• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Kocaeli 8 °C

Nasıl bir Fuar olacak?

İsmet ÇİĞİT

Bizim gençliğimizde Bahar ayları gelince, Kocaeli Fuarı heyecanı da başlardı. Fuar, bu kentin yaz aylarındaki en önemli organizasyonuydu. Fuar alanındaki işyerlerinin sezonluk kiralama ihaleleri yapılır,  Fuar’a ilgi büyük olacağı bilindiği için, kapışılırdı.
Fuar, İzmit’in Kurtuluş Bayramı’nda, 28 Haziran’da açılırdı. Bir ay sürerdi. Önceden, yani bu zamanlarda Fuar’a gelecek Sirk belli olurdu. Fuar döneminde hangi ünlü sanatçıların, hangi çok beğenilen müzikallerin geleceği şekillenmeye başlardı. Bu kentteki ve Türkiye’deki büyük kuruluşlar, kendi ürünlerini sergileyecekleri stantları kurarlardı. Bir Paşabahçe standı olurdu ki, Fuar’a gelen herkes gezerdi. Seka, Tüpraş, Petkim, İgsaş stantları önemliydi. Otomobil firmaları en yeni ürünlerinin örnekleri ile gelirdi. 
Kocaeli Fuarı’nı da bitirdiler. Son yıllarda, özellikle geçen sezon, Fuar’ın hiçbir esprisi kalmadı. Sözde, Fuar daha uzun süre devam ediyor. Ama içinde hiçbir şey olmuyor. Fuar alanında eğlence yeri kalmadı. Giriş ücreti, otopark ücreti alabildiğine yüksek ama, sanatçılar gelmiyor, konser olmuyor. Zaten ünlü bir sanatçı gelecek olsa, Fuar’a giriş ücretine zam yapılıyor. 
Yeni bir Fuar dönemine yaklaşıyoruz.  Sanatçılarla görüşmeler yapılıyor mu?. Hiç sanmam. Yaz sezonunda yine Türkiye’nin bütün illerinde halk konserleri,  ünlü sanatçıların  açık hava konserleri olur.
Bizim buralarda Cimili  İbo ile, İsmail Türüt gelirse ne ala. 
Aslında Fuar Müdürü Feyzi Utaş, çok sevdiğim, çok takdir ettiğim biridir. Utaş’a yetki ve bütçe verilse,  herkesin keyif alacağı bir Fuar organize edeceğine de inanırım. Ama O’nun da yapabileceği fazla bir şey yok.
Fuar alanına çeşitli firmaların hizmet binaları konduruldu. Göl perişan. Fuar’daki yapılar, yollar perişan. Altınhan yıkıldı, yerine bir şey yapılmadı. Bir tek Mustafa Pehlivan’ın lunaparkı. Fuarımızda başka bir şey kalmadı. Yaklaşıyor yeni Fuar günleri. Ama hiç heyecan var mı?.. Eğer Kocaeli Fuarı geçen yılki gibi olacaksa, radikal bir karar alıp, Fuar organizasyonlarını tamamen iptal de edebiliriz. Belki yıllar sonra, bu şehre eğlence, çağdaş yaşam koşulları geri gelir de, kaldığı yerden yeniden Kocaeli Fuarı’nı başlatırız. 

Bir Çarşamba macerası

Bütün hayatımı, yediğimi içtiğimi anlatmaya meraklı değilim. Ama hem gizlim saklım yok, hem de bu sütunların okurlarının önemli bölümü, yediğim, içtiğim, gezdiğim konularla ilgili yazılarımı çok beğendiklerini, ilgiyle okuduklarını söylüyorlar. 
Geçen Çarşamba günü (20 Nisan), yine özel ve keyifli bir program uyguladık. Paylaşmak istiyorum. 20 Nisan rahmetli babam Dündar Çiğit’in ölüm yıldönümüydü. Öğlene doğru gazetede işleri bitirdim. Önce Bağçeşme’ye çıktık. Dündar Çiğit’i kabri başında Kuran-ı Kerim’le andık. Biraz rüzgarlı, ama mükemmel bir bahar havası vardı. Nazif Çanakçılı ile başbaşa kaldık. Önümüzde kocaman bir öğleden sonra. 
Eşim, Değirmendere’deki bir arkadaşına,  “kadınlar günü”  toplantısına katılacakmış. O’nu evden aldık, Değirmendere’ye bıraktık. Yüzbaşılar’da deniz dalgalı. Ama manzara güzel.. Bağçeşme’de anmadan çıkmışız.  Ahmet Demiray Hoca’dan Kuran-ı Kerim dinlemişiz. Karnımız da acıkmış. 
Koskoca Değirmendere’de, eskiden Koruk vardı. Değirmen vardı. Yalı Restaurant, Çınar Restaurant, Kırık Çatal, Krokodil vardı. Şimdilerde sözde turistik olan Değirmendere’de iki lokma meze ile, bir duble içki içebilecek yer yok. Karamürsel’e Coşkun’a vuralım dedik. Ulaşlı’dan çıkmak üzereyken, bir refleksle arabayı Kadir’in Yeri Et Mangal’a çektim. 
Malum, Kadir’in Yeri bir süre önce yangında zarar görmüştü. Kısa sürede yenilendi, tekrar açıldı. Nazif Çanakçılı ile girdik. Saat 13.30 sıraları. Denizin üzerinde gibiyiz. Büyükşehir Belediyesi Ulaşlı-Ereğli arasındaki sahil yolunun üzerine çınar ağaçları dikmiş. Tutmuş çınarlar, büyüyor.  Nefis bir manzara.
Kadir’in Yerinde fazla çeşit yok. Çok iyi yanan mangalımız geldi. İkişer tek köfte, ikişer kalem pirzola. Nazif Ağabey kendisine bir tek böbrek, ben de bir küçük dilim sucuk istedim. Bol yağlı, limonlu çoban salata, özel yapım bir kase yoğurt. Mangalda önce ekmekleri kızartıp, salataya şamandra yaptık. Sonra köfteleri, pirzolalar pişirdik. Tabii bir 35’lik rakı. 
Biz otururken, mekana sevgili Kerem Can arkadaşları ile geldi. Bizi görünce, “Abiler sizi gördüm, bugün Çarşamba olduğunu fark ettim. İsmet Abi bu güne de yazar yine” dedi. 
Yemeği bitirdik. Mütevazi ama, çok lezzetli bir de meyve tabağı geldi Adam başı hesap 70 TL. Saat henüz 15.30. Eşimi alıp döneceğim ama, “Saat 17.00’den önce gelme” demiş. Daha vakit var. Nazif Çanakçılı, “Gel seni özel bir yere götüreyim” dedi. 
Değirmendere’nin üst tarafından, Yukarı Değirmendere’yi, 17 Ağustos Mezarlığını geçiyor, Saraylı’ya tırmanıyorsunuz. Benim gençliğimde oralar fındık bahçesi, üzüm bağıydı. Her yer ev olmuş. Ne fındık bahçesi, ne üzüm bağı kalmış. Saraylı bölgesini görünce şaşırıp kaldım. 
Nazif Ağabey yolları gösteriyor.. Geniş caddelerin ardından, bir orman içi yola girdik. Çok kısa. Metin’in Yeri diye bilinen Çağlayan Tesislerine ulaştık. Salaş bir tesis. Ama dağdan gelen tertemiz su gerçekten bir şelale gibi akıyor. Her yer yemyeşil. Çok serin.. Yanımızda birer küçük şişe bira getirmişti. Daha önemlisi, çok uzun yıllar birlikte çalıştığımız, Matbaamızın müdürlüğünü yapan ve Değirmendere’de yaşayan Ahmet Yapıcı’yı aradık. Yerimizi söyledik. 10 dakika sonra taksi tutup geldi. Bir de tazecik tuzlu fıstık getirmiş. 
Şelale’nin şırıltısı altında, birkaç yıldır görmediğim Ahmet Yapıcı ile hasret giderip, geçmişi yad ederek  güne cilayı çektik. Saat 17.00 gibi eşimi aldım, İzmit’e eve döndüm. Açık, pırıl pırıl bahar havası hayli etkilemiş. Eve varır varmaz, uyumuşum. Nasıl Çarşamba ama.  Tavsiye ederim. 

Fener kavurma tarifi
Ağız tadıyla yemeyi içmeyi seven biriyimdir. Televizyon çok izlerim. Film ve spor yayınları dışında en çok izlediğim programlar da yemek programlarıdır. Pekçok kanalda hem yerli; hem yabancı yemek programları yayınlanıyor. 
Bazen, evde mutfağa girip, canımın istediği yemeyi kendim yapmayı da severim. Pazar sabahları, evde kahvaltı sofrasını ben hazırlarım. Kimi tanıdık lokantalarda, tanıdığım şeflere canımın istediği yemeği ben tarif eder, hazırlamasını isterim.
Bugün size,  kendim de sık sık yaptığım bir yemeği, Fener Kavurma’yı tarif edeceğim. Emin olun çok kolay. Evde yapabilirsiniz.
………
Yıllar önce bir boş günümüzde, Nazif Çanakçılı ile İstanbul’a İstiklal Caddesi’ne gittik. Hedefimiz, Nev-i Zade Sokak.. Çiçek Pasajı’nın arkasındaki bu sokağa, Beyoğlu Balık Pazarı’nın içinden geçilerek girilir. Nev-i Zade’de bizim mekanımız, bir Rum Meyhanesi olan İmroz’dur. Oturduk. İmroz’un specialleri, muska böreği, Arnavut ciğeri. Bunlar ara sıcak, söyledik. Asıl yemek ne yiyeceğiz?. İmroz’da hem balık, hem her çeşit et vardır. Şef bize “Fener kavurma” tavsiye etti. Ben hiç duymamışım. Meğer Fener şekilsiz bir balıkmış.  İyi dedik, yaptır bakalım. 
Geldi,  hayatımda yediğim en nefis yemekti. Fener Kavurma’yı İzmit’e ben öğrettim. İlk iş, Balıkçı Hamdi’ye söyledim, benim için yaptı. Sonra, İzmit’teki pekçok balık lokantasının menüsüne girdi. 
……….
Şimdi, Fener Kavurma’yı evde kendim yapıyorum. Fener Balığı çok şekilsiz bir balık. Tezgahta gördüğünüzde korkarsınız. Ben balık alacağım zaman İzmit’te Metro’ya gidiyorum. Mükemmel bir balık reyonu var. Hangi balık hangi tarihte nerede, kim tarafından tutulmuş, üzerinde yazıyor. Metro’nun balık bölümünde genellikle her zaman Fener Balığı da var. Kilo fiyatı 29-30 TL. Ama bir kiloluk Fener’i alıp kestirdiğinizde 300-350 gram et çıkıyor. Metro’dan Fener Balığını alıyorum. Kuşbaşı biçimde doğratıyorum. Bembeyaz bir eti var. Mantar (Müpa olsun, İzmitlidir), o büyük kırmızı ve yeşil biberler,  çeri domates. Evde büyükçe bir wok tavaya koyuyorum hepsini. Biraz tereyağı. İsteyen sıvı yağ, zeytinyağı da koyabilir. Harlı ateşte wok tavayı sallayıp, hoplatarak  Fener Kavurma’yı hazırlayabilirsiniz. Metro’da balık reyonunda ambalajı içinde karides, kalamar, midye, çiroz, lakerda ne isterseniz var. 
Bugün bir balık lokantasında böyle bir yemek için kişi başına 125-150 TL öderseniz. Evdeki maliyet, taş patlasın 40-50 TL. Elbette, bu mükemmel yemeği, cola, fanta, ayranla da yiyebilirsiniz. Ama şefinizin tavsiyesi, orta kalitede, iyi soğutulmuş, zarif bir kadeh içinde beyaz şarap olacaktır. Evde bir de kutlama varsa, masada mum yakmak sizin keyfinize kalmış. 


Birkaç tane yazlık sinema ne kadar güzel olurdu? 

Eskiden ilimizde, hem İzmit’te, hem ilçelerde yazlık sinemalar vardı. Yazlık sinema dediğiniz büyük bir yatırım değil. Günümüzde ABD’de Avrupa’da hala üstelik insanların arabalarıyla gidip, araba içinden film izlediği açık sinemalar var. 
Biraz genişçe bir bahçe olacak. Bir beyaz duvar yapacaksınız. 150-200 tane ahşap sandalye. 
İzmit’te Yeni Melek, Aile Bahçe, Karaçetin sinemaları vardı. Yenidoğan’da Kültür Bahçe vardı. Değirmendere’de Bayraktar Sineması vardı. 
Yazlık sinemada, açık alanda film izlemek büyük keyiftir. Sigaranızı içebilirsiniz. Çekirdek çıtlatır, Alaska-Frigo, patlamış mısır yiyebilir, gazozunuzu içebilirsiniz. Yazlık sinemaya yine özlem var. Sekapark alanında, Fuar alanında kurulabilir. Outlet Center arkasındaki yeni miting alanında insanların araba içinden film izleyeceği sinemalar kurulabilir. Bir renktir, kültürdür yaşlık sinema. Türkiye’de film sektörü de gelişti. Bu yaz İzmit’te birkaç yazlık sinema olsa,  yerli filmler gösterişle, yeniden sinemaya dönüş de başlayabilir. 

Bilet işinde çuvalladık
Yavuz Başkanlığı’ndaki yönetime ne kadar teşekkür etsek azdır. Ama bu büyük başarının heyecanı ile bazı işlerde yanlış yapılıyor.
Bugün oynanacak Kocaelispor-Sultangazi maçının biletleri, Cuma günü akşam saatlerinde İzmit’te satışa çıkartıldı. Eskişehir’din gelen biletin fiyatı 7.50 TL’ydi. Yönetim, üzerine 12.50 TL teberru koydu,  20 TL’den satacağını açıkladı. Bence,  bu 12.50 TL fark gereksizdi. Daha kötüsü, bilet satışında organizasyon bozuktu. Bir yakınım, Eskişehir’deki maçın biletinin satıldığını duyunca, akşam vakti  Fuar’daki kulüp binasına gitti. Taraftar yığılmış. Önce gelenlere istedikleri kadar (50 tane, 100 tane) bilet verilmiş. Kısa süre sonra insanlar orada beklerken “Bilet bitti” demişler. Bugün Eskişehir’de stat önünde karaborsa piyasası oluşabilir. Bu organizasyon bozukluğu yönetimin hatasıydı. Bir de şu 1011  isimli forma işi var. Yönetim bunu çok iddialı proje olarak ortaya koydu. Hedef, 24 Nisan Pazar günü, Kocaelispor’un 50 nci yaş gününde final maçında takımın üzerinde Kocaelispor’a katkı sağlayanların isminin bulunduğu forma ile sahaya çıkmasıydı. Formalar yetişmemiş. Bu da biraz ayıp oldu.
Ne diyelim, bu hatalar yönetim için nazar boncuğu olsun. Bundan sonra, başka hatalar yapılmasın.
 

Yaz sebze ve meyvelerinin tadı bir başka oluyor 

Eskiden, kışın domates, çilek falan olmazdı. Şimdi, yılın 12 ayında her türlü sebzeyi, meyveyi bulmak mümkün. Ama hiçbir meyve ve sebzenin tadı, mevsimindeki gibi olmuyor. 
Bu yaz sezonu öncesinde manav tezgahlarında yine o küçük kavunlar var. Geçen yıl da çok lezzetliydi. Kavun, bu sezona da çok lezzetli başladı. Seralarda yetişen kış domatesleri hem pahalı oluyor, hem hiç domates tadı vermiyordu. Mevsimin ilk domatesleri de tezgahlara geldi. Şimdiden domates fiyatı 1 TL’ye düştü ve gerçekten domates gibi tatlı. Çilek öyle.. Kiraz bu mevsim erken ve lezzetli geldi. Üstelik, tufanda olmasına rağmen ucuz.
Öyle görünüyor ki, önümüzdeki yaz sebze-meyve hem bol, hem lezzetli olacak. Biraz erikte, şeftalide sıkıntı var. Ama özellikle kirazın bol ve lezzetli olacağı anlaşılıyor. Benim çocukluğumda yaz sezonunda domatesin kilosu pazarda 25 Kuruş’a kadar düşerdi. Bu yıl Rusya da bizim malımızı almıyor. Herhalde yaz ortasında fiyatlar bir hayli düşecek. Tabii, böylesi durumda da üretici açısından sıkıntı başlıyor. Üreticinin tarlada 10 kuruşa sattığı ürün, pazarda 5, manavda 10 TL oluyor. Bu sistemi yıllardır düzeltemedik ya. İnsan bunu da anlamakta zorluk çekiyor. 

 

Bu yazı toplam 1551 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37