1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Nasıl bir sendika?
Nasıl bir sendika?

Nasıl bir sendika?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İSU işçileri önce metazori Hizmet İş’e sürülmüştü, şimdi de şine metazori Belediye İş’e sürülüyorlar. Böyle bir ortamda işçinin özgüveni olabilir mi? Mücadel

A+A-

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İSU işçileri önce metazori Hizmet İş’e sürülmüştü, şimdi de şine metazori Belediye İş’e sürülüyorlar. Böyle bir ortamda işçinin özgüveni olabilir mi? Mücadele ruhu korunabilir mi?

Dün bir ileti aldık. Bir grup Büyükşehir ve İSU işçisi şunları soruyor:

“Sendikalar işçilerin kendi öz örgütleridir. Sendikaların amacı işveren karşısında  işçilerin  iş güvencesi ve  haklarının korunması için mücadele etmek mevcut haklarına  yeni kazanımlar elde etmektir. Burada önemli olan işçiyle bütünleşmiş, işçisini bilinçlendirmiş, neyi temsil ettiğini bilen bir sendikal anlayışın inşa edilmesidir.

Bizler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İSU işçileri olarak kendi öz örgütlerimiz olması gereken sendikalarda işçiyle bütünleşmiş, üyelerini bilinçlendiren: alanında güçlü bir sendikal anlayış göremedik. Özellikle bürokratik sendikacılık alanda işçiyle bağlarını koparmış, merkezi anlayış işin kolayına kaçıp: işçinin eğitimi, bilinçlendirilmesi ve beraberliği için gereken çalışmaları hep erteleyip aslında bunları maliyet olarak görmüştür. Oysa Türkiye gerçeğinde bir günlük yevmiye tutarında sendikal aidat özellikle bizim gibi işçi sayısı fazla olan işyerleri için büyük bir meblağdır. Ne zamanki sendika genel merkezleri örgütlü olacağı işyerini kaybedeceği riski ya da yeni bir yer örgütleyebileceğini gördüğünde alanla ilgilenmekte sendikanın öneminden dem vurmaktadır. Ancak örgütlenme süreci bittiğinde ise her şey yine eski haline dönmekte işçiye karşı sorumluluk sadece sözleşme de müzakere olarak algılanmaktadır. Oysa yanılgıları; sendikalar üyelerinin ortak bilinci ile sınıfsal duruş sergileyebilir. Üyesinden uzaklaşan, yabancılaşan sendika hem alana yabancılaşır hem de gerek emekçileri ilgilendiren her düzeyde saldırılarda kitlesel refleks oluşturamaz hem de işyerinde işverenin üyeler üzerinde müdahale ve oyunlarında belirleyici olamaz.

Oysa biz 2 dönemdir örgütlenme sürecinde alanda işveren müdahalesini, adres göstermesine, amir konumundaki çalışanların işçileri sendikal tercihler de yönlendirmesine şahit oluyoruz. Bu durum işçinin özgüvenini, mücadele ruhunu zedelemektedir. Yani işyeri örgütlenmesinde sebep ne olursa olsun esas olan işçinin özgür iradesiyle kendi sendikal çatısını oluşturmasıdır. Bu gün işveren bu alanda kendini ifade edebiliyorsa bu sendikaların zaafıdır, tam da dediğimiz gibi alanın boş bırakmasıdır.

Şimdi bizler Kocaeli İşçileri olarak bugün işyerimiz de örgütlenme çalışması yapan sendikaların en yetkili kişilerinden kamuoyuna ve basına şu soruların net cevabını istiyoruz.

Sizce sendika nedir, işçinin sendikadaki yeri, önemi nedir?

Yetki aldığınızda Kocaeli işçisinin bilinçlendirilmesi, kendi haklarını öğrenebilmesi için somut projeleriniz nelerdir?

Kocaeli işçisinin kaynaşması, beraberlik duygusuna ulaşabilmesi için sendika olarak sosyal proje ve etkinlikleriniz neler olacaktır?

Bugün mevcut kazanılmış haklarımızın korunması açısından net olarak duruşunuz ne olacaktır?

Genel Merkezin tek taraflı otoritesinden mevcut Şube yönetiminin ne kadar karar verebilme, hareket edebilme yetkisi olacak, maddi ve manevi olarak Genel merkeze bağımlılığın sınırı ne olacak?

Bunların bizlere ve kamuoyuna net olarak açıklanmasını istiyoruz. Çünkü biz iki sendikanın da yetkili olduğu süreçleri yaşadık ve neleri yapmadıklarını gördük. Biz işçiler olarak popülizm değil gerçek sendikacılık istiyoruz. Bu süreç de sendikaların işçiye hesap vereceği en iyi zamandır.”

Kocaeli Büyükşehir

Belediyesi ve ISU’ da

çalışan bir grup işçi

Bu haber toplam 1076 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.