayışında şuurlu, amelinde ihlâslı olmaya gayret eder. Vasat bir ümmet olmanın şuuruyla hareket eder. Vasat ümmetin ne olduğunu anlamaya çalışır.
 Vasat ümmet; hayır ile şer arasında bir yer değildir. Yüce Allah'ın (CC) emrettiği helallere, yasakladığı haramlara ilaveler ve eksiltmeler yapmadan emredildiği gibi merkezden bakarak hareket etmektir. Vasat ümmet: ifrat ve terfide düşmeyen ayrılıklara müsaade etmeyen ümmet demektir. Vasat ümmet; merhametle adalet arasındaki merkez noktadır. Vasat ümmet; Merhametinden dolayı suçlu olan evladına merhametiyle değil adaletle muamele etmektir. Müslüman kibir belasından kurtulmalı,  imanın lezzetini bütün hücrelerine kadar hissetmelidir.
 Müslüman malayani boş sözlerle ömrünü tüketmez, ümmetin menfaatine olan maslahatların Kur'an ve sünnete uygun olup olmadığına bakarak hareket eder.   Aklını vahyin emrinden çıkarıp nefsin emrine vererek, kin, hırs, intikam, şahsi menfaatlerin kurbanı olmaz.  
 Müslüman, ümmet-i davetin ve ümmet-i icabetin ne olduğunu bilerek hareket eder. Müslüman;  namazı emredildiği şekilde şuurla kılar. Namaz; imanla küfür arasında çok güçlü bir set olduğunu bilerek namazı istismar ederek kendini kandırmaz.
Namaz; Kişinin dilini İslam'a uygun olmayan kelimelerden men etmiyorsa, kulaklarını dedikodu, gıybet ve iftiralara karşı kapatmıyorsa, helallerin duyulmasını istemiyorsa,  gözleri, doğruyu yanlış, yanlışı doğru görüyorsa, kalbinde adalet ve merhameti yerleştirmiyorsa, beyniyle olayları doğru bir şekilde tefekkür etmiyorsa, böyle bir namazı yüce Allah'ın kabul etmeyeceğini bilerek doğru namaz kılmaya çalışır.
 Ümmet bilinciyle hareket eden şuurlu müslüman,  şer güçlerin,  günümüzde algı operasyonu kılıfıyla tarih boyunca yaptıkları fitne ve fesatlarına asla itibar etmez. Fasıklardan gelen haberleri çok iyi araştırarak kararını verir. Yapamayacakları şeyleri söylemez. Kendisinin yapamadığını başkalarından yapılmasını istemez.  Kendi partisinden, meşrebinden, cemaatinden, partisinden, mezhebinden olmayan insanları, küfürle itham etmek, kendinden aşağı görüp hakaret etme cehaletine düşmez.
İnsanların yüzlerine karşı konuşmadıklarını,  kendini tatmin etmek için,  meydanı boş bulmuşçasına insanların arkasından yalancı pehlivanlar gibi konuşmaz, Yüce Allah'ın kendilerine şah damarından daha yakın olduğunu bilerek konuşmasına dikkat eder. Singaflı konuşmaktan ağza yakışmayan çirkin sözlerden yanlış ve haksız ithamlardan sakınır. İnsanların yüzüne konuşmaktan korkanlardan ve Yüce Allah'tan utanmayanlardan ümmette fayda gelmeyeceğini çok iyi bilir.
Bu özet girişten sonra, müslümanlar şu hususlara da dikkat ederek hem kendilerini hem de toplumu fitne fesat ateşinden korumalıdırlar. İnsanların doğru ve yanlışlarını tefrik etmeden, toptancı mantığıyla kendi grubundan olmayanları aşırı günahkâr veya İslam dışı görmek gibi bir anlayışlarını gözden geçirmelidirler.
Kendilerini mütedeyyin müslüman görenler,  " 14 yıldır İktidarda olan AK partisi ve lideri, ülke ekonomisini faizden, televizyon ve gazeteleri İslam'a uygun olmayan ahlaksızlıklardan,  içki, kumar, zina, domuz eti, gibi ve benzeri haramlardan toplumu kurtarmak için ileri adımlar atmadılar atmıyorlar. Çözüm surecinde ve dış politikada başarılı olamamışlar. AK partisi diğer partilerden ne farkı vardır..." gibi ve benzeri eleştireler getirirlerken meselenin ön ve arka yüzünü bilerek konuşmalıdırlar.
 Öncelikle şunu söyleyelim, böyle bir eleştiride bulunanlara, haklısınız veya hayır haksızsınız diyerek, meseleyi kilitlemekten sakınmalıyız. Hiçbir müslüman haramları savunamaz. Peygamberlerin haricindeki insanlar günah ve hatadan masum değillerdir. Pişmanlık duyulan ve dünde kalan hatalarla insanları suçlamakta doğru değildir. Meseleyi sabırla ve ciddi bir şekilde masaya yatırarak suçluyu ve suçluları bulmaya çalışmalıyız.  Bu araştırmayı yaparken ölçümüz Kur'an ve sünnet olmalıdır. Bu iki gücü hakem kabul etmeliyiz.
 İşe önce kendimizden başlamalıyız. İktidar partisini eleştirirken yaptığımız bu eleştirilerin hangisinden tam manasıyla kaçındığımıza bakmalıyız. Bir toplum kendini değiştirmediği surece biz o toplumu değiştirmeyiz" ayeti ile "  siz laik olduğunuz şekilde idare edilirsiniz" hadisi şerifini dikkate almalıyız. Doğruları söyleme kolaylığına sığınarak,  yapılan hata ve kusurları sadece iktidara ve iktidarın liderine yükleyerek, kendimizi kurtaramayız.
Yüce Allah çoğunluğu değil, samimi ve ihlâslı insanların yaşayışlarına ve kalplerine bakarak zaferi takdir eder. Kur'an da gecen birçok kıssayı, Bedir savaşını, Talut ve Calut arasındaki savaşı şuurla anlarsak, yaptığımız eleştirileri, başkalarının kalesine gol atarak kazanacağımıza inanırsak, büyük bir yanılgıya düşmüş oluruz. Dini hassasiyetlere önem veren bu kardeşlerimiz, öncelikle şu hususları çok iyi bilmelidirler. Birincisi " Türkiye cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir." Bugüne kadar yapılan manevi iyileştirmeler mevcut anayasanın ilgili maddelerinin müsaadesi çerçevesinde yapıldığı unutulmamalıdır. 
İkincisi, İslam ahlakına uygun olmayan,  toplumun demokratik hak olarak talep ettiği bir kısım işlerin engellenmesinin anayasa gereği mümkün olmadığının bilinmesi gerekir.  Üçüncü sebep siyasi ve ekonomik olarak tam bağımsız olmadığımız gerçeğini göz önünde bulundurarak haklı eleştirilerimizi yapmalıyız.
Dördüncü bir sebep olarak da,  geçmiş ve yakın tarihimizi de bilerek hareket etmeliyiz. Osmanlının niçin ve nasıl yıkıldığını, çok partili döneme nasıl geçildiğini, merhum Menderes'in neden idam edildiğini, merhum Turgut Özal'ın, merhum, Jandarma kuvvet komutanı orgeneral Eşref Bitlis'in, Adan Kahvecinin, Uğur Mumcu'nun ve diğerlerinin neden suikastlara uğradıklarını bilmeliyiz. İslam dünyasını ve ülkemizi rahatsız eden, terör örgütünün arkasında kimler olduğunu, bu terör örgütleriyle ülkemize ve İslam dünyasına verdikleri siyasi ve ekonomik kayıplardan kimlerin kazançlı, kimlerin zararlı çıktığın bilmeden, yapılan eleştiriler çok fazla tutarlı olmuyor.
Erbakan Hocanın siyasi hayatı boyunca neden yasaklanarak engellendiğini, AK partisine nasıl müsaade verildiğini ve neden kapatma davaları, uydurma yolsuzluk operasyonlarıyla ve siyasi mühendislik hesaplarıyla neden tasfiye edilmek istendiğini çok iyi anlamalıyız. AK partisinin, çözüm surecini, Suriye ve Arap baharıyla alakalı politikasının yanlış olduğunu söyleme kolaycılığından kurtulmalıyız.
Kalkınmakta olan ve çok önemli bir misyonu omuzlarında taşıyan Türkiye süper güçlerin aldıkları pozisyona göre pozisyon almaya mecbur olduğunu anlamayanlar, dış politikada yaptıkları eleştiriler havada kalmaya mahkûmdur. Faizlerin düştüğünü, ekonomik alanda yapılan kalkınmayı, manevi iyileştirmeleri, milli harp sanayinde, iletişimde, ulaşımda ve diğer sahalarda atılan ileri adımlar görüldüğü halde, bu adımları görmeden, sistemin yol açtığı hatalar üzerinden yapılan eleştiriler tutarlı bir eleştiri değildir.
Bu yazı toplam 236 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37