1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Namık Kemal Zeybek'ten beklenen neydi?
Namık Kemal Zeybek'ten beklenen neydi?

Namık Kemal Zeybek'ten beklenen neydi?

'Demokrat' tanımını üç ayrı kategoride düşünmek gerekir: -Liberal demokrat -Sosyal demokrat -Muhafazakar demokrat Bu üç siyasal eğilimin ortak paydası nihai tahlilde üçünün de 'demokrat' olmasıdır

A+A-

'Demokrat' tanımını üç ayrı kategoride düşünmek gerekir:

-Liberal demokrat

-Sosyal demokrat

-Muhafazakar demokrat

Bu üç siyasal eğilimin ortak paydası nihai tahlilde üçünün de 'demokrat' olmasıdır.

Elbette söz konusu üç eğilim de, demokratik toplumun ve onun siyasal rejiminin ayrılmaz parçalarıdır. Diğer bir tanımla demokratik çoğulcu rejimin yönetim biçimini sürdüren farklı pencereler ya da perspektiflerdir.

Ancak bu farklılık, rejimin temel ilkelerinde ayrılığı, ayrışmayı ve karşıtlığı içermez.

'Demokrat' olmak, hayatın her alanına katılımı esas alma idealini temel ilke edinmektir.

Günümüzde 'açılımlar yapmak' yasal düzenlemelere gitmek, AB yanlısı olmak, uyum yasalarını hızla çıkarmak,'demokrat' olmanın birer parametresi gibi sunuluyor.

İlginçtir; siyasi düzlemde bu kadar 'demokrasi' sevdalımız olmasına karşın, demokrasimizin eksiklerinden yakınmamız, çok partili hayata 'merhaba' dediğimiz, 1946'dan beri sürüp gidiyor.

Çünkü bizim demokrasimiz, demokratlığımız 'hayata dair' değildir; hayata dokunmaz.

Demokrasinin hayatla el sıkışan bir değişim-dönüşüm iklimi yaratarak, halkın hayatında hissedilir yeniliklere yol açtığı bir süreç, AKP döneminde de yaşanmadı.

Demokrasinin halka 'rüşvet-i kelam' kabilinden ulaşan sözde teorisi var, ama hayatın pratiğine taşınan bir yönü yok.

Başbakan,'Demokratik Kardeşlik ve Milli Birlik Projesi' diyerek bir 'Kürt açılımı' startı verdi; ortada somut bir sonuç yok. 'Alevi açılımı' dedi; 'Cemevlerinin statüsü' bile hala belli değil. 'Roman açılımı' dedi; Sulukule'de yerleşik Roman vatandaşlar, kendi kültürlerinden, değerlerinden koparılıp İstanbul'un farklı bölgelerine savruldular.

AKP gitse ve yerine bir diğer parti gelse ne olacak?

Demokrasiyi parti-içi düzlemde savunmayan, farklı fikirlere tahammül edemeyen siyasal örgütlenmelerden, halk için demokrasi beklemek; zamanın ruhu ve gerekleriyle evrensel değerler sisteminden bihaber olmakla eşdeğerdir.

Oysa farklı fikir üretimi, düşünceyi, özgür ve rekabetçi tartışmayı besler; tartışmayı mümkün kılan ise, demokrasidir.

Tartışmanın fikri fonksiyonerliği, 'ötekini' dinlemek ve anlamaktır. Bu yaklaşım, özgürlükçü ilke ve kurallar etrafında şekillenen bir 'toplumsal mutabakat' demektir.

Demokrasiyi besleyen, demokrasiden beslenen, işte bu mutabakat ve zihniyettir.

Demokrasi yıllar yılı, 'kamusal rantı paylaşmak için' edinilmiş 'geçici bir kimlik' gibi yorumlanmıştır, tüm iktidarlar süresinde. O nedenle iktidarı devam ettirmek için tüm 'Makyavelist metotlar' denenmiştir.

Oysa demokrasi ve demokratlık, her şeyden önce 'kendini sorgulama ve mutlak kılmama çabası' dır.

Meşrebine göre birini öven, diğerine söven bakışla 'demokrat' olunmaz.

Son yıllardaki makaleleriyle 'demokrat' çizgiye yakın isimlerden biri DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek!..

Ama her ne hikmetse, yazılarındaki teorileri bir türlü hayatın pratiğine taşıyamıyor.

Sivil, demokrat ve özgürlükçü bir söylem 'DP' adının gereği değil mi?

Sayın Zeybek, bu değerlere en çok ihtiyaç duyduğumuz bu süreçte, neden kendisinden beklenen demokratik performansı - örneğin, Radikal'deki makaleleri ölçeğinde- sergileyemiyor?

14 Mayıs 1950'de start alan demokrasimizin, değişen ve gelişen hayatla birlikte ulaştığı bu aşamada (devraldığı siyasi miras itibariyle) Sayın Zeybek'e önemli demokratik sorumluluklar yüklediği bir realite değil mi?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.