1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Nankörlük,vefasızlık,saygısızlık ve beraberinde gelen intihar teşebbüs
Nankörlük,vefasızlık,saygısızlık ve beraberinde gelen intihar teşebbüs

Nankörlük,vefasızlık,saygısızlık ve beraberinde gelen intihar teşebbüs

Perşembe hafta tatilimdi. Öğlen saatlerinde kalktım. Cep telefonum çaldı. Başkan Muammer Çelik arıyordu. Buyur Başkan'ım diye açtım telefonu. Çelik, “Kongrede kesin aday değilim. Bilmeni

A+A-

Perşembe hafta tatilimdi. Öğlen saatlerinde kalktım. Cep telefonum çaldı. Başkan Muammer Çelik arıyordu. Buyur Başkan'ım diye açtım telefonu. Çelik, “Kongrede kesin aday değilim. Bilmeni istedim. Gerçek Kocaelisporlular, bana inanıp destekleyenler haklarını helal etsinler. Beni haksız yere eleştirenlere hakkımı helal etmiyorum” dedi. Son derece üzgündü. Ağlamaklıydı. Peki başkanım dedim. Telefonu kapattım. Kocaelispor'a veda ettiği için böylesine duygusal olduğunu sandım, meğerse aklında başka şeyler varmış.  Akşam 16. 00 gibi gazeteye bir telefon gelmiş, “Muammer Çelik intihar etti” diye. Kısa bir süre sonra da bize gelen hastaneye kaldırıldığı haberinin doğru olduğu ortaya çıktı. Abhaz İnşaat çalışanları Çelik'i bürosunda baygın halde bulup hemen hastaneye kaldırmışlar. Gelen ilk haberler Çelik'in çok sayıda hap içerek intihara teşebbüs ettiği yönündeydi.

Konuşacak hali yoktu

Ailesi ise bunu yalanlıyordu. Kardeşi Muzaffer Çelik, “Son zamanlarda yaşadıklarından dolayı sinirleri çok kötüydü. Bundan dolayı baygınlık geçirdi” dedi. Seka Devlet Hastanesi'nden Çelik'in midesinin yıkandığı yönünde bilgi aldık. Önceki günü yoğun bakımda geçirmiş, dün sabah normal odaya çıkartılmış. Dün öğle saatlerinde taburcu edildi. Aslında doktoru hastanede kalmasını, tedavisine burada devam etmek istiyordu. Ancak Çelik yoğun bakımda geçen saatlerde bunalmış, daralmıştı. Bir an önce hastaneden çıkmak istiyordu. Çelik'in ısrarına doktoru karşı koyamadı.  Dün 11. 00 gibi taburcu olmadan hemen önce İbrahim Gürsel ve Kenan Meriç ile birlikte ziyarete gittik. Kendindeydi, gözleri açıktı ama konuşacak hali yoktu. Sanki kafası yerinde değildi.  İki-üç kelime ağzından zor çıktı. “İyiyim” dedi. Bir mesajın var mı diye sordum, yok dedi.  Biz de fazla rahatsız etmeyelim dedik, yanında iki-üç dakika kalıp çıktık.

İntihar teşebbüsü sürpriz değil

Önceki akşam saatlerinde D Smart platformu içerisinde yer alan Sports TV'ye telefon bağlantısında da söyledim. Çelik'in intihara teşebbüsü sürpriz değildi. Son zamanlarla öyle şeyler yaşadı ki, böyle bir deliliği yapmasından endişe duyuyordum. Olaya sadece maddi açıdan kaybettikleriyle bakmıyorum. Elbette maddi konuda büyük yıkım yedi. Çarpıcı örnekler var elimizde. Sırp sorununu çözmek için eski yöneticilere çağrı yaptık, 200 eski yöneticiden 10 bin TL toplayamadık. Geçen yıl transfer izni alınması için kent çapında yardım kampanyası düzenledik, 200 bin TL toplayabildik. Oysa Çelik, tek başına cebinden astronomik paralar verdi. Çelik'i asıl yıkan, maddi konu değil, manevi olaydı. Çelik, Kocaelispor yaşasın diye hayatını, geleceğini ateşin içene atmıştı. Karşılığında teşekkür beklemiyordu. Bu büyük fedakarlıkları Kocaelispor'a olan sevgisinden yapmıştı. Ancak gelin görün ki, Kocaelispor için hayatını ortaya koyan, kendisinin ve ailesinin geleceğini tehlikeye atan Başkan Çelik'i birileri istenmeyen adam, Kocaelispor düşmanı ilan etti.

Allah onu sevdiklerine bağışladı

Büyük hakaretlere maruz kaldı, alay edildi. İnanılmaz bir vefasızlık, nankörlük, saygısızlık söz konusuydu. Böyle bir tablo karşısında ayakta durabilmek elbette çok zordu. İddia ediyorum onun yerinde başkası olsa 3 gün dayanamazdı.  Çelik, çok direndi başı dik dolaştı ama insandı, etten kemikten yaratılmıştı. Duyguları vardı. Sinirleri iflas etmişti. Daha fazla dayanamadı, önceki gün hayatına son vermek istedi. Çok şükür ki, korktuğumuz olmadı. Allah onu ailesine ve sevdiklerine bağışladı. Sevgili Başkan Çelik, daha önce de Kocaelispor uğruna açlık grevine çıkmış, ölümle burun buruna kalmıştı. Her yerde, her zaman söylüyorum. Ben onun kadar Kocaelispor sevdalısı birini görmedim. O aşk, o tutku uğruna varını yoğunu ortaya koyuyor, yetmiyor hayatına son vermeyi düşünüyor. Böyle bir Kocaelisporlu, böyle bir adam Kocaelispor'a gelmedi, gelmesi de mümkün değil. Kocaelispor'u yürekten sevmek, bu uğurda fedakarlık yapmak iyi, güzel de, işi ölüm noktasına götürmek doğru değil. Hayatta insan hayatından değerli hiçbir şey olamaz.

Sevgili Muammer ağabeye büyük geçmiş olsun diyorum. Bir daha böyle delilik yapmayacağına inanıyorum.

Çelik'ten beklenen karar

Bir süredir Başkan Muammer Çelik'e yapılacak kongrede aday olmaması yönünde çağrılar yapıyorum. Maddi-manevi alamda tükenen Çelik'in bu şartlarda devam etmesinin hem Kocaelispor, hem de kendisine zarar vereceğini düşünüyordum çünkü. Bu konuyla ilgili son yazımın başlığı şöyleydi: “Yaptıkların unutulmayacaktır ancak şimdi çekilme zamanıdır”

Kocaelispor'un menfaati için

Sevgili Çelik başta biraz inatçıydı, özellikle Göngör Arslan'a kulübe bırakmak istemiyordu. Son basın toplantısında “Aday olup olmayacağımla ilgili kesin kararımı 20 Kasım'da vereceğim” demişti. Başkan Çelik, önceki gün benim beklediğim açıklamayı yaptı. Adaylığıyla ilgili son kararını veren Çelik, “Kesinlikle yokum” dedi. Başkan Çelik düşünüp taşınmış ve doğru kararı vermişti. Çelik bu kararıyla ne kadar iyi bir Kocaelisporlu olduğunu, kendisi için Kocaelispor'un menfaatinin her şeyin üzerinde olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çelik'i verdiği doğru karardan ötürü kutluyorum.

Alkışlarla uğurlanmayı hak etti

Kim ne derse desin, bugün Kocaelispor faaliyetlerini sürdürüyorsa, bugün Kocaelispor'un varlığından söz ediyorsak bunda Muammer Çelik'in çok büyük payı var. Kocaelispor'un sahipsiz bırakıldığı, resmen kaderine terk edildiği bir dönemde tek başına büyük bir yükün altına girmiş, kulübün kapanmasına, yok olup gitmesine engel olmuştur. Kocaelispor tarihi Muammer Çelik ismini altın harflerle yazacaktır. 27-28 kasım'daki kongrelerde genel kurulu üyeleri Çelik'i alkışlarla uğurlamalıdır. Çünkü o böyle bir gidişi hak etmiştir.

Kendisine yapılan saldırıyı raporuna yazmayan hakem kim?

Çarşamba günü sabah İzmit Öğretmen Evi'nde yapılan amatör kümedeki olayların ve alınması gereken önlemlerin konuşulduğu Taban Birlikleri toplantısında ASKF Başkanı Murat Aydın çok önemli bir olaydan söz etti.

Aydın, son maçlardaki hakem raporlarını incelerken ilginç bir durumla karşılaştıklarını belirterek, “Bir maçta hakeme saldırı olmuş. Maçı izleyenlerden bunu öğrendik. Bu maçın hakem raporu elimize geçtiğinde şaşırdık. Zira hakem kendisine yapılan saldırıdan raporunda söz etmemiş” dedi. Şaşırdım, hatta dondum kaldım. Nasıl olur böyle bir şey. Bu hakemi deşifre edelim dedim. Çok ısrar ettim ama gerek ASKF Başkanı Aydın, gerekse hakem kurumunun yetkilileri bu ismi vermedi. Bu hakem kardeşimiz kendisine yapılan saldırıdan raporunda neden söz etmemiş olması son derece çarpıcı ve düşündürücü olsa gerek. Herkesin gözü önünde yaşanan bir olay. Bunun gizlenecek, saklanacak bir tarafı olamaz. Sonra hakem, kendisine yapılan saldırıyı neden gizlemek istesin ki?

Bu işte mutlaka bir iş var. Kendisine yapılan saldırıyı raporuna yazmayan hakemin kim olduğunu da, bu olayı raporuna yazmama gerekçesini de çok merak ediyorum. Hakem kurumu mutlaka bu olayı, bu hakemi sorgulamalı, gerçekleri de kamuoyuyla paylaşmalı. Bence bu zihniyetteki birinin hakemliği derhal bitirilmeli.

Bu haber toplam 1182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.