1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Müzelerden çalınan eserler, hiçbir zaman bulunamamıştır
Müzelerden çalınan eserler, hiçbir zaman bulunamamıştır

Müzelerden çalınan eserler, hiçbir zaman bulunamamıştır

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, müzelerden çalınan eserlerin peşine düştüklerini açıklamış. Ne yapılacak, nasıl yapılacak bilemem. Ancak bu işten bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. Geçmişte çalın

A+A-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, müzelerden çalınan eserlerin peşine düştüklerini açıklamış. Ne yapılacak, nasıl yapılacak bilemem. Ancak bu işten bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. Geçmişte çalınanlar uçup gitmiştir, bundan sonra yapılacak olan, mevcut eserleri koruyabilmektir.

Müze soygunlarından laf açılmışken, sizlerle çok eski bir anımı paylaşmak istiyorum.

Mehmet Ali Önel’i tanır mısınız? Başarılı bir gazetecidir. 1995 yılında İzmit'e gelmişti. O dönemde Uğur Dündar'ın Arena ekibinde yer alıyordu. Ben ise Kocaeli Gazetesi'nin Genel Yayın Müdürüydüm.

Elindeki gazeteyi önüme koydu.

Rahmi Turan yönetimindeki Meydan gazetesinin birinci sayfasında koca bir fotoğraf yer alıyordu.

Fotoğrafta Zeynep Özal gülümsüyor...

Fotoğrafın altında "Zeynep Hanımın göz kamaştıran antik görünümlü gerdanlığı" ibaresi var.

Mehmet Ali, bu fotoğraftaki gerdanlığın bana bir şey çağrıştırıp çağrıştırmadığını sordu.

Söylemek istediğini hemen anladım.

"Bu çok nazik bir konu" dedim, "Kanıtlaman imkansız..."

Mehmet Ali, "Bu gerdanlık, o gerdanlık mı" diye sordu.

"Benziyor gibi, ama o değil" diye üsteledim.

"Peki, o gerdanlığın fotoğrafını nasıl bulabiliriz" diye tutturdu...

Mehmet Ali Önel'i büyük bir heyecanla İzmit'e getiren konu, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal'ın boynundaki gerdanlıktı.

O gerdanlığın, o tarihten birkaç yıl önce İzmit Müzesi'nden çalınan Helenistik döneme ait som altından takım olabileceğini düşünüyordu. Eğer öyleyse, al sana bomba haber!

Ama ben emindim; Zeynep Özal'ın boynundaki gerdanlık, bizim müzeden çalınan gerdanlık değildi.

Mehmet Ali Önel, ille de çalınan antik gerdanlığın fotoğrafını görmek, ikisini karşılaştırmak istiyordu.

İzmit'teki bir inşaat hafriyatı sırasında büyük bir tesadüf eseri bulunan ve her nasılsa cebe indirilmeden İzmit Müzesi'nde teslim edilen Helenistik döneme ait gerdanlık, paha biçilmez bir eserdi. Küpeleri ve alınlığı da bulunuyordu. Nikomedya Kraliçelerinden birine ait olmalıydı… Belki, Kral Nikomedes’in eşleri Eta Zeta’ya, belki de Zielas’a aitti…

Gerdanlık, Müzeye teslim edildiğinde gazetede manşet olmuştu.

Ancak bir süre sonra esrarengiz bir soygun oldu ve müzeden sadece o parça çalındı.

Dönemin Müze Müdürü Kemal Can'ın bu olaydan sonra Japonya'nın başkenti Tokyo'da “Kültür ataşesi” gibi bir unvanla görevlendirilmesi de çok tartışılmıştı.

Bütün bu gelişmeleri ayrıntılarıyla biliyordum.

Ama Zeynep Özal'ın boynundaki gerdanlığın, modifiye edilmiş bile olsa, o gerdanlık olmadığına emindim.

Zaten antik bir eser, modifiye edilirse değerini tümüyle yitirir, sıradan bir altın parçası olur, hurda altın değerine alıcı bulur. Sadece orijinal hali, çok para eder, bir servet sahibi olabilirsiniz.

Ancak, devletin envanterine girmiş, interpol arşivine fotoğrafı gönderilmiş çalıntı bir eserin uluorta gösterilmesi, aksesuar olarak boyunda taşınması falan söz konusu bile değildir.

Bunları Mehmet Ali Önel'e anlattım. En küçük bir hatasında başının çok büyük derde gireceğini söyledim.

Gazetenin arşivinde saatlerce uğraşıp, soygun tarihinden önceki tüm gazeteleri tek tek kontrol ederek, Helenistik altın gerdanlığın fotoğrafını bulduk.

Meydan gazetesindeki fotoğrafla yan yana koyduk.

Kesinlikle aynısı değildi...

Mehmet Ali Önel'in o anda yüzüne dikkatlice baktım. Adeta çökmüştü...

Belli ki, büyük umutlarla İzmit'e gelmişti ve İstanbul'a, Uğur Dündar ustasının yanına eli boş dönecek olmanın ezikliğini yaşıyordu...

Üzülme dedim, aynısı çıkmaması daha iyi, bu işin altından kalkmak zor olurdu diye teselli ettim.

Aradan yıllar geçti. O paha biçilmez Helenistik altın gerdanlığın izine hiçbir zaman rastlanamadı.

Sadece onun mu?

İzmit Müzesi’nden daha sonra, bir Ramazan günü iftar topu patladığında kırılan cam muhafazadan çalınan Helenistik dönem altın kral ve kraliçe yüzükleri de hiçbir zaman bulunamadı.

Kültür ve Turizm Bakanı Günay, çalınan eserlerden birini dahi bulursa, bence büyük başarı olur.

Bu haber toplam 1338 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.