1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ne diyeceğiz ?…
Ne diyeceğiz ?…

Ne diyeceğiz ?…

Ne söylesek eksik kalacak. Yitirdiğimiz çocuklarımızın dayanılmaz acısının üzerine ne söylesek boş, ne söylesek anlamsız olacak. Sahi, ne diyeceğiz ? Seçmenin yüzde ellisine yutturulan “ekonomik mucize

A+A-

Ne söylesek eksik kalacak.

Yitirdiğimiz çocuklarımızın dayanılmaz acısının üzerine ne söylesek boş, ne söylesek anlamsız olacak.

Sahi, ne diyeceğiz ?

Seçmenin yüzde ellisine yutturulan “ekonomik mucize” illüzyonuyla iktidarını dokuz yıldır sürdüren siyasi iktidarın ülkeyi getirdiği nokta bu işte.

Bu kadar.

Ordusunu yönetemeyen, ordusunu yönetemediği için güzel ülkemizin güvenliğini de yönetemeyen bu siyasi iktidar, her iki yurttaşımızdan birinin oyunu almışken ne diyeceğiz?

Gidip bu iktidarın devamı yönünde oy kullanmış kapı komşumuzdan hesap mı soracağız?

Ne yapacağız?

Bu yurttaşlarımıza, seçimlere kadar süren ateşkesin bir kandırmaca, bir kirli ittifak olduğunu mu anlatacağız?

O zaman göremediklerini şimdi mi görecekler?

Dindarlıklarına toz kondurmayan bu iktidar sahiplerinin çoluk çocuğunun, iktidarları boyunca akıl almaz bir hızla nasıl zenginleştiklerini mi anlatacağız?

O zaman anlamadıklarını şimdi mi anlayacaklar?

Şimdi mi görecekler?

Görecekler de, “Vay be! Hata etmişiz…” mi diyecekler?

Demeyecekler elbette.

Demeyecekler de, görmeyecekler de.

Muhtemelen bir süre daha, oy verdikleri siyasi iktidarı eleştiren kim varsa, hepsine darbeci, Ergenekoncu, demokrasi düşmanı demeye devam edecekler.

Bu yaşananların sorumlusunun, siyasi iktidar kadar, hatta daha çok, kendi kullandıkları tercih olduğunu kabul etmeyecekler, kabul edemeyecekler.

Bu devran kim bilir daha kaç zaman böyle sürüp gidecek.

Gazeteci Ahmet Şık'ın da aralarında olduğu 5 kişinin tahliye talepleri geçtiğimiz hafta oy çokluğuyla reddedildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay aşağıdaki gerekçelerle bu karara katılmadı :

1-Yapılan soruşturma bağımsız, tarafsız, adil ve insan vicdanına uygunluk kıstaslarına uygun değil.

2- Şüphelilerin emniyetteki delilleri nasıl karartacakları izah edilmemiştir.

3- Kitabı daha yayınlanmamıştır bile. Buna rağmen yayınlama düşüncesinde olduğunu belirterek bu kişiyi örgütle irtibatlandırmak hukuken mümkün değildir.

4-Bugüne kadar hiçbir yayıncı hakkında veya yazan kişi hakkında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile ülkemizde verilmiş tek bir karar yoktur.

Biz  hiç yorum yapmayacağız.

Verdikleri oyla, siyasi iktidarın demokrasi standardını içine sindirebildiği anlaşılan yurttaşlarımız bu gerekçelere  ne derler acaba?

Vicdani kanaatleri acaba nasıl tecelli eder?

Dün ne dediklerini biliyoruz.

Peki bugün ne derler?

Yarın ne diyecekler?

Biz, hepimiz, yarın ne diyeceğiz?...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.